15 Kasım 2014 Cumartesi

Yargıtay'ın "işveren" lehine yorumu, işçinin haklarını tehlikeye düşürdü



KEMAL GÖKTAŞ 

2010 yılından sonra yapılan Anayasa değişiklikleri ile kurulan ve iş davalarına bakmakla görevlendirilen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yıllardır devam eden bir uygulamaya son verdi. Daire, "kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi ile yıllık izin alacaklarının belirsiz alacak olmadığı" dolayısıyla belirli bir miktar belirtmeden açılan bu davaların "hukuki yarar" yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğine hükmetti. Bu karar halen iş mahkemelerinde devam eden ve yüzbinlerce işçiyi ilgilendiren alacak davalarının Yargıtay'ca bozulması riskini doğurdu. İş davalarına bakan diğer daire olan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise bu kararın aksine eski uygulamasına devam etmesi durumu iyice karışık hale getirdi. İçtihat farkını gidermek üzere önümüzdeki günlerde İçtihadı Birleştirme Kurulu toplanacak. Kurul, 22. Hukuk Dairesi'nin yorumunu benimserse yüzbinlerce davada mahkemelerin ret kararı vermesi gerekecek. Bu da işçilerin büyük hak kaybına uğramaları anlamına geliyor.

Belirsiz alacak davasına ret

İş davalarında, işçiler alacaklarının net miktarını bilemedikleri için genellikle düşük bir alacak miktarı üzerinden dava açıyorlar. Eskiden kısmi alacak davası olan bu dava türünde, mahkeme bilirkişi kanalıyla gerçek alacağı hesap edince işçi bu miktar üzerinden harç ödeyerek davayı ıslah ediyordu. Ancak zamanaşımı ıslah tarihinden itibaren hesaplandığı için işçiler büyük hak kaybına uğruyordu. 2011 yılında ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na "belirsiz alacak davası" açabilmeye ilişkin hüküm konuldu. Buna göre işçi baştan alacağını net olarak hesaplayamadığı için yine düşük bir miktar üzerinden dava açıyor. Bilirkişiler alacağın gerçek miktarını hesaplayınca bu defa ek harç ödenerek talep miktarı artırılıyor. Bu durumda alacak zamanaşımına uğramadığı gibi, işçi gerçek alacağını bilmediği için yüksek harç ödemekten ve dava sonunda haksız olarak istediği bu miktar üzerinden yargılama gideri ve karşı tarafın avukatlık ücretini ödemekten kurtuluyordu. Yargıtay'ın eskiden beri iş davalarına bakan 9. Hukuk Dairesi iş davalarının tamamında belirsiz alacak davasını kabul ediyordu. 
Ancak Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu konuda farklı bir karar verdi. Dairenin kararlarında şölme denildi:
"İş hukukunda da belirsiz alacak davasının açılabilmesi, bu davanın açılması için gerekli şartların varlığına bağlıdır. 
"Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları yönünden, davacı haftada kaç saat fazla çalışma yaptığını, hangi hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını belirleyebilmekte ise de, hakimin hesaplanan miktardan hangi oranda takdiri indirim yapacağını bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları belirsiz alacak davasına konu edilebilir.
Kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi ile yıllık izin alacağı bakımından; talep içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere, davacı çalışma süresini, en son ödenen ücreti, alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, hak kazandığı yıllık izin süresini ve kaç gün ücretli izin kullandığını, aile durumuna göre ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarını, kaç aylık ücret alacağı olduğunu belirleyebilmektedir. Tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri de belirleyebilecek durumdadır. Taraflar arasında ücret miktarı tartışmalı olması da alacağı belirsiz hale getirmez. Bu halde kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi ile yıllık izin alacakları, belirsiz alacak değildir. Dava konusu edilen alacakların gerçekte belirli alacak olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşılmakla, kıdem tazminatı ile ücret, asgari geçim indirimi ve yıllık izin alacakları yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekir."

İçtihadı Birleştirme Kurulu'nda...

Dairenin bu gerekçelerle bozma kararları vermesi nedeniyle birçok davada ret endişesi doğdu. İş mahkemeleri neredeyse tamamı "belirsiz alacak" davası olarak açılan davaların reddine karar vermekle yüz yüze kaldı. 9. Hukuk Dairesinin farklı kararları nedeniyle de iş mahkemeleri arasında önemli bir farkın ortaya çıkması olasılığı doğdu. İçtihat farkını gidermek üzere önümüzdeki günlerde İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun toplanacağı belirtildi. Kurul, 22. Hukuk Dairesi'nin yorumunu benimserse yüz binlerce davada mahkemelerin ret kararı vermesi gerekecek. Bu da işçilerin büyük hak kaybına uğramaları anlamına geliyor.Bu arada 22. Hukuk Dairesi'nin iş davalarında yerleşik birçok uygulamayı işçi aleyhine değiştirmesi Ankara Adliyesi'ndeki hakimleri rahatsız edince hakimler 22. Hukuk Dairesi'nin başkanı Seracettin Göktaş ile adliyede bir toplantı yaptı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder