19 Ağustos 2013 Pazartesi

ÇÖZÜM SÜRECİNDE "STRATEJİK KONUM" TARTIŞMASI

KIŞANAK VE DEMİR, "STRATEJİK KONUM"U ANLATTI

Kemal GÖKTAŞ
Abdullah Öcalan'ın kendisiyle görüşen BDP heyeti aracılığıyla ilettiği mesajında bugüne kadarki konumunu araçsal olarak niteleyerek sürecin ilerlemesi ve Suriye'deki sorunlara çözüm konusunda katkı verebilmek için "stratejik konum" talep etmesi tartışma yarattı. BDP, Öcalan'ın stratejik konum talebinin "devletin yetkili ve ilgili organlarından oluşan heyetlerde doğrudan görüşebilmek, cezaevi koşullarının düzeltilmesi ve iletişim olanaklarının artırılması" anlamına geldiğini belirtiyor.
Öcalan, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile önceki gün yaptığı görüşmeden sonra mevcut konumunun araçsal olduğunu ve artık "staratejik konum" talep ettiğini duyurdu.

Şimdiye kadar Kandil ile mektuplar üzerinden yürütttüğü süreci artık farklı iletişim olanaklarıyla ve daha hızlı yürütmek isteyen Öcalan, böylece devlet heyeti ile görüşmelerin bir "müzakere" sürecine evrilmesini istiyor. Böylece sadece Türkiye'de değil, Suriye'deki Kürt bölgesinde de çözüm noktasında katkı sunabileceğini belirten Öcalan, çözüm süreci içindeki konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.

"YETKİLİ HEYET" TALEBİ

BDP kaynakları Öcalan'la görüşen MİT heyeti ile yapılan değerlendirmelerin siyasi iradede yansımasını bulmadığı ve buun süreci sıkıntıya soktuğunu belirterek Öcalan'la devletin ve hükümetin "yetkili ve ilgili" organlarından oluşan bir heyetin görüşmesi gerektiğini ifade ediyor.

İLETİŞİM OLANAKLARI

Stratejik konum talebinin ikinci yönünü ise Öcalan'ın cezaevi koşullarında yapılmasını istediği değişiklikler oluşturuyor. Buna göre Öcalan, "iletişim olanaklarının artırılması, gerektiğinde Kandil'le doğrudan görüşebilmesi, sivil toplum örgütleri ve gazetecilerle görüşme izni verilmesi, bir yılı aşkın süredir yapılmayan avukat görüşünün yeniden başlaması ve BDP heyetleri ile daha sık bir araya gelmek" gibi taleplerinin karşılanmasını istiyor. Bununla bağlantılı olarak da cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve daha geniş bir odaya alınması talebi öne çıkıyor.

KIŞANAK: HÜKÜMET SIKIŞTIĞI YERDE ÖCALAN'A BAŞVURUYOR

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak da Öcalan'ın mesajı ile ilgili VATAN'a yaptığı yorumda Öcalan'ın sürecin önemli ve etkili aktörü olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Sürecin hızlı, etkili ve sonuç alıcı ilerleyebilmesi için sayın Öcalan'ın sürece etkin katılımını temin etmek lazım. Hükümet daha çok sıkıştığı yerde sayın Öcalan'a başvuruyor, katkısını istiyor. Bu araçsal yaklaşımdır. Bunun yerine doğrudan süreci hızlı bir şekilde ilerletmenin imkanları kendisine tanınabilir. Örneğin, kamuoyu ile doğrudan iletişim kurma olanağı yaratılabilir. Bu Kürt toplumunun ve genelde Türkiye toplumunun sürece verdiği desteği artıracaktır. Gazetecilerle, sivil toplum örgütleriyle, kanaat önderleriyle, Akil İnsanlar heyeti ile görüşmesi gerekir. İmralı'ya daha daha fazla sayıda tutuklu ve hükümlü gönderilebilir. Daha iyi insani yaşam koşulları sağlanabilir.

"GELİNEN AŞAMA TEKNİK HEYETİ AŞIYOR"

Öcalan ile görüşen devlet heyetinin kendisini aracı olarak görmesi ve bazı konularda tartıştıktan sonra siyasi iradede yansımaların ne olduğunun bilinmemesi, barış sürecini en çok yavaşlatan pozisyonlardan biridir. Hükümet, 'devletin çeşitli kurumları yapar bu görüşmeleri' diyor ama gelinen aşama teknik heyetin taşıyabileğinin çok ötesinde. Hükümet de bu sürecin içinde aslında ama sürecin dışında gibi durarak istediği zaman süreci yavaşlatan bir pozisyon alıyor. Bu çok yanlış. Hala sürecin 2. aşamasında yapılacağı belirtilen demokratikleşme konusunda bir adım atılmış değil. Bu konudaki çalışmalar bizimle ve kamuoyuyla paylaşılmış değil. Hükümet süreci iş yavaşlatma taktiklerini kullanarak rölantide bırakıyor. Hızlı ve etkin biçimde adımlar atılamısının önüne geçiyor. Kamuoyu bu süreçten sonuç alınması ve kalıcı bir barışa gidilmesini istiyor. Ama AKP frene basan pozisyonda. Bu süreçte sıkıntı yaratıyor."

"HEYETLER ARASI GÖRÜŞME"

BDP Muş milletvekili Demir Çelik de VATAN'a Öcalan'a mahkum muamelesi ile yaklaşarak ilişki geliştirmenin sürecin ilerlemesi ve barış için yeterli olmadığını söyledi. Çelik, "Devlet PKK'yle diyalog ve müzarere eksenli anlaşacaksa doğru adresin Öcalan olduğunu biz hep söyledik. Ama sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü esas alınmadan bu yapılamaz. Çok boyutlu bir sorun müzakere ediliyorsa tarafların enine boyuna tartışma olanakları bulabilecekleri, heyetler arası müzakere ve diyalog gerekiyor. Sadece MİT'ten oluşan bir heyetin Öcalan'la görüşmesi yeterli değil. Devletin yetkili. ilgili organlarından oluşacak bir heyetle sayın Öcalan'ın kendi militanları, garilla heyeti, gerekirse siyaset kurumu olarak BDP'nin bu süreci konuşabilecekleri özgür ortamının olması gerekiyordu. Şimdiki görüntü, 15 günde bir 2 kişiyle yürüttüğü görüşmeler, bir mahkumla sivil insanın görüşmesine ingidrgenmiş indirgenmiş durumdadır" dedi.

Son 8 ayda İmralı'ya giden BDP heyetlerinin daha sonra Kandil ve Avrupa'ya giderek bilgi verdiğini anımsatan Çelik "Bu zaman, emek ve kaynak israfıdır. Bunun yerine muhatap aldığınız kişinin doğrudan temas kurması önemlidir. Sayın Öcalan'ın cezaevi koşulları gözden geçirilmelidir. Bu sürecin barışa doğru gitmesi isteniyorsa hükümet hem Öcalan'a hem de PKK'ye stratejik yaklaşmalıdır. Silahsızlandırmaya PKK'nin teslimiyeti olarak yaklaşıyorsa yanlıştır" dedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder