28 Mayıs 2013 Salı

"CEZAEVLERİ ÇOCUKLAR İÇİN İŞKENCE VE TECAVÜZ EVİNE DÖNDÜ"


Kemal GÖKTAŞ
Pozantı Cezaevi'nde bazı çocuk tutuklulara tecavüz edildiği iddialarının ardından şimdi de çeşitli cezaevlerinde benzer uygulamaların olduğu iddiası gündeme geldi.
Vahim iddialar ilk olarak Antalya L Tipi Cezaevi'nden tahliye olan bir mahkumun anlattıkları ile gündeme geldi. Evrensel gazetesinin haberine göre, bir ay önce tahliye olan ve ismini açıklamak istemeyen eski mahkum, M.L.B ve Pozantı'dan Antalya'ya sevk edilen S.Ö. adlı çocukların hem önceden kaldıkları çocuk koğuşunda hem de 18 yaşını doldurmalarının ardından alındıkları yetişkinler koğuşunda defalarca tecavüze uğradığını iddia etti.

BDP EŞBAŞKANI DEMİRTAŞ İDDİALI: "OYUMUZ YÜZDE 11"


Kemal GÖKTAŞ
Çözüm sürecinin başlamasından bu yana diğer partilerin anketlerinde dahi oyları yükselişte görülen BDP, kendi anketlerinde yüzde 11 düzeyinde bir oya ulaştı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, gelecek genel seçimlere bağımsız adaylarla değil, parti olarak gireceklerini açıkladı.
BDP Eşbaşkanı Demirtaş, çözüm sürecinin başlamasından bu yana partilerine yoğun bir ilgi olduğunu belirterek "Gittiğimiz yerlerde bunu görebiliyoruz. Daha önhce parti tabelamıza bile bakmadan geçen bazı eçvreler arıtk toplantılarımıza katılıyor, bizi dinliyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri kuşkusuz silahların susmuş olması" dedi.

Demokrasi ve Barış Konferansı Sonuç Bildirgesi ve Raporlar


Kemal GÖKTAŞ

Kürt sorununa çözüm sürecinde önemli bir birlikteliğin ifadesi olan Demokrasi ve Barış Konferansının sonuç bildirgesi ve komisyon raporları yayınlandı.
Ankara'da hafta sonu yapılan konferansın sonuç bildirgesine itiraz eden BDP'liler "PKK lideri" olarak geçen Öcalan'dan "Kürt halk önderi" diye bahsedilmesini istedi. Bildirge, diğer katılımcıların da bazı itirazlar ileri sürmesi nedeniyle kamuoyuna açıklanmadı.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Savcıdan HSYK'ya: 'Adalet duygusunu nerede kaybettiniz?'



Kemal GÖKTAŞ

Kilis Savcısı olarak görev yaparken hakim-savcı maaşlarının eksik ödendiği gerekçesiyle açtığı davalar yüzünden Hınıs'a sürülen Mustafa Seymen, atamaya ilişkin yeniden inceleme talebi reddedilince HSYK'ya ağır ifadelerin olduğu bir dilekçe verdi.
Hakim ve savcı maaşlarının Başbakanlık Müsteşarı maaşına endeksli olduğunu ve yanlış hesap yüzünden eksik maaş aldıklarını belirten Seymen, bu durumun düzeltilmesi için bir dizi dava açtı. Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada mahkeme, Başbakanlıktan müsteşara “mali haklar kapsamında” toplam maaşını sordu. Ancak, Başbakanlık maaşı açıklamadı.

24 Mayıs 2013 Cuma

Diyarbakır Cezaevi 1980 değil, 2013: Kanser hastası, ameliyatlı mahkuma işkence!



BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, 5 kez ameliyat geçiren kanser hastası mahkum Taylan Çintay'ın son ameliyatından sonra Diyarbakır Cezaevi'ne girerken çıplak aramayı kabul etmemesi üzerine işkence gördüğünü ve acil servise kaldırıldığını söyledi. Zozani, işkence gören mahkumun "kollarını duvara bilerek çarptığı" iddiasıyla 2 gün hücrede tutulduğunu belirtti.
Zozani, 15 yıldır cezaevinde kalan ve 5 kez ameliyat geçiren kanser hastası Taylan Çintay’ın ameliyat olmak üzere Diyarbakır Cezaevi’nden Ankara 2 Nolu F Tipi Cezaevine nakledildiğini ve Ankara Numune Hastanesi’nde 19 Mayıs'ta ağır bir ameliyat geçirdikten sonra, 20 Mayıs’ta taburcu edilerek cezaevine gönderildiğini anlattı. Zozani şu iddiaları gündeme getirdi:

Dink cinayetinde jandarma ayağı: Sahte belge düzenlediler



- "ARDEŞEN YAPIMI TABANCA": BAŞSAVCILIĞIN SAHTE OLDUĞUNU BELİRTTİĞİ BELGELERDE, TETİKÇİ SAMAST YAKALANMADAN  ÖNCE DÜZENLENMESİNE RAĞMEN CİNAYETİN ARDEŞEN YAPIMI SİLAH İLE İŞLENDİĞİ BELİRTİLMİŞTİ

Kemal GÖKTAŞ

23 Mayıs 2013 Perşembe

Demirtaş: "Hükümetin ruh hali bocalama...demokrasiden çok enerjiyle ilgili"




Kemal GÖKTAŞ
BDP Eş Genel Başkanı Başkanı Selahattin Demirtaş, gazetecilerle makamında yaptığı sohbette çözüm sürecine ilişkin çarpıcı mesajlar verdi.
PKK'nın sınır dışına çekilmesinde bir sorun yaşanmadığını belirten Demirtaş, bugüne kadar "dikkatli bir dil" kullandıklarını ancak bundan sonra sıranın hükümetin adım atmasına geldiğini belirtti. Demirtaş özetle şunları söyledi:
"Şimdi  özgürlükleri konuşma vaktidir.  Bu karşılıklı dayatma değil.  Siyasetçiler olarak süreci tıkamamak için dikkatli davrandık. Hükümet gereğini yerine getiriyor anlamına gelmiyordu. Bu pazarlık değil, karşılıklı dayatma değil. Biz üzerimize düşeni yaptık, dikkatli davrandık. Konuşulması gereken artık çekilmeden ziyade hükümetin ne yapacağıdır. Hükümet beklenen ortamı yaratma olanağına kavuştu, görev sırası kendilerinde.

Yargının "eşitlik" anlayışı: Alevilere haklarının verilmesi "eşitliğe aykırı" olurmuş



Kemal GÖKTAŞ
Son olarak ABD'nin yıllık Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu'nda eleştiri konusu yapılan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın (DİB) Alevileri finansal olarak desteklememesi konusunda mahkemeden "ret" kararı geldi. Ankara 17. İdare Mahkemesi, Alevi Bektaşi Federasyonu eski Başkanı Turan Eser'in açtığı davada Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden tüm cemevlerine kaynak aktarılması, Diyanet TV yayınlarına son verilmesi ve dinsel fetva verme uygulamasına son verilmesi istemlerinin reddine karar verdi. Mahkemenin kararını DİB'in savunmasında yer alan görüşlerden birebir alması dikkat çekti.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Dink kararındaki vahim ifadeler ve acıların yok sayılması



Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin Hrant Dink cinayeti ile ilgili davada verdiği kararın gerekçesinde tartışma yaratacak değerlendirmeler kullanıldığı ortaya çıktı.
Dink'i öldüren sanıkların oluşturduğu örgütü "terör" örgütü olarak değil, adli bir çete olarak gören Yargıtay bunun gerekçesini "Bir oluşumun salt siyasi sebep ve saiklerle suç işlemesi ya da işlediği suçların aynı zamanda siyasal ve sosyal alanı etkileyen sonuçlar doğurması, sadece bu sebepten dolayı terör örgütü olarak kabul edilmesi neticesini vermeyecektir" sözleriyle açıklamaya çalıştı.
Yargıtay Başsavcılığı'nın tebliğnamesinde Dink'in sırf başka din ve milliyetten olduğu için öldürülmesinin cinayetin "devletin birliğinin bozulmasını amaçlayan bölücü bir terör eylemi" olduğunu gösterdiği kaydedilmişti.  Başsavcılık sanıklara "bölücülük" suçunun düzenlendiği TCK'nın 302. maddesinden ceza verilmesini talep etmişti. Daire ise Başsavcılığın 302. maddenin unsurlarına ve koruduğu hukuki yarara ilişkin görüşlere dairenin katıldığını belirtti ancak "sanıkların oluşturduğu örgütün bu maddedeki amaç suçu işlemeye yöneldiğinin dosya kapsamından belirlenemediğini" savundu.

18 Mayıs 2013 Cumartesi

hayallerin bittiği şehir




Kemal GÖKTAŞ
Patlamalarla sarsılan Reyhanlı’da halkın tedirginliği ve yeni olayların çıkacağına ilişkin korkusu büyüyor. Sınırda güvenlik önlemlerinin alınması için yaptıkları çağrılara rağmen patlamanın gerçekleşmesi nedeniyle yetkililere tepkinin büyük olduğu ilçe halkının radikal militanlara yönelik tepkilerinin "ırkçılık" olarak görülmesinden duyulan rahatsızlık var.


17 Mayıs 2013 Cuma

Yargıtay kararı ve Dink sanıklarına döşenen "altın köprü"




Kemal GÖKTAŞ
Hrant Dink cinayeti davasında Yargıtay'ın verdiği kararın cinayetin perde arkasının aydınlatılmasını önemli ölçüde olumsuz etkileyeceği belirtildi.
Dink cinayeti davasında mahkeme sanıklar hakkında açılan “terör örgütü” suçundan beraat kararı vermişti. Kararı temyiz eden savcı Hikmet Usta, cinayetin arkasında Ergenekon'un olduğunu iddia ederek sanıklara bu suçtan ceza verilmesini istemişti. Ancak Yargıtay Başsavcılığı tebliğnamesinde sanıkların Ergenekon dışında bir terör örgütü oluşturdukları iddia edilmişti. Dairenin kararıyla bütün bu görüşlerin dışına çıkılarak terör suçları dışındaki suçları işlemek için kurulan adi bir çeteden hüküm kurulması Dink cinayetinin arkasındaki güçleri ortaya çıkarmak bakımından ümitlerin büyük ölçüde zayıflamasına neden oldu.

11 Mayıs'a adım adım: Reyhanlı, yine bir "kırmızı" gün



Kemal GÖKTAŞ
Türkiye tarihinin en kanlı bombalı saldırısı olan Reyhanlı’daki patlamaları istihbarat birimlerinin bilgisi olmasına rağmen önlenmediği netlikle ortaya çıktı. MİT ve Emniyet İstihbaratın son ana kadar edindikleri ve giderek ciddileşen istihbari bilgilere rağmen, operasyon yapılmaması nedeniyle bombayı patlatan asli faillerin kaçtığı ve tutuklanan kişilerin bu kişilere kasıtlı veya bilmeden yardım eden kişilerden ibaret olması soru işaretlerini çoğalttı. 

GÜL: TAKİPE ALINMIŞLARDI

Hatay ve bir "tehcir" korkusu



Kemal GÖKTAŞ
Hatay, doğasının ve toplumsal dokusunun avantajını ve zenginliğini yaşamak yerine, bir çoğu Türkiye'nin geri kalanına "abartılı" gelebilecek kaygıları günlük yaşamda derinden hisseden bir şehir olmuş durumda. Oysa Reyhanlı'daki katliam, Hataylıların bugüne kadar yaşadığı tedirginliğin ne kadar gerçek olduğu ve geleceğe ilişkin endişelerinin de bir o kadar gerçekleşebilir olduğunu gösteriyor.
Hatay'ı sarsan Reyhanlı'nın büyük çoğunluğu, yaklaşık yüzde 60-70'i, Sünni ve Arap. İlçede Türkmenler ikinci sırada geliyor. İlçede az sayıda da olsa Çerkes ve Kürt de yaşıyor.  Birkaç kamu görevlisi ve aile sayılmazsa, ilçede Alevi yok. Belediye, AKP'li.

16 Mayıs 2013 Perşembe

İLLE DOSTUN BİR TEK GÜLÜ...



Kemal GÖKTAŞ
Suriye meselesinin Türkiye'yi doğrudan etkileme potansiyali olduğu ve mezhepsel gerilimin Hatay ve Arap Alevileri başta olmak üzere dönüp yine Alevileri vuracağı sır değildi.
Radikal islamcı çevrelerin Alevileri hedef alan diline eşlik eder biçimde hükümet yetkililerinin "PKK içinde barış istemeyen Aleviler", "Suriye'deki Alevi azınlık diktatörlüğü" gibi gerçeklikle bağdaşmayan söylemleriyle, zaten AKP iktidarının başından bu yana ayrımcı politikalarla bunalmış, gelecek ve güvenlik kaygısına düşmüş Aleviler hedefe alındı.
Aleviliği asimile etmeye yönelik bu hükümet politikasının en önemli hedefi öncelikle Alevileri soldan, solculuktan koparmak. Çünkü bu bağ, sosyolojik ve siyasal açıdan ülkenin önemli bir muhalif dinamiğini oluşturmaya aday. Aday diyorum, çünkü Kemalizm ve CHP etkisinden kurtul(a)mayan bir Alevilik kendisini AKP karşıtlığı ile ifade ederken önceki hafta sonu Ankara'da düzenlenen kurultayda ortaya konulduğu gibi, yüzü özgürlüklere ve barışa dönük, sola yakın duran bir Alevi hareketi, demokratik mücadele kanallarının açılmasında önemli bir rol oynayabilir.

Reyhanlı, Suriyeliler, Döne Ana ve Emniyet'te bir çantalı



 Kemal Göktaş

14 Mayıs 2013 Salı

Savaş oyunu gerçek mi oluyor?



13.05.2013 - 23:55

Reyhanlı’daki patlamadan sonra, ABD’nin en önemli 3 düşünce kuruluşunun geçen yıl Haziran ayında Suriye kriziyle ilgili oynadıkları savaş oyunundaki senaryo yeniden gündeme geldi


Washington’daki düşünce kuruluşlarının yaptığı simülasyonlardan biri olan çalışma, Brookings Enstitüsü, American Enterprise ile Savaş Çalışmaları Enstitüleri tarafından ortaklaşa yürütüldü. Detayları daha önce basına yansıyan savaş oyunu üç grup halinde oynandı. Bir grup ABD, bir grup Türkiye, bir grup da Suudi Arabistan ekibi oldu. Pentagon, ABD Dışişleri Bakanlığı ve CIA’de çalışmış Ortadoğu uzmanlarının yer aldığı ekipler, senaryo uyarınca temsil ettikleri ülkeler adına kararlar aldı. Simülasyonun ardından ABD ve bölgedeki iki yakın müttefiki Türkiye ile Suudi Arabistan’ın 2013 Nisanı’nda hangi durumda olacakları tahmin edilmeye çalışıldı.

9 Mayıs 2013 Perşembe

"CHP'NİN SÜRECE KARŞI OLMASININ ARKASINDA AVRUPA VAR"



Kemal GÖKTAŞ
PKK'nın silahlı unsurlarını Türkiye dışına çekmeye başlamasıyla birlikte süreci provoke edecek dış güçlerin varlığının BDP tarafından yüksek sesle dile getirilmesi dikkat çekiyor. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın sürecin yabancı güçlerce provoke edilme riskinden bahsetmesinin ardından BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, çok çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi.
Zozani, VATAN'a yaptığı açıklamada, içinde 30 civarında CHP'linin de olduğu 111 kanaat önderi ve aydının sürece destek anlamına gelen açıklamaları ve bu açıklamada ileri sürülen duruşlarını önemsediği belirterek "Ancak CHP'nin tutumunu ayrıca irdelemekte fayda var. CHP, Orta Avrupa ülkelerinin bu soruna çözüm bulunmasının engellenmesi politikasına teslim olmuş durumda. Gelişmeler, CHP'nin kendini böyle bir zorunluluk içinde hissettiği izlenimi veriyor. CHP'deki iktidarın el değiştirmesinin arkasında da bu güçlerin olduğu söylenmişti. Uluslararası güçlerin CHP'yi bu politikaya zorladığını düşünüyorum" dedi.

BDP'li Önder: Sürecin en zayıf halkası...


BDP'DE "KORUCU" ENDİŞESİ

Kemal GÖKTAŞ
BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, PKK'nın silahlı unsurlarının çekilmesinden sonra ortaya çıkabilecek en önemli sorunun koruculuk olduğunu söyledi. Korucuların silahları alınarak başka bakanlıkların kadrolarına geçişlerinin sağlanabileceğini belirten Kışanak aksi takdirde "bazı çıkar gruplarının veya derin güçlerin" korucuları kullanabileceğini söyledi.  BDP'li Sırrı Süreyya Önder de koruculuğun sürecin en zayıf halkası olduğunu söyledi.
Kışanak, bir grup gazeteci ile sohbetinde "Çekilme süresince ortaya çıkabilecek sıkıntılar var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

6 Mayıs 2013 Pazartesi

İNTİHARA GÖTÜREN İŞKENCEYE 1 GÜNLÜK MAAŞ KESİM CEZASINA İPTAL



Kemal GÖKTAŞ
İstanbul 8. İdare Mahkemesi, gözaltında iken çırılçıplak soyularak vücut boşluklarında elle arama yapılan genç üniversite öğrencisinin intiharının ardından "cinsel saldırı, işkence" iddiasıyla açılan idari soruşturmada, bir polis memuruna bir günlük maaş kesme cezası verilmesine ilişkin kararı iptal etti. Mahkeme, Emniyetin eksiksiz bir soruşturma yürüterek gereken cezayı vermesini istedi.
Onur Yaser Can (28), İstanbul’da esrar satın aldığı gerekçesiyle, 2 Haziran 2010’da, Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. İfadesi avukat olmadan alındı ve ailesine haber verilmediği gibi gözaltına alınırken alınması zorundu doktor raporu da alınmadı.

30 Nisan 2013 Salı

Devlet konukevi günleri bitti: Yasama, yürütme, yargı Ağar'a çalıştı





Kemal GÖKTAŞ
Susurluk çetesinin yöneticisi olduğu gerekçesiyle 5 yıl hapse mahkum edilen ve mahkeme kararında "suça eğilimli" olduğu belirtilen eski İçişleri ve Adalet Bakanı Mehmet Ağar, cezaevinde iken "denetimli serbestlik" hükümlerinde yapılan değişiklikten yararlanarak sadece 1 yıl yattıktan sonra tahliye edildi.

SÜRECİN ŞİFRESİ: "2023 HEDEFLERİ"




Kemal GÖKTAŞ
Çözüm sürecinde PKK'nın silahlı güçlerini sınır dışına çekme kararı almasının ardından gözlerin çevrildiği 2. aşamada yapılacak değişikliklerin esasını AKP'nin geçen Eylül ayında açıkladığı 63 maddelik 2023 hedefinin oluşturduğu ortaya çıktı.
Çözüm sürecinde önemli bir rol oynayan üst düzey bir hükümet yetkilisi, VATAN'a yaptığı açıklamada, çözüm sürecinin akamete uğraması halinde dahi hükümetin demokratikleşme yönünde adımlar atmaya kararlı olduğunu söyledi.
AB'ye tam üyelik yolunda 2011 yılından beri üzerinde çalışılan İnsan Hakları Eylem Planı ve diğer bazı değişiklik önerilerinin gündeme gelmesiyle çözüm sürecinin ikinci aşamasına geçilmiş olması arasında paralellik kurularak "pazarlık" yapıldığı izlenimi verilmesinden rahatsız olduklarını belirten yetkili, AİHM kararları ve AB'ye uyum ekseninde çalışmaların devam edeceğini belirtti.

22 Nisan 2013 Pazartesi

YARGI "OHAL’E DEVAM" DEDİ


ÇÖZÜM SÜRECİNE RAĞMEN OHAL UYGULAMALARI YÜRÜRLÜKTE

Kemal GÖKTAŞ
Danıştay, OHAL (Olağanüstü Hal) döneminde çalıştıkları illerden sürgün edilen devlet memurlarının geri dönüşünü tamamen valiliklerin  iznine bağlayan 2003 tarihli Başbakanlık genelgesinin iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Sürgün edildiği Tunceli'ye dönmek isteyen TEDAŞ'ta görevli memur Mesut Mak'ın açtığı davada Danıştay, genelgenin iptalini reddederken Mak'ın Tunceli'ye dönme isteğini de reddetti. Böylece Kürt sorununda çözüm sürecinin yaşandığı günlerde bile Danıştay OHAL hukukuna üstünlük tanımış oldu.

Laiklikle iki ayrı uç: 2008'in AYM'si ne diyordu? 2013'ün AYM'si ne diyor?




Kemal GÖKTAŞ
Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin 4+4+4 eğitim sistemine karşı açtığı davanın gerekçeli kararındaki "laiklik" yorumları tartışma yarattı. Kararda devletin, çoğunluk dininin "inanç, ibadet ve eğitim ihtiyaçlarını karşılama" görevi olduğuna yönelik ifadelerin yanı sıra birey ve toplumun laik olamayacağı yönündeki görüşler eleştiri konusu oldu. 2010 yılındaki Anayasa değişikliği ile yapısı değiştirilen AYM'nin, sonuncusu 2008 yılında Anayasa değişikliği ile türban yasağının kaldırılmasının iptali davasında verdiği karardaki laiklik tanımından tamamen farklı değerlendirmeler yapması da dikkat çekti. 2008 ve 2013'deki kararlardan çarpıcı farklılıklar şöyle:

HUKUK KURALLARINDA DİNİN ETKİSİ

19 Nisan 2013 Cuma

AYM'nin 4+4+4 kararı:Laikliğin ruhuna el Fatiha!




Kemal GÖKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, CHP'nin 4+4+4 eğitim sistemindeki bazı düzenlemelerin iptali istemiyle açtığı davada verdiği kararın gerekçelerini açıkladı. Kanunların laikliğe aykırı olup olmadığı konusundaki son sözü söyleme yetkisine sahip olan Anayasa Mahkemesi, referandumla yapısı değişmeden önce yaptığı tanımları bir kenara koyarak yeni bir laiklik tanımı getirdi. Yüksek Mahkemenin yeni tanımının temel noktasını ise Başbakan Erdoğan'ın "devlet laik olur, birey laik olmaz" görüşü oluşturdu. Gerekçede, devletin çoğunluğun mensup olduğu dine yönelik yükümlülüklerinden bahsedilmesi, azınlıkların korunmasının Lozan hükümlerine hapsedilmesi ve Alevileri kategorik olarak dışlayan bakış açısı, "özgürlükçü laiklik" ile murad edilenin devletin çoğunluğun dininin yürütücüsü olarak konumlandırılması olduğunu ortaya koydu.

17 Nisan 2013 Çarşamba

Süreçte yeni aşama. Kışanak: Artık demokratikleşmeyi konuşalım



KIŞANAK: "ÇEKİLMEDE SIKINTI YAŞANMAZ"
"ÇEKİLME SIRASINDA ÇATIŞMA OLURSA HER ŞEY TERS YÜZ OLUR"
"ARTIK DEMOKRATİKLEŞMEYİ KONUŞALIM"
"PKK'DAKİ ALEVİLER - SOLCULAR ÇEKİLME KARŞITI OLDUĞUNU İDDİA ETMEK TEHLİKELİ BİR SÖYLEM"
"BU MEZHEPÇİLİK, IRKÇILIK, AYRIMCILIKTIR"
"İMRALI İLE KANDİL'İN GÖRÜŞME TALEBİ RAFA KALKMADI"
"PKK SURİYE İLE SAVAŞMAZ"

Kemal GÖKTAŞ
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak PKK'nın sınır dışına çekilmesi konusunda bazı teknik planlamalara ilişkin tartışmalar olmakla birlikte sürecin ilerleyeceğini belirterek artık kamuoyunun ikinci aşamanın konusu olan demokratikleşmeyi tartışması gerektiğini söyledi.
Kışanak, bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette, Öcalan'ın Kandil'e gönderdiği mektubun en kısa sürede Kandil'e ulaştırılacağını belirterek "Mektuplar doğrudan PKK yönetimine yazıldığı için biz etik olarak görelim, okuyalım demiyoruz. Mektuplar kapalı zarf içerisinde gidiyor" dedi. Kışanak, şunları söyledi:

16 Nisan 2013 Salı

Çekilme, silahlı mı silahsız mı?




Öcalan’ın Kandil’e çağrı yapması bekleniyor
 Kemal Göktaş
Erdoğan’ın çekilme sürecinde hükümetin TSK’ya “yazılı talimat” vereceği ve valilere genelge gönderileceğini açıklamasının ardından, Öcalan’ın Kandil’e sınır dışına çekilme konusunda bir çağrı yapması bekleniyor.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Bedellide yaş değişikliği kararı: Hastanede doğanla evde doğan eşit olamaz!



BEDELLİDE KRİTER: HASTANEDE DOĞANLAR YAŞ BÜYÜTEREK KAPSAMA GİRMİŞTİ. AMA EVDE DOĞANLARA BU HAK TANINMADI

Kemal GÖKTAŞ
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), Başsavcılığın resmi hastane kayıtlarına dayanmadan yaşını büyütenlerin de bedelli kapsamına alınabilmesini sağlayacak başvurusunu ilginç bir gerekçeyle reddetti.
Bedelli yasası çıkarılırken askerlik çağına geldikten sonra yapılan yaş değişikliklerinin, sadece "hastane resmi kayıtlarına dayanması" halinde dikkate alınacağı hükme bağlanmıştı.
Ankara'da oturan B.A, bedelli yasası çıktıktan sonra, 3 Nisan 1983 olarak görünen doğum tarihini düzeltmek için mahkemeye başvurdu. Evde doğduğu için resmi hastane kaydı olmadığını belirten B.A, gerçek yaşını tanık ifadeleriyle ispatladı. Mahkeme de B.A'nın yaşını 1 yaş büyüttü.
B.A bedelli askerlikten faydalanmak için Askerlik Şubesi'ne başvurdu. Şube, kanuna göre "Resmi hastane doğum kayıtları esas alınarak mahkemece yapılanlar hariç", yaş değişikliklerinin askerlik işlemlerinde dikkate alınmayacağını bildirdi ve ret kararı verdi.

ÇEKİLMEYE “YAZILI TALİMAT VE GENELGE” FORMÜLÜ



Kemal GÖKTAŞ
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder dün İmralı’da Abdullah Öcalan’la çözüm süreci çerçevesindeki 5. BDP heyeti görüşmesini gerçekleştirdi.  Öcalan, görüşmeden sonra gönderdiği kısa mesajında geri çekilmenin gerçekleşmesi için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek “Bu çerçevede yürüttüğümüz çalışmayı birkaç gün içinde bütün Türkiye halkı ile paylaşacağım” dedi. 

Neo Nazi cinayetleri ve Alman derin devleti: Bu hikaye bize hiç yabancı değil




Kemal GÖKTAŞ
Almanya'daki Neo Nazi cinayetlerle ilgili NSU davasının başlamasına günler kala, cinayette yaşamını yitiren Mehmet Kubaşık'ın eşi Elif Kubaşık, avukatı Carsten Ilius ve gazeteci Maik Baumgärtne'nin katılımıyla, Ankara'da, cinayetlerle Alman derin devleti arasındaki bağları anlatan bir toplantı yapıldı. Yazar Tanıl Bora'nın moderatörlügündeki toplantıda katılımcıların anlattıkları, Türkiye'de örneklerine sıkça rastlanan bir "derin devlet" öyküsünü ortaya çıkardı. Katılımcıların anlattıkları özetle şöyle:

13 Nisan 2013 Cumartesi

4. Yargı Paketi: Polis devletinde özgürlük yine polise havale




Kemal GÖKTAŞ
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 4. Yargı Paketi'nde son dakikada yapılan değişikliklerin hangi davaları nasıl etkileyeciği konusunda tartışma başladı.
Paketle, insan hakları örgütlerinin eleştilerinin hedefinde olan Türk Ceza Kanunu'nun "örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına faaliyet gösterme" suçunda değişiklikler yapıldı. 3. Yargı Paketi ile alt sınırı 7.5 yıldan 3 yıl 9 aya indirilen bu madde 15 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu madde, gösterilere, mitinglere katılan, bildiri okuyan, düşünce açıklamaları yapanların propaganda suçuna ek olarak "terör örgütü" üyesi gibi cezalandırılmalarına neden oluyordu.

10 Nisan 2013 Çarşamba

YARGI, SÜRECE KARŞI



YARGI, SÜRECİ TARTIŞIYOR

Kemal GÖKTAŞ
Demokrat Yargı Eşbaşkanı Uğur Yiğit'ın hakim ve savcıların üye olduğu adalet.org sitesinde başlattığı tartışmada yargı mensupları barış sürecine ilişkin görüşlerini dile getirdi. Uğur Yiğit'in "Barış diyerek kandırmak" başlıklı yazısında sürecin ABD tarafından yönetildiği idida edilerek "Bölge ülkeleri parçalanıp, iç savaşta insanları kırılırken, zenginlikleri yağmalanırken neden bize özel statü tanıyacaklar, bizim özelliğimiz, ayrıcalığımız nedir? Bunu ABD barış istiyor diyenlerin açıklaması gerekmez mi? Bunları öğrenmek hakkımız değil mi? Ama sorulara makul cevaplar vermek yerine soru soranlar daha fazla şehit cenazesinin gelmesini istemekle, savaş yanlısı olmakla itham ediliyor. Barış ancak barışı bozan küresel güçlere en azından eş değer güçle sağlanır. Bu barışı sağlayacak güç, barış medeniyetinin barış devletini kurmakla mümkündür" dedi.
Bu yazının tartışıldığı forum sayfasına yazı gönderen hakim ve savcıların büyük bölümü süreç aleyhinde görüş belirtti.  Sürece destek veren ve karşı çıkan yargı mensupları şu görüşleri dile getirdi:

8 Nisan 2013 Pazartesi

BU DA TRAFİĞİN SUSURLUK'U...




Kemal GÖKTAŞ
İstanbul'da meydana gelen bir trafik kazasında gerçeğe aykırı tutanak tutarak kazayı yapan işadamının tutuksuz yargılanmasını sağlayan polisler hakkında açılan dava, gerçeğe aykırı tutanak tuttukları belirlenmesine rağmen işledikleri suç "görevi kötüye kullanma" kapsamına sokulduğu için zamanaşımından düştü.
Bir bilgisayar firmasının ortağı olan Kerem Dörter (32), 20 Mart 2005 sabahı, motosikletiyle Anadolu yakasına geçerken Bilecik Organize Sanayi Bölgesi eski Başkanı Kemal Ergal’ın kullandığı ciple çarpıştı. Görgü tanıklarına göre Ergal, zamanında tedbirini almadığı için son anda sol şeritten çok ani ve hızlı bir şekilde sapağa girmeye çalıştığı için kaza meydana geldi. Kazada Dörter, havada takla atıp, bariyerin önünde duran bir direğe çarptı ve olay yerinde can verdi.

5 Nisan 2013 Cuma

O SHP’DEN BU CHP’YE: SHP’NİN KÜRT RAPORU


Birikim dergisinin internet sitesinde yayınlanan yazı:

Kemal GÖKTAŞ

Kürt sorununa demokratik barışçıl çözüm umutlarının arttığı günlerden geçerken genelde solun ve özelde sosyal demokrasisinin bu sorun karşısındaki tutumu tartışma gündemlerinin ilk sırasında yer alıyor. Gelinen aşamada SHP’nin 1990’daki Kürt raporunu değerlendirmek CHP’nin tutumunu anlamak ve taşıdığı potansiyelleri tahlil etmek bakımından önemli olacaktır.
Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin “Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakışı ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporu 15 Mayıs 1990’da Parti Meclisi’nde oybirliği ile kabul edildi. Raporu hazırlayan komisyonun başında dönemin SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal vardı. Raporun başlığı, sorunun adını “Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorunu” olarak koyuyordu. Ancak rapor içeriğinde soruna birçok yerde “Kürt sorunu” da deniliyordu. Rapor, Kürt kimliğinin kabulü anlamına gelen tespitleri ve önerileri nedeniyle kamuoyunda “Kürt Raporu” olarak anılacaktı.

2 Nisan 2013 Salı

Ekrem Dumanlı, Hrant Dink ve “Türk karşıtı adamlar”



Kemal GÖKTAŞ
Hrant Dink, Agos’ta Sahiba Gökçen’in “Ermeni” olduğunu yazdıktan sonra başlatılan linç kampanyasının hedefindeydi. Agos’taki haberin Hürriyet’te yayınlanmasından sonra Genelkurmay sert bir açıklama yapmış, Dink, İstanbul Valiliği’ne çağrılarak tehdit edilmişti. Dink’in nefretlerinin odağına yerleştirenler, aleyhine kullanabilecekleri bir şey aradılar ve bir yazısını çarpıtarak meşhur “Türk’ün zehirli kanı” dediği yalanını piyasa sürdüler. Dink aleyhine açılan dava, hedef haline getirilmesine ve katledilmesine neden olacaktı. Dava devam ederken Dink’in her sözü, her yazısı onu bu sona bir adım daha yaklaştıracak ırkçıların gözetimindeydi.

İşte bu günlerde, İstiklal Marşı’ndaki “kahraman ırkıma bir gül” mısrasını eleştirmesi de hedefe alınmasının önemli bir kilometre taşı oldu. Ekrem Dumanlı, Zaman gazetesinde “Hrant Dink’in göremediği...” başlıklı yazısında Dink’i şöyle “eleştiriyordu”:

EFSANE GERÇEKMİŞ: GENELKURMAY, SİYAH KUVVETLER-BEYAZ KUVVETLERİ ANLATTI



Kemal GÖKTAŞ
Genelkurmay Başkanlığı, Zirve Yayınevi katliamı davasının görüldüğü Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne seferberlik halinde kullanılacak sivil unsurları içeren "siyah ve beyaz kuvvetler"e ilişkin bilgi notu gönderdi. Davanın iddianamesinde "derin devletin kolları" olarak geçen yapının, barış zamanında görevi olmadığını savunan bilgi notuyla, "siyah ve beyaz kuvvetlerin" varlığı doğrulanmış oldu.
Davanın ek iddianamesinde, ÖKK (Özel Kuvvetler Komutanlığı) koordinatörlüğünde görev yapan TUSHAD (Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi) bünyesindeki siyah kuvvetlerin 90'yı yıllardaki faili meçhuller ile Rahip Santoro, Hrant Dink ve Zirve cinayetlerini işlediği iddia edilmişti.
Davanın itirafçı sanığı İlker Çınar'ın verdiği bilgiler ve TUSHAD belgelerindeki bilgilerle hazırlanan iddianameden sonra mahkeme Genelkurmay'dan bilgi istemişti. Genelkurmay'ın gönderdiği bilgi notunda şu bilgiler yer aldı:

30 Mart 2013 Cumartesi

Yargının Dersimlilere katliam yanıtı: Özür talep edemezsin


"İSTEYECEKSEN PARA İSTE, ÖZÜR TALEP EDEMEZSİN"

Kemal GÖKTAŞ
Dersim katliamında bütün ailesi öldürülen, kendisi de tesadüfen hayatta kalan Ali Doğan'ın Bakanlar Kurulu'nun "özür dilemesi" talebiyle açtığı davada yargıdan şaşırtıcı bir karar çıktı. Ankara 14. İdare Mahkemesi, özür talebiyle dava açılamayacağı gerekçesiyle davayı incelemeden reddetti. Mahkeme, davacının tazminat istememesini bahane ederek aldığı kararla Başbakanlığı da Dersim katliamı ile ilgili resmi savunma yapmaktan kurtardı.
Anne, babası ve kardeşleri de dahil 20 yakını katliamda öldürülen ve kendisi de süngülenmesine rağmen tesadüfen hayatta kalan Ali Doğan, 20 Haziran'da Bakanlar Kurulu'na hitaben bir dilekçe vererek Dersim katliamında yakınlarının öldürülmesi ve kendisinin de süngüyle yaralanması nedeniyle hükümetin resmen özür dilemesini istedi.

Öcalan'dan anti-kapitalist ve devrimci mesajlar




Diyarbakır'daki Nevruz mitinginde okunan mesajında yaptığı İslam vurgusu nedeniyle sol çevrelerin elestirdiği Abdullah Ocalan'dan surpriz bir açıklama geldi. Öcalan'ın kendisi ile görüşen 3. BDP heyetine Kızıldere olayi ile ilgili devrimci ve anti-kapitalist mesajlar içeren bir mesaj verdiği ortaya çıktı.
Öcalan, 30 Mart 1972'de gerçekleştirilen ve THKP/C lideri Mahir Çayan ile 9 arkadaşının öldürüldüğü Kızıldere olayının yıldönümüne ilişkin 18 Mart'ta kendisi ile görüşen İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder aracılığı ile mesaj gönderdi.

26 Mart 2013 Salı

Öcalan'ın akil insan önerisi: Beşikçi


 Kemal Göktaş

BDP Meclis Grubu’nda yapılan toplantıda, başbakanlığa verilecek isimler konusunda parti meclisi ve MYK’nın yetkili olduğu belirtildi

Kürt sorununa çözüm sürecinde Başbakanlık’taki Akil İnsanlar Komisyonu çalışması devam ederken BDP Meclis Grubu’nda komisyona yapılacak önerilerle ilgili toplantıda Abdullah Öcalan’ın da İmralı’da üçüncü BDP heyetiyle yaptığı gorüşmede Sosyolog-Yazar İsmail Beşikçiyi komisyon için önerdiği ortaya çıktı.

23 Mart 2013 Cumartesi

ÖCALAN KANDİL'E VE HÜKÜMETE "ÇEKİLME MEKTUBU" YAZACAK



Kemal GÖKTAŞ
ANKARA - Abdullah Öcalan'ın PKK'yı sınır dışına çıkmaya davet eden çağrısının detayları ile ilgili olarak Kandil'e ve hükümete mektup yazacağı ve yeni bir BDP heyetinin İmralı'ya gideceği belirtildi. Öcalan'ın çağrısı üzerine ilk adımı atan Kandil ise Türkiye sınırları içindeki gruplarına "eylemsizlik" emri verdi. Kandil'in çekilmeye ilişkin olarak Öcalan'ın mektubunu beklediği ifade edildi. Öcalan'ın çekilmeyi denetleyecek bir komisyon kurulması talebi de BDP tarafından "yasayla resmi bir komisyon kurulması" şeklinde formüle edildi. BDP, resmi komisyonun yanı sıra bir de sivil komisyonun çekilmeyi izlemesini istiyor.

22 Mart 2013 Cuma

Diyarbakır'dan bazı notlar


 NEWROZ İZLENİMLERİ

Kemal GÖKTAŞ
* BDP’nin beklentilerinin altında kalsa bile katılım yüksekti. İyimser tahminlere göre alanda 1 milyon kişi vardı.

ÖCALAN’IN MEKTUBU VE YANITSIZ KALAN SORULAR






Kemal GÖKTAŞ
Öcalan’ın merakla beklenen mektubundan barış umutlarını büyütecek “sınır dışına çekilme” çağrısı çıktı ancak sürecin geldiği aşamayı ve karşılıklı adımların neler olacağını anlatan somut bir yol haritası çıkmadı. Öcalan ile hükümet arasında mutabakatla yürütüldüğü artık iyice netleşen çözüm sürecine ilişkin asıl merak edilenler yerine PKK’nın sınır dışına çekilme zamanı geldiğini belirtmekle yetinmesi dikkat çekti. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, çekilmenin Nevruz’da başlayacağını ve 2013 sonunda bitmesini hedeflediklerini söylemişti. Bu durumda çekilmeye ilişkin kamuoyunun bilgisinde olmayan başka mekanizmaların devreye girdiği anlaşılıyor.
Öcalan’ın önceki açıklamalarında olduğunun aksine Meclis kararı şartını dile getirmemesi ve yine beklendiğinin aksine hükümetin atacağı adımlara ilişkin en azından taleplerini açıklamaması da Nevruz alanındakilerin kafasındaki en önemli soru işaretini oluşturdu.

19 Mart 2013 Salı

Öcalan'dan liberal - sol çevrelere "demokratikleşme" güvencesi




Kemal GÖKTAŞ
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın okuduğu Abdullah Öcalan'ın açıklaması, çözüm sürecinin bundan sonraki aşamalarına ilişkin önemli ipuçları taşıyor.
Başbakan Erdoğan ve hükümet yetkililerinin açıklamalarında olduğu gibi Öcalan da sürecin "olumlu anlamda" devam ettiğini vurguladı. Sürecin başında öngörülen gelişmelerin takvimsel olarak da aksamadan yerine getirilmiş olması ve Nevruz'a bir çağrı metniyle gidilmiş olması, sürecin taraflar açısından daha güvenli yürütüleceğinin işareti olarak görülebilir.

17 Mart 2013 Pazar

Demirtaş: Mermer blok çatlayacak, içinden görkemli bir heykel çıkacak



"KÜRTLER TESLİM OLUYOR DEMEK SAVAŞ KIŞKIRTICILIĞI"
"KÜRT GERÇEĞİNİN KABUL EDİLMESİ MERMER BLOĞU ÇATLATIR, İÇİNDEN GÖRKEMLİ BİR HEYKEL ÇIKAR"


Kemal GÖKTAŞ

Öcalan'a 13 sayfalık yanıt...BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Avrupa, Kandil ve BDP'nin Öcalan'ın yol haritası taslağına verdiği yanıtların devlet yetkililerine teslim edildiğini ve önceki gün İmralı'ya ulaşmış olması gerektiğini söyledi. Demirtaş, Öcalan'ın Nevruz'da sadece kanın durması için çağrı yapmayacağını, Türk-Kürt ilişkilerinde yeni bir stratejiyi de açıklamasını beklediğini söyledi. Demirtaş, parti genel merkezinde bir araya geldiği gazetecilere şu açıklamaları yaptı:

BDP'NİN CEVABI 

DTK ve görüşme yaptığımız tüm çevreler tereddütsüz sürecin arkasındadır. Bizim yanıtımız sadece Öcalan'a değil, onları okuyan hükümetedir aynı zamanda. Hükümete de bu süreci ilerletmesi için bir destektir. Cevabımızda bugüne kadar Meclis'te Anayasa, yasa, komisyon önerilerine nasıl yaklaştığımızı belirttik. Siyasi partiler, seçim barajı, Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Toplantı Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Basın Kanunu gibi bütün konularda mesafe katedilmesi süreci rahatlatır. 

16 Mart 2013 Cumartesi

Kadirist Nevruz!



BDP Diyarbakır Nevruz mitingine sürece destek veren bir çok ismi davet etti
 Kemal Göktaş
BDP Diyarbakır Nevruz mitingine sürece destek veren bir çok ismi davet etti
 Nevruz mitingine sürece destek veren açıklamaları ile gündeme gelen Kadir İnanır'ı davet etti.

14 Mart 2013 Perşembe

"Öcalan'ın elinde sihirli değnek yok"


Öcalan çabalıyor ama...


BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, VATAN’ın sorularını yanıtladı
 Kemal Göktaş
BDP’li Kışanak, “Öcalan çözüm için çaba sarf ediyor ama pratikleşmesi için Meclis ve iktidar pozitif tutum almalı, bazı kararlar çıkarmalı” dedi

İmralı’da Abdullah Öcalan ile devlet heyetinin yaptığı görüşmelerde kritik bir aşamaya geçilirken, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, VATAN’ın sorularını şöyle yanıtladı:


13 Mart 2013 Çarşamba

YARGITAY'A GÖRE HATALI SOLLAMA VE KIRMIZI IŞIKTA GEÇME, ALKOLDEN TEHLİKELİ





Kemal GÖKTAŞ
Kırmızı ışıkta geçtiği ve hatalı sollama yaptığı için kaza yapan sürücülere Türk Ceza Kanunu'nun "bilinçli taksir" hükümlerini uygulayarak cezalarının 3'te 1'den yarı oranına kadar artırılmasına karar veren Yargıtay 12. Ceza Dairesi, alkollü araç kullanmayı bu kapsamda görmedi.
Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesine göre, taksirle işlenen suçlarda kişinin kazanın olmasını istemese de, kazanın olabileceğini öngörmesine rağmen suç konusu fiili yapması halinde "bilinçli taksirli" olduğu kabul ediliyor. Bu durumda taksirle işlenen suçlarda verilen cezalar üçte birden yarısına kadar artırılıyor.

11 Mart 2013 Pazartesi

Savcılığa göre eşcinsellere "sapkın" demek "düşünce özgürlüğü"



Kemal GÖKTAŞ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eşcinsellere yönelik ayrımcılığı önlemek için okullarda broşür dağıtılmasını "Sapkınlar okullara sızıyor" başlıklı bir haberle duyurulmasında ayrımcılık görmedi. Başsavcılık., haberin düşünce özgürlüğü sınırları içinde olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verirken Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar Derneği (Kaos GL) karara itiraz etti.
Basın Savcılığı, 23 Ekim 2012 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan haberde eşcinsellerin "sapkın" olarak nitelendirilmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü kapsamında olduğu görüşüyle yapılan suç duyurusu sonunda takipsizlik kararı verdi.

8 Mart 2013 Cuma

Mafyaya, çeteye dinleme yok!


Kemal GÖKTAŞ
 Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suç işlemek amacıyla kurulan çete ve mafyatik örgütlere üyelik suçunda dinleme yapılamayacağına karar verdi. Dinlemenin sadece bu tür örgütlerin yöneticileri ve kurucularına yönelik yapılabileceğini belirten karar 2'ye karşı 3 oyla alındı. Karar emsal haline gelirse, çete ve mafya üyelerine yönelik dinleme yapılamayacak. Karar, çete ve mafyatik örgütlerle sınırlı olarak verildiği için Ergenekon, KCK gibi "terör" örgütü iddiasıyla açılan davaları ise etkilemiyor.
Daire, Adana'daki bir uyuşturucu davasıyla ilgili kararı tartışma yaratmıştı. Ancak kararda tartışmanın boyutunu değiştirecek bir ayrıntı olduğu ortaya çıktı. Daire, davanın sanıkları hakkında uyuşturucu dışında ayrıca örgüt üyeliği suçundan verilen cezaları değerlendirirken sanıklar hakkındaki telefon dinleme kararlarının uyuşturucu suçu yönünden verildiği bu nedenle örgüt suçu yönünden delil değeri taşımadığını vurguladı.

Paket: demokratikleşmede bir adım ileri, iki adım geri



KCK TUTUKLULARINA TAHLİYE ZOR

Kemal GÖKTAŞ
Kürt sorununa çözüm sürecinde önemli bir etkisi olacağı belirtilen 4. Yargı Paketi'nden beklenen düzenlemeler çıkmadı. Meclise sevk edilen pakette, KCK tutuklularının tahliyesini sağlayabilecek bir düzenleme yer almadı. Paketle, Terörle Mücadele Kanunu'na yeni suç ve cezaların girmesi ve bazı resimleri taşımanın dahi suç haline getirilmesi dikkat çekti. Paketin Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasına yol açabileceği iddiası ortaya atılırken Adalet Bakanlığı iddiayı yalanladı.

7 Mart 2013 Perşembe

Yargı vize verdi: Hepimiz fişleniyoruz!



KAFKA'NIN "DAVA" ROMANI TÜRKİYE'DE GERÇEK OLDU"
ANAYASA MAHKEMESİ'NDEN FİŞLEMEYE VİZE


Kemal GÖKTAŞ    
Anayasa Mahkemesi’nin, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Kanunu’ndaki kişisel verilerin hiçbir sınırlamaya tabi olmadan tutulabileceğine ilişkin düzenlemenin iptal istemini reddetti. Mahkeme ret gerekçesini "Müsteşarlığın görevlerini yerine getirebilmesi için kişisel verilere ihtiyacının bulunması kaçınılmazdır" ifadesiyle açıklarken karara karşı çıkan üyeler, düzenlemeyi sert şekilde eleştirdi.
AYM, CHP'nin açtığı iptal davasına ilişkin kararını dünkü Resmi Gazete'de yayımladı. CHP'nin terör tanımının muğlak olduğu yönündeki itirazını Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılan tanıma atıf yaparak reddeden AYM, Müsteşarlığın AR-GE (Araştırma-Geliştirme) Daire Başkanlığı’nın "terörle mücadele alanında, veri, bilgi ve belgeleri toplayabileceği, tasnif analiz ve değerlendirmeler yapabileceği" düzenlemesinin iptal istemini şu gerekçeyle reddetti:

6 Mart 2013 Çarşamba

"Dönüşüm"ün yargısı...


Bir vesileyle hazırladığım, ancak yayınlanmayan bir derleme.
10 yılda  açılan önemli davaların alt alta konulması, siyasal ve toplumsal dönüşümde hukukun rolünü görmemizi sağlıyor.


1 Mart 2013 Cuma

İMRALI SÜRECİNDE "ÇEKİLME" KİLİDİ




Kemal GÖKTAŞ
Abdullah Öcalan ile İmralı heyetinin yaptığı görüşmenin kayıtlarının yayınlanması ile İmralı sürecinde tarafların pozisyonu daha net olarak açığa çıktı. Notlar, PKK'nın sınır dışına çekilmesi konusunda Kandil ve hükümetin talepleri arasında sıkışan Öcalan'ın ortaya attığı önerilerin "çekilme" sorununa çözüm getirip getirmeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Sürecin kamuoyuna duyurulmasından bu yana geçen 2 aylık sürede, sınır dışına çekilme konusundaki itirazlarını dile getiren PKK yönetiminin; önerilerinin yer aldığı bir metni BDP heyeti aracılığıyla Öcalan'a gönderdiği ortaya çıktı. Görüşme sırasında Sırrı Süreyya Önder'in Öcalan'a okuduğu ve çok az bir kısmına notlarda yer verilen öneri metninde, Kandil'in "sınır dışına çekilme ve Anayasa" konusundaki farklı görüşleri dikkat çekti.

27 Şubat 2013 Çarşamba

ÇATIŞMASIZ ORTAMDA MÜZAKERE İÇİN PKK SINIR DIŞINA ÇEKİLMELİ



Kemal GÖKTAŞ
Abdullah Öcalan'ın devlet heyetiyle 5 aydır yürüttüğü görüşmelerden sonra oluşturduğu yol haritası taslağını içeren ve BDP, Kandil ve Avrupa kanadının yazılı görüş bildirmesi için BDP'ye gönderdiği mektupta PKK'nın sınır dışına çekilmesi konusundaki takvim önerisi ve Kürt sorununun çözümü konusunda atılacak adımlara dair görüşlerinin yer aldığı öğrenildi. Mektupta, barış sürecinin aşamalarına yönelik perspektif sunulduğu ve sürecin karşılıklı güven verici adımlarla ilerlemesi gerektiği ifade edildiği belirtildi.

26 Şubat 2013 Salı

Öcalan, "mutabakata" onay istiyor

Öcalan: "Devletin samimiyetine inanıyorum. Süreci bozan devletin değil benim düşmanımdır"

Kemal GÖKTAŞ
İmralı Cezaevi'nde BDP heyeti ile görüşen Abdullah Öcalan'ın kendisi ile görüşen devlet  heyeti ile vardığı mutabakatın içeriğini ve takvimi BDP, Kandil ve Avrupa kanadına birer mektupla göndereceğini ve gelen görüşlerle birlikte, AKP'nin 4. Yargı Paketi başta olmak üzere bazı yasal düzenlemeler ve Anayasa'ya yaklaşımına paralel olarak Nevruz'da sürece ilişkin önemli açıklamalarda bulunacağını söylediği ortaya çıktı. Devlet içindeki bir kliğin süreci engellemek istediğini özellikle vurgulayan Öcalan'ın heyete "Devletin samimiyetine inanıyorum. Süreci bozan devletin değil benim düşmanımdır" dediği öğrenildi.

23 Şubat 2013 Cumartesi

İMRALI'DA YOL HARİTASINI ALIP, TESBİH VERECEKLER




Kemal GÖKTAŞ
İmralı sürecinin kamuoyuna duyurulmasından bu yana beklenen ikinci BDP heyetinin ziyareti nihayet bugün gerçekleşecek. Abdullah Öcalan'ın hükümete sunduğu yol haritasını alması beklenen heyetteki BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan Öcalan'a hediye olarak bir kalem ve bir tesbih alırken Sırrı Süreyya Önder ise karşılaştırmalı Anayasa kitabı ile Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunu verecek.

KRİTİK YOL HARİTASI

BDP ANAYASA'DA "BAŞKANLIK KARŞILIĞI KÜRT SORUNU" FORMÜLÜNE SOĞUK




Kemal GÖKTAŞ
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yeni Anayasa'da Kürt sorununun çözümünü sağlayacak birkaç madde karşısında "despotik" bir başkanlık sistemine onay verilmesinin söz konusu olmadığını söyledi.

- HSYK'DAN HÜKÜMETE AB'Lİ YANIT



- HSYK, HÜKÜMETİN DÜŞÜNDÜĞÜ ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNE KARŞI YANITINI, AB RAPORUNU YAYINLAYARAK VERDİ


Kemal GÖKTAŞ
AKP'nin HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) ve yüksek yargının yapısının köklü biçimde değiştirilmesine ilişkin anayasa değişikliği vermesinin ardından yüksek yargı ile hükümet arasında başlayan tartışma tırmanarak sürüyor. Teklifle özellikle 2010 yılında yapılan referandumla kabul edilen Anayasa değişiklikleri ile yapısı değişen ve üyelerinin büyük bölümü yerel mahkemeler ile yüksek yargı organları tarafından seçilen HSYK'nın hakim ve savcı kurulları olarak ikiye ayrılması ve üyelerinin tamamının Başkan ve Meclis tarafından seçilmesi önerisi, yargıda  şaşkınlık yarattı. Yüksek yargı organlarının temsilcileri, HSYK'nın Yargıtay ve Danıştay üyelerini de belirleyecek olması karşısında tamamen hükümete bağımlı bir yargı oluşturulacağı yönündeki eleştirilerini yüksek sesle dile getirmeye başladı. Değişiklik teklifinin odağındaki HSYK ise değişikliğe olan tepkisini farklı bir yolla dile getirmeyi tercih etti. HSYK hükümete yanıtını, AB özel temsilcisinin raporunu yayınlayarak verdi. 4 Şubat 2013 tarihli raporda yeni HSYK övülürken değişiklik önerilerine karşı çıkıldı. Raporda ayrıca HSYK'daki bakanlık etkisinin azaltılmasına yönelik öneriler yer aldı.

- HÜKÜMETTEN İMRALI GÖRÜŞMESİ ÖNCESİ 4. YARGI PAKETİ ADIMI




Kemal GÖKTAŞ
BDP heyetinin bugün İmralı’ya yapacakları ziyaret öncesi hükümetten 4. Yargı Paketi adımı geldi. Uzun bir süredir üzerinde çalışılan ve daha önce Bakanlar Kurulu’nda itirazlarla karşılaştığı belirtilen paket hükümet üyelerince imzalandı ve Meclis’e gönderildi.
4. Yargı Paketi yaklaşık bir yıldır Adalet Bakanlığı’nın gündemindeydi. Bakanlığın AİHM’in Türkiye’yi mahkum etmesine neden olan mevzuat hükümlerini değiştirmek amacıyla hazırladığı taslak geçen yıl iki kez Bakanlar Kurulu’nda görüşüldü ve özellikle terör ve örgüt suçlarına ilişkin düzenlemelere bazı bakanların itirazları gündeme geldi.

22 Şubat 2013 Cuma

“ÖCALAN, ‘BU HAFTA HEYET GELMEZSE SÜRECİ BİTMİŞ KABUL EDECEKTİ”




“DEVLET AVRUPA VE KANDİL’LE GÖRÜŞMÜYOR”


Kemal GÖKTAŞ
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yeni heyetin belirlenmesi konusunda sürecin tıkanmamasını esas aldıklarını vurgulayarak “Çünkü, Sayın Öcalan ‘Bu hafta heyet gelmezse ben önerimi sunmaktan vazgeçeceğim’ demişti. Süreci bitmiş kabul edecekti” dedi.
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gündemi değerlendirdiği gazetecilere  şunları söyledi:
EŞBAŞKANLAR GİDECEK: Başbakan Erdoğan’ın 'Eş başkanlar olmaz' tartışması yürütmesi doğru değildi. Zannediyorum farkına vardılar. Bazı AKP’liler bize ‘Keşke böyle bir tartışma yapmasaydık’ dediler. 'Eş başkanlar veto edildi' yaklaşımı doğru değil. Süreç ilerledikçe her halükarda eş başkanlar adaya gitmek durumundadır.

21 Şubat 2013 Perşembe

İSİMLER ÖCALAN'DAN GELDİ, KRİZ ÇÖZÜLDÜ



3 İSMİ ÖNEREN ÖCALAN'IN, KARDEŞİNE "BU İSİMLERE DE HAYIR DENİLİRSE KÖTÜ NİYET ARARIM. BÖYLE BİR ŞEY OLURSA SÜREÇ CİDDİ SIKINTIYA GİRER" DEDİĞİ ÖĞRENİLDİ

Kemal GÖKTAŞ - Şebnem HOŞGÖR
İmralı'ya gidecek BDP heyetinin belirlenmesi ile ilgili kriz, MİT'in Abdullah Öcalan'la yaptığı görüşmelerden sonra Öcalan'ın BDP'ye 3 ismi iletmesiyle çözüldü. Öcalan'ın MİT ile yaptığı görüşmelerden sonra kardeşi aracılığıyla ilettiği isimler BDP tarafından da kabul edildi ve Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan ve Pervin Buldan'ın İmralı'ya gitmesi için resmi başvuru dün yapıldı. Heyetin bugün veya yarın adaya gitmesi bekleniyor.

TÜRKİYE KLASİĞİ: SAMSUN'DA SALDIRIYA UĞRAYANLAR ŞÜPHELİ OLDU



- SİNOP BARO BAŞKANI: "MHP'LİLERİ GÖRDÜM"

Kemal GÖKTAŞ
Sinop ve Samsun'da BDP'li milletvekillerine yönelik linç girişimine katıldıkları için gözaltına alınan 34 kişinin tamamı serbest bırakıldı. Haklarında mala zarar, gasp, hürriyeti tahdit, halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi çok sayıda suç isnat edilebilecek olan şüphelilerin hakim karşısına bile çıkarılmadan serbest bırakılmaları dikkat çekti. Polis, Samsun'da saldırıya uğrayan binalardaki 36 kişiyi de "şüpheli" sıfatıyla gözaltına aldı.

20 Şubat 2013 Çarşamba

İSİM KRİZİ İÇİN ÖCALAN DEVREDE



ÖCALAN HÜKÜMETE "ÇÖZÜM PROJESİ" SUNDU

Kemal GÖKTAŞ
İmralı'ya gidecek heyetle ilgili yaşana krizin aşılması için MİT'in Abdullah Öcalan'ı devreye soktuğu ve kardeşi ile görüşen Öcalan'ın "Eşbaşkanlar gelmeyecekse BDP'den başka şahsiyetler gelebilir" mesajı vermesinin ardından BDP'nin yeni bir heyet belirlenmesini gündemine aldığı belirtildi.

19 Şubat 2013 Salı

SAVCILIKTAN RADİKAL "ZAMANAŞIMI" ADIMI



FAİLİ MEÇHULLERE ZAMANAŞIMI OLMAYACAK


Kemal GÖKTAŞ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, eski  Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in 1993’teki ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada iç hukuka göre zaman aşımı süresi dün dolmasına rağmen soruşturmayı yürüten Ankara Başsavcılığı AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarını temel alarak soruşturmaya devam etmeye hazırlanıyor.

18 Şubat 2013 Pazartesi

Erkeğin, devletin, yargının, ailenin itinayla hayatını kararttığı kadın




 "ÖLDÜRÜR BABAM BENİ"

KIZLARIN OKUTULMADIĞI BİR COĞRAFYADA DOĞDU. BABASININ DESTEĞİYLE OKUYUP MEMUR OLDU AMA BİR ŞANTAJ HAYATINI KARARTTI


Kemal GÖKTAŞ
Doğulu  genç kadın, çevresinin bütün baskılarına rağmen, babasının desteğiyle okuyup memur oldu. Ayrılmak istediği erkek arkadaşı, 'son kez görmek istiyorum' diye kandırdı ve gizlice görüntülerini çekti ve internete yükledi. Adam "şantaj" suçundan mahkum oldu ama mahkeme cezasını erteledi.

16 Şubat 2013 Cumartesi

"BU YARGISIZ ÖLÜM CEZASIDIR"




Kemal GÖKTAŞ
Ergenekon davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun Adli Tıp Kurumu raporuna göne 2 ayda bir üniversite hastanesinde tedavi edilmesi gerekirken donanımı olmayan hastanelere gönderilmesi ve son olarak da Bakırköy Akıl Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilmeye çalışılması tepki çekti. Üç ayrı üniversite hastanesinin verdiği rapora rağmen tahliye de edilmeyen Hilmioğlu'nun ağabeyi ve avukatı Hayati Hilmioğlu, isyanını VATAN'a anlattı. 4. Yargı Paketini umutla beklediklerini, ancak oradan da şimdilik kendilerini ilgilendiren bir düzenleme olmadığını gördüklerini söyleyen Hilmioğlu, kardeşinin hayati tehlikeye rağmen tahliye edilmemesini "yargısız ölüm cezası" olarak niteledi.

15 Şubat 2013 Cuma

4. YARGI PAKETİNDEKİ REDAKSİYON EN KRİTİK MADDEYE...




Kemal GÖKTAŞ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Yargı Reformu Çalışma Toplantısı'nda ele alınan 4. Yargı Paketi'nde yapılacak 'redaksiyonun' paketin en kritik maddesi olan "örgüt adına faaliyet gösterme" suçuna ilişkin olduğu ortaya çıktı. Tek bir kelime değişikliğinin bile birçok  tutuklu ve hükümlünün tahliyesine etki edeceği düzenleme Bakanlık bürokratları ve akademisyenler tarafından ele alınıyor. Paketteki bu 'redaksiyonun' BDP'lilerin İmralı ziyareti öncesi kritik önem taşıdığı belirtiliyor.

İŞTE DİNK CİNAYETİNDE GİZLİ TANIĞIN İDDİALARI



VATAN, O MEKTUBA ULAŞTI

"DİNK CİNAYETİNİ ERHAN VE BEN YAPACAKTIK. 3 İSTİHBARATÇI GÖZLEMCİ OLACAKTI. CİNAYETTEN SONRA İSTİHBARATÇILAR BİZİ RUSYA'YA KAÇIRACAKTI"


14 Şubat 2013 Perşembe

BDP, İMRALI SÜRECİNİ KARADENİZLİLERE ANLATACAK




- PROVOKASYON ENDİŞESİNE NEDEN OLAN GEZİ ÖNCESİ BDP’Lİ ÖNDER’DEN KARADENİZ’E MESAJ:
- "YÜREĞİMİZ ELİMİZDE SİZE GELİYORUZ"
- "SİTEMİNİZ OLURSA BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE"
- "YANIMIZA KORUMA ALMAYACAĞIZ"

Kemal GÖKTAŞ
BDP'nin ve sosyalist partilerin oluşturduğu çatı örgütü Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) Karadeniz’ye yapacağı tanışma turu öncesi bazı grupların provokasyon yapacağı endişesi yaşanırken heyette yer alan BDP’li Sırrı Süreyya Önder, "Karadeniz halkının çıkarılmak istenen provokasyona alet olmayacağını düşünüyorum. Biz Karadeniz halkının yanına, yanımıza koruma bile almadan, sadece kalbimizi elimize alarak gidiyoruz” dedi.

HÜKÜMETİN SOYADI DİRENİŞİ: KADININ SOYADI DA YOK



AİHM, "EVLENEN KADIN KENDİ SOYADINI KULLANABİLİR" KARARINI VERELİ 8 YIL OLDU AMA HÜKÜMET BU YÖNDEKİ DÜZENLEMEYİ 4. YARGI PAKETİNE ALMADI

Kemal GÖKTAŞ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Yargı Reformu Çalışma Toplantısı'nda son şekli verilen 4. Yargı Paketi'nden de kadınlara "hüsran" çıktı. AİHM kararları doğrultusunda hazırlanan paketten, AİHM'in Türkiye'yi mahkum etmesine rağmen, kadınların evlendikten sonra sadece kendi soyadlarını kullanmalarına ilişkin düzenleme çıkarıldı. Böylece bütün dünyada kadınların hakları için dans edeceği 14 Şubat öncesinde büyük bir hayal kırıklığı yaşandı.


İMRALI ZİYARETİ İÇİN 4. YARGI PAKETİNE ENDEKSLİ



- BDP HEYETİNİN 4. YARGI PAKETİNİ GÖRDÜKTEN SONRA İMRALI'YA GİTMEK İSTEYEBİLECEĞİ BELİRTİLDİ

Kemal GÖKTAŞ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmralı'ya BDP heyetinin "olabilirse  bu hafta içinde, olmazsa önümüzdeki hafta içinde mutlaka gideceğini" söyledi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin  de bu hafta bir gelişme olacağı yönündeki sözünün hatırlatılması üzerine "Doğru, o sözü söyledim. Bu haftanın 3. günündeyiz henüz" yanıtını verdi. Bu yanıtlar kulislerde İmralı ziyaretinin her an olabileceği yorumuna neden olurken 4. Yargı Paketi'nde yapılacak "redaksiyon" nedeniyle ziyaretin haftaya kalabileceği de belirtildi.

12 Şubat 2013 Salı

YARGI: HSYK'NIN TÜM ÜYELERİNİ BİZ SEÇELİM



HAKİM VE SAVCILARIN YÜZDE 60'I HSYK ÜYELERİNİN TAMAMININ YARGI MENSUPLARINCA SEÇİLMESİNİ İSTEDİ

Kemal GÖKTAŞ

AKP'nin, HSYK'nın (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) yapısının yeniden değiştirilmesi için verdiği yeni Anayasa önerisi yargıdan kabul görmedi. Yüksek yargı organlarının temsilcileri sessizliğini korurken hakim ve savcılardan HSYK'nın tüm üyelerinin kendi aralarından seçilmesi gerektiği yönünde görüş geldi.

İmralı'ya 'orta yol' formülü!



Kemal  Göktaş


İmralı'ya gidecek heyette bir eşbaşkan ve bir milletvekilinin yer alacağı, böylece hem BDP’nin talebinin hem de Başbakan’ın kamuoyuna açıkladığı çekincelerin karşılanacağı belirtiliyor

11 Şubat 2013 Pazartesi

BDP'NİN 4 ANAYASA ŞARTI



1- VATANDAŞLIK TANIMI
2 - ANADİL ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN KALDIRILMASI
3- İDARİ REFORMUN YAPILMASI
4- İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ DÜZENLEMELERİ

9 Şubat 2013 Cumartesi

Yargıtay: Tacize tepki tokadına ceza yok




Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 15 yaşından küçük sanığın, bir yakınına tacizde bulunan kişiye tokat attığı için açılan davada mahkemenin "fiilin haksızlık içeriğinin azlığı" gerekçesiyle verdiği "ceza verilmesine yer olmadığı" kararını onadı. Karara göre sanık çocuk, 625 TL yargılama masrafını ise ödemek zorunda olacak.

Dink ailesi: Savcılık cinayeti soruşturmuyor!




Kemal GÖKTAŞ
Silahlı saldırı sonucu 6 yıl önce öldürülen gazeteci Hrant Dink'in ailesi, Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları bireysel başvuruda savcılığın cinayet soruşturmasını yürütmediği ve devletin yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle 500 bin TL tazminat talep etti. Dilekçede, mahkemenin, savcılığın yürüttüğü soruşturma dosyasından belge almak isteyen Dink ailesine "Dava açılırsa alabilirsiniz" şeklinde yanıt verdiği de ortaya çıktı.

8 Şubat 2013 Cuma

İMRALI'DAKİ "MÜSTAKİL EV" MESELESİ




Kemal GÖKTAŞ
Kulislerde bir süredir İmralı'da bağımsız bir konut inşa edileceği söylentisi dile getiriliyordu. Geçtiğimiz ay yürürlüğe giren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'la hükümlülere ödül olarak eşleriyle "mahrem" görüşme olanağı getirilmesinin ardından İmralı'ya bağımsız bir konut yapılması olasılığı yeniden gündeme geldi.

5 Şubat 2013 Salı

Müzakerede kritik aşama!


İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ile MİT yetkilileri arasında devam eden görüşme sürecinde kritik bir aşamaya gelindiği ve Öcalan’ın kısa zaman içinde PKK’dan sınır dışına çekilmesini isteyeceği iddia edildi. Bir başka iddia da MİT’in Erbil’de PKK ile görüşeceği
04.02.2

İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ile MİT yetkilileri arasında devam eden görüşme sürecinde kritik bir aşamaya gelindiği ve Öcalan’ın kısa zaman içinde PKK’dan sınır dışına çekilmesini isteyeceği iddia edildi. Bir başka iddia da MİT’in Erbil’de PKK ile görüşeceği

 Kemal Göktaş
Öcalan ile MİT yetkilileri arasında süren görüşmelerin Paris’teki cinayetler ve İmralı’ya gidecek olan BDP heyetinin belirlenmesi konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle bir süredir askıya alındığı öne sürülmüştü. Özellikle BDP yetkilileri, eşbaşkanların İmralı ile görüşmesinin kritik olduğunu belirterek, bunun gerçekleşmemesi nedeniyle sürecin askıda olduğunu belirtmişlerdi.

4 Şubat 2013 Pazartesi

"Süper bir aile" olarak Türk ulusu*



Kemal Göktaş

CHP İzmir milletvekili Birgül Ayman Güler'in ırkçılık bahsinde çokça tepki çeken sözlerini "bilimsellikle" açıklamaya çalışması, Kemalizmin Kürtlük tahayyülü ve söylemini yeniden tartışmaya açtı. Sadece "ayrımcı" bulunan sözleri nedeniyle değil "Meşru müdafa için saldırıdayız" cümlesi için dahi olsa Güler'in söyleminin analizi, "barış" için neye ihtiyacımız olduğu sorusuna odaklanmak anlamına gelecek.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Bir erkek şahıs cesedi var...




Kemal GÖKTAŞ

Gazetede çalışıyorduk. Öyle günler vardır, boğucudur. hareketsizdir. Ama bir ses böler onu, kötü bir şey olmuştur mutlaka, o ses hayra yorulmaz. İşte bekliyormuş gibi duyduk o ses ile irkildik. Hemen pencerelere koştuk. Tam karşı kaldırımdaki insanların yukarı doğru baktığını görünce diğer pencereye koştum. Tahmin ettiğim üzere ABD Büyükelçiliği'ndeydi patlama.

31 Ocak 2013 Perşembe

Kışanak'a göre Güler'in sözleri "CHP'nin Roboskisi"


İMRALI SÜRECİNE İLİŞKİN ÇARPICI AÇIKLAMALAR


 *Bilgi eksikliği, mutfağın rol çalması ve AKP'de Kürt sorununu kendi siyasi hedefinin içerisine görmeleri, doğru tartışmayı ve doğru müzakereyi engelliyor
* Yazılanların yüzde 90'ı hükümet kaynaklı spekülasyon
* Hükümet yol haritasını ve görüşmelerin anahatlarını açıklamalı
* Kadın vekillerin de İmralı için başvurusu var
* Kırmızı çizgimiz İmralı heyeti değil, hükümetin bize bilgi vermemesi.
* Başbakan'ın mutfağı iyi değil, siyasi karar verici rolünü oynamaya çalışıyor
* Kürt sorununu çözenin oyları patlar
* Öcalan'ın koşulları değişmeden çözüm olmaz
*  "Barzani aracı, Erbil eni Oslo olur mu?:  Türkiye’nin katkı istemesi iyi olur. Ama somut bir şey olsaydı bilgimiz olurdu."



30 Ocak 2013 Çarşamba

Evlilik dışı ilişkiyi fuhuşla eşdeğer bulan Yargıtay, evlilikteki cinselliği adeta kutsadı


"DAVACI EŞİN,  İLİŞKİ KURMAYAN DAVALI EŞTEN  NEFRET ETMESİ DOĞAL"

Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, psikolojik nedenlerle cinsel ilişki kuramayan eşe karşı diğer eşin nefret duymasının normal olduğunu, bu yüzden iki tarafın da kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma talebinin reddinin yerinde olmadığını belirtti. Daire bu gerekçeyle yerel mahkeme kararını bozdu. Yargıtay'ın kararına konu olay şöyle gelişti:
Davacı kadın, evleneli uzun bir süre olmasına rağmen, eşinin cinsel ilişkiye giremediğini belirterek hala bakire olduğuna ilişkin raporu mahkemeye sundu ve boşanmak istedi. Davalı koca ise, cinsel ilişkiye biyolojik değil, psikolojik nedenlerle giremediğini, bunun için zamana ihtiyacı olduğunu, davacı eşinin de kendisine kötü davrandığını belirterek davanın reddedilmesini istedi. Mahkeme de, kocaya cinsel ilişkiye girebilmesi için zaman tanınması gerektiği, davacı kadının da eşine kötü davrandığı için kusurlu olduğunu, kimsenin kusuruna dayanarak bir talepte bulunmayacağı gerekçesiyle boşanma talebinin reddedilmesini istedi. Kararın davacı kadın tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne geldi. Daire kararında şöyle denildi:
CİNSEL İLİŞKİ YOKSA EVLİLİK SARSILIR: "Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıkları kızlık zarı muayenesine dair rapordan anlaşılmaktadır. Bu hal evlilik birliğini temelinden sarsar.
KADININ NEFRET ETMESİ DOĞAL: Birlikte yaşanan uzun süre içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağı şüphesizdir. Böyle bir durumu davacı açısından bir kusur olarak kabul etmek mümkün değildir.
KADINA BEKLE DEMEK HAKSIZLIK: Ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonrada devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacıyı zorlamak açık bir haksızlıktır. Bu koşullar altında davacıdan evlilik birliğini devam ettirmesi beklenemez. Aile birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın yetersiz gerekçe ile reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Yazarın adı, basılmamış kitabı toplattırmış!



ÖCALAN'IN BAŞVURUSUNDA İMRALI SÜRECİNE ATIF

Kemal GÖKTAŞ
İmralı Cezaevi'nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan, geçen yıl basılmadan toplatılan kitabı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne avukatı aracılığıyla yaptığı bireysel başvuruda İmralı'da devlet yetkilileri ile yaptığı görüşmelere örtülü olarak atıfta bulunularak "Türkiye’de Kürt sorunun devlet nezdinde dahi her gün konuşulduğu bu dönemde bu konu ile ilgili bir eserin toplatılması hukuka aykırıdır" denildi. Dilekçede, Öcalan'ın maddi ve manevi zararların karşılanması, ücret ve masrafların kamu tarafından ödenmesi talep edildi.
Öcalan'ın, Avrupa İnsan Haklari Mahkemesi'ne yaptığı başvurular ve gönderdiği dilekçeler "Kürdistan Devrim Manifestosu, Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü (Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtleri Savunma)" adıyla kitaplaştırıldı. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, piyasaya çıkmayan kitapta "örgüt propagandası yapıldığı" gerekçesiyle hakimliğe başvurdu. İstanbul 2 Nolu (Özgürlük) Hakimliği de kitabın toplatılmasına karar verdi. Karar uyarınca matbaaya baskın yapılarak kitapla ilgili tüm materyaller toplandı.

28 Ocak 2013 Pazartesi

GÖRÜNTÜ VE SES KAYDINA YARGITAY'DAN VİZE



YARGITAY, SUÇ İŞLENECEĞİ GEREKÇESİYLE YAPILAN YASADIŞI SES VE GÖRÜNTÜ KAYDINA VİZE VERDİ

Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay, kişilerin kendilerine yönelik bazı suçların işleneceği gerekçesiyle başkalarının özel hayatını ve haberleşmesinin gizliliğini ihlal edebileceklerine, hukuka aykırı olarak nitelenemeyecek bu ihlallere ceza verilemeyeceğine hükmetti. Yargıtay'ın tartışma yaratacak bu kararı ile "Bana hakaret edeceğini düşündüm" gibi bir gerekçeyle bile başkasıyla yaptığı görüşmeyi kaydeden kişiye ceza verilmeyecek.

26 Ocak 2013 Cumartesi

IRKÇILIKTA SON NOKTA


ERMENİ CEMAATİNDE GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİ:
"MUSTAFA’YI, AHMET’İ ÖLDÜREN KATİL, HAGOP’U, HAÇADUR’U ÖLDÜREN KAHRAMAN"

Kemal GÖKTAŞ
Ermeni vatandaşlara yönelik cinayetlerle sarsılan Samatya'yla ilgili hazırlanan İnsan Hakları Derneği Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon'un raporunda sarsıcı bir bilgi yer aldı. Komisyon raporunda, Samatya'da saldırıya uğrayarak bir gözünü kaybeden 85 yaşındaki Ermeni Sultan Aykar adına "Geberdi" yazan bir facebook profili oluşturulduğu belirtildi.
Samatya zanlısının robot resmi çizildi
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon, Samatya’da Ermeni yurttaşları hedef alan saldırılara ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda, “Facebook’ta 22 Ocak’ta saldırıya uğrayarak bir gözünü kaybeden Sultan Aykar’ın adını taşıyan, “Geberdi” logolu bir sayfa açıldığı ve 177 kişinin sayfaya “arkadaş” olarak kayıt olduğu belirlendi.

15 BİN HÜKÜMLÜYE DENETİMLİ SERBESTLİK TAHLİYESİ



EŞLE "MAHREM" GÖRÜŞMEDEN  SAMAST DA YARARLANABİLECEK

Kemal GÖKTAŞ
Ana dilde savunma tasarısı olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclis'ten geçti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün imzasının ardından yürürlüğe girecek olan tasarıda hükümlülerin cezaevinde eşleriyle "mahrem" görüşmelerine imkan tanınmasının yanı sıra, 310 hasta hükümlü ile 15 bin civarında hükümlünün tahliyesine de olarak sağlayacak hükümler yer alıyor.

15 BİN YENİ TAHLİYE

24 Ocak 2013 Perşembe

BOMBACI'YA ZAMANAŞIMI MI?




- AİHM KARARLARINA GÖRE CİNAYETE KARIŞAN KAMU GÖREVLİLERİ AÇISINDAN ZAMANAŞIMI SÖZ KONUSU DEĞİL
- FİRARİ SANIKLAR İÇİN DE 10 YILLIK BİR EK SÜRE DAHA VAR
- CİNAYETE KARIŞAN VE HAKKINDA HİÇ DAVA AÇILMAYAN SİVİL ŞAHISLAR İÇİN, ZAMANAŞIMI DOLDU

Kemal GÖKTAŞ
Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin 20. yılına girilirken, suikastin olası sanıkları ile ilgili zamanaşımı tartışması başladı. Mumcu'nun aracına bomba koyduğu iddiasıyla kırmızı bültünle aranan Oğuz Demir'in de olduğu 5 firari sanık için 10 yıllık zamanaşımı daha var. AİHM kararlarına göre cinayete karışan kamu görevlileri varsa bunlar için zamanaşımı süresi hiç dolmayacak. Cinayete karışan ve bugüne kadar hakkında hiç dava açılmayan sivil şahıslar içinse, zamanaşımı bugün doldu.

5 SANIK İÇİN 10 YIL DAHA VAR

Yargılama aşamasında Mumcu’nun aracına bombayı koyduğu belirtilen Oğuz Demir için 28 Temmuz 2005 tarihinde yakalama emri çıkarıldı. Söz konusu kararda  "Bugüne kadar aranmasına rağmen yakalanıp

23 Ocak 2013 Çarşamba

"İMRALI SÜRECİ ASKIDA"

Kemal GÖKTAŞ
İmralı Cezaevi'nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan ile önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve diğer yetkililerin, ardından da DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ile BDP'li milletvekili Ayla Akat Ata'nın görüşmesi ile umut doğuran İmralı sürecinde "duraklama" yaşanıyor. Abdullah Öcalan'ın yol haritasını ve önerilerini paylaşmak için eşbaşkanlarla görüşmek istediğine dikkat çeken BDP'liler ise bu iznin verilmemesini, "İmralı sürecinin askıya alınması" olarak değerlendiriyor.

21 Ocak 2013 Pazartesi

Askeri Başsavcılık'tan yaşını büyütenlere bedelli askerlik yolu açacak başvuru

ASKERİ BAŞSAVCILIK'TAN BEDELLİNİN KAPSAMI GENİŞLETECEK BAŞVURU

* Bedelli yasası çıkarılırken askerlik çağına geldikten sonra yapılan yaş değişikliklerinin, sadece "hastane resmi kayıtlarına dayanması" halinde dikkate alınacağı hükme bağlanmıştı. Yaşını büyütürken evde doğduğunu belirten ve gerçek yaşını tanık ifadeleriyle ispat eden B.A, bedelliden yararlanamayınca AYİM'de dava açtı. AYİM Askeri Başsavcılığı, B.A'yı haklı buldu ve bedelliden yararlanmasını engelleyen kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını istedi. Davaya bakacak olan AYİM Dairesi, Anayasa Mahkemesi'ne başvurur ve buradan da iptal kararı çıkarsa, yaş büyüterek bedelliden yararlanmak mümkün hale gelecek. Bu durumda hastanede doğmayan yükümlüler de tanık ifadeleriyle yaşlarını büyüterek bedelli kapsamına girecekler.

19 Ocak 2013 Cumartesi

N.Ç'DE YARGININ "RIZA DİRENİŞİ"



YARGI KARARINA "RIZASI İLE IRZINA GEÇME" SUÇU YAZILDI

Kemal GÖKTAŞ
Mardin'de 26 kişinin tecavüzüne uğrayan 13 yaşındaki N.Ç'nin bu tecavüzlere "rıza" gösterdiği gerekçesiyle mahkemenin sanıkların cezalarından yaptığı indirim ve Yargıtay'ın bu indirimi onamasının üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesinden sonra Yargıtay Başsavcılığı'nın toplum vicdanından yükselen tepkilere rağmen aynı görüşünü sürdürdüğü anlaşıldı. Başsavcılık, davası ayrılan iki sanığın N.Ç'ye "rızası ile ırzına geçtikleri" gerekçesiyle verilen indirimli cezanın onanmasını istedi. Tebliğnamede sanıkların işledikleri suç bölümüne "Rızası ile ırzına geçme" yazılması N.Ç davasının özeti oldu.

18 Ocak 2013 Cuma

Hrant'tan Diyarbakır'a "Kanın sesi" *


Kemal Göktaş

Yıldırım Türker, Hrant Dink öldürüldükten sonra kaleme aldığı “Hrant’tan sonra heves” yazısında cinayetle birlikte hayata karşı hevesini nasıl yitirdiğini anlatıyordu. “Hrant’la derin bir samimiyetim de yoktu” diyordu Türker. Hrantsız bir hayatın neden yaşlandırdığını ise şöyle ifade ediyordu: “Hrant siyasi olarak yalnızca hakları rahatlıkla gasp edilebilen, ayrımcılığın bin bir çeşidine maruz kalan Ermenileri temsil etmiyordu. Öyle olsaydı bütün mutsuzların, bütün itirazı olanların, bütün hak hukuk peşinde koşturanların ufkunda böylesine güçlü bir ışık olarak varolmazdı. Hrant, bizatihi bir öneriydi. Bir hayat önerisi. Dayanışmanın, adil paylaşımın, kardeşliğin, coşkunun, şefkatin, karşılıklı anlayarak, hissederek varılan barışın temsilcisiydi.”

TARİHİ GÜNDEN DİYARBAKIR İZLENİMLERİ

“BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ”

Kemal GÖKTAŞ


Diyarbakır, barış ve diyalog sürecine zarar vermesinden endişelenilen, “provokasyon” korkusu altında girdiği tarihi günü, “barışın ve İmralı sürecinin arkasındayız” mesajıyla, sorunsuz geçirmeyi başardı. “Paris’teki tetiği çektiren eller, Diyarbakır’daki meydanı da karıştırır mı?” sorusunun yanıtı, Batıkent Meydanı’ndan 200 bin kişinin verdiği güçlü barış mesajı ile verilmiş oldu.

16 Ocak 2013 Çarşamba

- TARİHİ CENAZE ÖNCESİ DİYARBAKIR İZLENİMLERİ

DİYARBAKIR’DA UMUTLU TEDİRGİNLİK

Kemal GÖKTAŞ
Yılbaşı arifesinden bu yana İmralı ile yürütülen diyalogun Kürt sorununda kalıcı bir barışı sağlayıp sağlamayacağını tartışan Türkiye, Paris’ten gelen sarsıcı cinayet haberlerinin ardından bugün ‘barış sürecinin’ bundan sonraki yönünü tayin edecek olan Diyarbakır’daki cenaze törenlerine kilitlenmiş durumda.
Diyarbakır, tedirginliğini umutla bastırmak isteyen yepyeni bir hevesi yakalamış gibi görünüyor. Hemen herkeste bugüne dair bir korku içten içe hissedilse de diller “barış, umut, süreç” sözcükleriyle konuşmayı tercih ediyor.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Dink cinayetinde katillerin verdiği mesajın alt yapısı medyada oluşturuldu!





KEMAL GÖKTAŞ
Hrant Dink’in öldürülmesine giden süreci, kamuoyu oluşturma mekanizmalarında yaratılan ‘Hrant Dink’ algısından kopararak anlatmak mümkün değil. Hrant Dink’in hedef haline gelen bir siyasal figüre dönüştürülmesi, kamuoyu oluşturma mekanizmalarının en etkilisi olan medyanın yarattığı bir süreçti.
Hrant Dink, 2004 yılı Şubat ayında, Agos Gazetesi’nde yazdığı Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğuna ilişkin haberden sonra yaygın olarak gündeme geldi. Bu haber Hrant Dink’in, “Türk ve Türkiye düşmanı bir Ermeni olarak” lanse edilmesinin ve hedef haline getirilmesinin başlangıç noktası oldu. Nitekim, Hrant Dink de, öldürülmeden kısa bir süre önce yazdığı yazıda, Sabiha Gökçen haberinin “bardağı taşıran damla” olduğunu söylemişti. Bu haber, Agos’ta yayımlanmasından 15 gün sonra, Hürriyet’te yayımlandı. Hürriyet, Dink’in haberine yer verdikten bir gün sonra ise ise Gökçen’in Ermeni değil Boşnak asıllı olduğunu belirtmek üzere “Hayır, Boşnak’tı” başlıklı bir haber yayımladı. Dikkat çeken nokta, Hürriyet’in, Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğu yolundaki iddiasına yanıt niteliğindeki bu haber sayfanın manşetinde yer alırken Gökçen’in yakın arkadaşı Pars Tuğlacı’nın Hrant Dink’in haberini güçlendiren açıklamasının sayfanın kenarında yer bulmasıydı.

13 Ocak 2013 Pazar

HRANT DİNK TEBLİĞNAMESİNDE ERGENEKON YOK




ESNAF, ÖĞRENCİ ÖRGÜTÜ: "ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ, SİMİTÇİ, İŞSİZ VE KÜÇÜK ESNAF OLAN SANIKLARIN OLUŞTURDUĞU ÖRGÜT"

Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay Başsavcılığının Hrant Dink cinayetine ilişkin tebliğnamesinde, savcı Hikmet Usta'nın cinayetin Ergenekon örgütünün Trabzon'daki hücresi tarafından işlendiğine yönelik temyiz başvurusuna hiç değinilmemesi dikkat çekti. Yargıtay Başsavcılığının temyiz incelemesinde bu konuyu tartışmaması, Dink cinayetinin "Pelitli'de bir araya gelen gençlerin oluşturduğu örgüt tarafından işlendiği" tespitiyle kapatılacağı eleştirilerini de beraberinde getirdi. Dink cinayetiyle ilgili soruşturmada Emniyet makamları bu örgütten "Yasin Hayal grubu" olarak bahsediyordu.

12 Ocak 2013 Cumartesi

BAŞBAKAN ERDOĞAN'LA İLGİLİ KARAR EMSAL OLUR MU?



"ISLAK İMZA YOKSA DELİL OLMAZ" KARARI


Kemal GÖKTAŞ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Wikileaks belgelerinde yer alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, "haksız kazanç elde ettiği ve İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu" iddialarına ilişkin incelemede verdiği takipsizlik kararında, dijital delillerle ilgili çok önemli bir yorum yapıldı. Kesinleşmesi halinde Ergenekon, Balyoz ve KCK gibi dijital delillerin sıkça kullanıldığı davalarda da örnek karar olarak gündeme gelecek olan takipsizlik kararında, savcılığın Başbakan Erdoğan'ın "haksız servet edinmek" suçundan beraat ettiği 2001 ila Başbakan olduğu 2003 yılları arasını ilgilendiren iddialarla ilgili soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı. Kararda Wikileaks belgelerine ilişkin "Doğrulanmayan, dedikodu malzemesi niteliğinde olabilecek belgelere, delil değeri verilmesi"nin kabul edilemeyeceği belirtilerek "Belgelerin hiçbiri ceza hukukunda delil değeri açısından ıslak imzalı belge niteliğinde olmadığı, herhangi bir kişi tarafından uydurularak yazılma ihtimalinin de en az gerçekliği kadar mümkün olduğu" ifade edildi.

Polis haber elemanı Tuncel kaçacak mı?




Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay Başsavcılığının, Hrant Dink cinayetini "bölücü bir terör eylemi" olarak değerlendiren kararının 9. Ceza Dairesi tarafından da benimsenmesi halinde "bölücülük" suçları açısından yepyeni bir emsal doğmuş olacak. Buna göre sadece, ülke toprakların ayırmaya yönelik eylemler değil, Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Ermeni gibi "milleti oluşturan" toplulukların arasını açmaya yönelik "milliyetçi ve ırkçı eylemler" de bölücülük suçunu oluşturacak.
Başsavcılığın tebliğnamesi doğrultusunda karar verilmesi durumunda polis muhbiri erhan Tuncel'in "bölücülük, Dink cinayetini planlama ve Mcdonalds'a bomba atarak öldürmeye teşebbüs" suçlarından tutuklanması gerekecek. Ancak Dink ailesi ve avukatları, mahkemenin tahliye ettiği Tuncel'in bu aşamalarda kaçmasından endişe ediyor.

11 Ocak 2013 Cuma

Türkiye nereye?


* 2 yıl önce, ecnebi bir derginin talebi üzerine yazılmış ancak yayınlan(a)mamış bir yazı. Seçim öncesinde duyulan kaygılarla bugünkü durumu kıyaslamak ilginç olabilir...


KEMAL GÖKTAŞ

Ankara / 26 Mart 2011,
Önümüzdeki Haziran ayının 12 ’sinde Türkiye, AKP’nin üçüncü kez tek başına iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan milletvekili seçimleri için sandık başına gidecek. AKP, seçimlerdeki hedefini 'Anayasa’yı değiştirecek milletvekili sayısına ulaşmak' olarak belirlemiş durumda.

"DİNK CİNAYETİ, DEVLETİN BİRLİĞİNİ ESAS ALAN BÖLÜCÜ BİR TERÖR EYLEMİ"



- SUSURLUK EMSALİ: BAŞSAVCILIK ÖRGÜT SUÇUNDAN CEZA VERİLMESİ İÇİN SUSURLUK DAVASINDA VERİLEN KARARI EMSAL GÖSTERDİ

Kemal GÖKTAŞ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Hrant Dink cinayeti davasında yerel mahkemenin cinayeti "adli bir suç" sayarak örgüt suçundan beraat verdiği kararına ilişkin çarpıcı bir tebliğname kaleme aldı. Tebliğnamede, Dink'in sırf başka din ve milliyetten olduğu için öldürüldüğü, cinayetin "devletin birliğinin bozulmasını amaçlayan, bölücü bir terör eylemi" olduğu belirtilerek sanıklara "bölücü örgüt" suçundan ceza verilmesi istendi. Örgüt suçundan ceza verilmesi görüşüne Susurluk kararını emsal gösteren Başsavcılık ayrıca, azmettirici olarak yargılanan ancak mahkemenin beraat verdiği polis muhbiri Erhan Tuncel'in de hem "devletin birliğini bozmak" suçundan hem de "Dink'i öldürmeye azmettirmek" suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti.

10 Ocak 2013 Perşembe

Ahmet Türk'ten âkil insan önerileri: Boyner, Kavala, Sancar

ÖCALAN'IN "YOL TEMİZLİĞİ" TALEPLERİ
1-Anayasa’da yer alan vatandaşlık tanımı değişmeli.
2- Anayasa’ya tüm kültürlerin korunacağına ilişkin madde konulmalı.
3- Barış konseyi ya da akil adamlar grubu oluşturulmalı.
4- KCK operasyonlarında tutuklananlar tahliye edilmeli.

İMRALI SÜRECİNDE "MAYIS SIKINTISI"

"SÖYLEM" MUTABAKATI
* ÖZERKLİK DENİLMEYECEK, YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENDİRİLECEK
* AF DENİLMEYECEK, DENETİMLİ SERBESTLİKLE TAHLİYE SAĞLANACAK

Kemal GÖKTAŞ
İmralı Cezaevi'nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan'la MİT yetkililerinin yaptığı görüşmelerden sonra MİT'in Kandil ile de temas kurduğu belirtilirken devlet ile İmralı ve Kandil arasında "Mayıs sıkıntısı" yaşanıyor. Görüşmelerde hükümetin, İmralı ile Kürt sorununun çözümünün ayrıntılarının konuşulacağı "müzakere" sürecine geçiş için PKK'nın Kandil'e çekilmesi konusunda ısrarcı olduğu, buna karşılık İmralı, PKK ve BDP'nin ise "yol temizliği" adı verilen ve İmralı koşullarının değiştirilmesinin de aralarında olduğu bazı düzenlemeler yapılmasını istediği belirtildi.
Bu arada BDP ve DTK eşbaşkanlarının önümüzdeki Pazar günü İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşecekleri ifade edildi.