6 Mayıs 2015 Çarşamba

Öcalan'ın avukatlarına "Görüşme kayıtları hukuka aykırı" beraati


Hakim kararıyla yapılan dinleme "hukuka aykırı delil" sayıldı

KEMAL GÖKTAŞ

Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın avukatları İbrahim Bilmez ve Muhdi Öztüzün'e Öcalan'la yaptıkları görüşmede "örgütle ilgili bilgi aktarıp yapılması gerekenler konusunda bilgi aldıkları" gerekçesiyle açılan davada sürpriz bir karar verdi. Kanuna göre, avukat - müvekkil görüşmelerine ilişkin kayıtlarının incelenemeyeceğini belirten mahkeme, İnfaz Hakimliğinin kararıyla yapılan ses kaydının "hukuka aykırı delil" olduğuna hükmetti ve iki avukatın beraatine karar verdi.


5 Mayıs 2015 Salı

HSYK 2. Daire Başkanı Yılmaz: "92 yıllık Cumhuriyetin emanetini devraldık, onu koruyacağız"


Yılmaz'dan özür açıklaması

"Ben kamuoyundan özür diledim. Cumhurbaşkanı'nın açıklamasını bilmiyordum"

KEMAL GÖKTAŞ

"Paralel yapı" soruşturmasında şüphelilerin tahliyesine ilişkin kararlar nedeniyle 2 hakimin açığa alınmasının ardından tartışmaların odağındaki HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) 2. Dairesi'nin Başkanı Mehmet Yılmaz Milliyet'e çarhpıcı açıklamalarda bulundu. Tahliye kararlarını kanuna göre görevsiz olan hakimin dosyaları hiç görmeden verdiğini söyleyen Yılmaz yaşananın normal bir süreç olmadığını ve HSYK'nın da ortaya çıkan kaosa seyirci kalamayacağını söyledi. Siyasi mücadelenin hukuk zemininde varolmaması için çaba gösterdiğini söyleyen Yılmaz "Kimse beni siyasete bulaştıramayacak. Biz geleneksel-evrensel yargının peşindeyiz. 92 yıllık Cumhuriyetin emanetini devraldık, onu koruyacağız" dedi. Balyoz davası ile ortaya çıkan duruma işaret eden ve tahliye kararı veren hakimin kendisini odasına kapatarak tahliye müzekkereleri yazmasına dikkat çeken Yılmaz bütün bunların tesadüf olamayacağını belirtti. Yılmaz, hakimlerin açığa alınması kararını açıklarken "özür dilemesi"nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın HSYK'ya yönelik "Geciktiler" açıklaması ile ilgisi olmadığını da belirtti.

Yargı hırsızlık suçlarında "vicdan"la "miktar" arasında: 3 liraya 5 liraya yıllarca hapis!



Yargı "değer azlığı" kriterinde acımasız

KEMAL GÖKTAŞ

Türk Ceza Kanunu'nda çalınan malın değerinin az olması halinde hakime cezadan indirim yapma veya ceza vermeme konusunda takdir hakkı verilmesine ilişkin hükmün uygulaması konusunda yargı organları arasında çelişkiler yaşanıyor. Faillerinin genellikle çocuk oldugğu bu suçlarda Yargıtay'ın "Daha fazla çalabilecekken içinden düşük miktar alma" kriterini işyetmesi nedeniyle çok düşük miktarlardaki hırsızlık suçlarında ağır hapis cezaları veriliyor.

3 Mayıs 2015 Pazar

1 Mayıs katliamının MİT raporlarında çözülen şifresi



Genelkurmay'ın "devlet sırrı" dediği MİT raporlarına göre kanlı 1 Mayıs

KEMAL GÖKTAŞ

Genelkurmay Başkanlığı'nın 12 Eylül davasına bakan mahkemeye "devlet sırrı" kaydıyla gönderdiği ve dosyaya konulmamasını istediği ancak MİT'ten gelen "devlet sırrı değil" görüşü üzerine dosyaya konulan MİT raporlarında 1 Mayıs 1977'deki kanlı 1 Mayıs'ın öncesi ve sonrası ile ilgili çarpıcı bilgiler yer alıyor. MİT'in, 1977 1 Mayıs'ından önceki raporunda 1 Mayıs'ın olaysız geçmesinin DİSK'e yarayacağını belirtirken 1 Mayıs'tan sonraki raporunda çıkan olaylardan sonra DİSK'in ve Maocu grupların zor durumda kaldığının belirtilmesi dikkat çekiyor.

Yüze bomba sararak işkenceyi AİHM gördü ama yargı "basit yaralama" dedi


KEMAL GÖKTAŞ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'yi "işkence ve kötü muamele yasağını" ihlal ettiği gerekçesiyle mahkum ettiği olayda, sanık askerlere "basit yaralama" suçundan verilen 6 ay hapis cezası hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında ertelendi. AİHM kararına göre 60 yaşındaki mağdura işkence yapan sanıklara "işkence" suçundan ceza verilmesi gerektiğini savunan avukatlar Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak yeniden yargılama talep edecekler.

Seçim öncesi tehdit ve işkence

İşkence olaylarında yargının "basit yaralama" suçuna ilişkin maddeleri işleterek sanıkları cezasız bırakmasına ilişkin çarpıcı bir örnek AİHM'in kararıyla ortaya çıktı.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Tahliye kararı ve yok sayılması: Hukukun "fantezi" aşaması ve kavgada yeni dönem


KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin hukuk çevrelerinde çok tartışma yaratan bir kararla Hidayet Karaca ve "paralel" soruşturmalarında tutuklanmış 74 polisin tahliyesine karar vermesi ve bu tahliye kararının yok sayılarak uygulanmaması yine hukuksal bir tartışmayı gündemin ilk sırasına oturttu.

Ama bu hukuksal tartışmanın öncekilerden oldukça farklı boyutları vardı. Paralel yapı soruşturmalarında tutuklanan şüpheliler için asliye ceza mahkemesinden tahliye kararı çıkarılmasına giden süreçte izlenen yöntem, hukukçular açısından oldukça şaşırtıcıydı ve bu yönüyle "fantastik" bir kurguya işaret ediyordu. Kararın duyulmasının ardından yapılan ilk yorumlardaki şaşkınlık, karara giden sürecin kimi aşamasında hukukun boşluklarından yararlanılarak kimi aşamasında ise sınırları zorlayarak ilerletilmesi ve hedefe ulaşılması nedeniyle "takdir" bile gördü.

AYM'den bölüme göre adalet


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin Vakıfbank emeklilerinin maaşlarını düşüren düzenlemeye karşı açtıkları davaları etkisiz kılan yasa hükmüne karşı yapılan bireysel başvurularda birbirinden farklı kararlar verdiği ortaya çıktı. Durumu aynı olan iki emeklinin açtığı davada AYM 1. Bölümü, maddi zarar talebini reddederek sadece 5 bin TL manevi tazminata hükmederken AYM 2. Bölümü'nün ise maddi tazminat talebini kabul ederek 23 bin TL ödenmesine hükmettiği anlaşıldı. AYM Genel Kurulu da daha önce yasanın iptali istemiyle yapılan başvuruyu Anayasa'ya uygun bularak reddetmişti. Böylece AYM'den aynı konuda 3 farklı karar çıkmış oldu.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Üvey baba tacizinde mahkeme çok tuhaf gerekçelerle tacize uğrayan çocuğu suçlu çıkardı


KEMAL GÖKTAŞ

İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki üvey kızına cinsel istismarda bulunan sanığın cezalandırılmasını isteyen Yargıtay kararına direnirken çok tartışma yaratacak gerekçeler ileri sürdü. Beraat kararında mağdure kızı üvey babasına kin ve husumet beslediği ve annesi ile boşanma davasına gerekçe üretmek üzere istismar iddiasını dile getirmekle suçlayan mahkeme, direnme gerekçesinde ise daha tuhaf gerekçeler kaleme aldı. Kararda 21. yüzyılda kadın-erkek ilişkilerinde büyük bir dejenerasyon yaşandığı, aralarında anlaşmazlık bulunan karı veya kocaların yaşı küçük çocukları iftira amaçlı kullandıkları ileri sürülerek "Bizzat bu tür olaylar ile yüz yüze gelen ilk derece mahkemesi hakimleri olduğu" belirtildi. Mahkeme, "mağdurun beyanı esastır" ilkesi ile hareket ederek sanığa ceza verilmesini isteyen Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin kararı içinse "çağımız toplumsal yapısına uymayan bir düşünce" ifadesini kullandı. Kararda cinsel istismar suçu ile ilgisi olmamasına rağmen "Mesleki tecrübemize göre siyasi suçlar dışındaki örgütsel suçlarda dahi örgüt lideri veya örgüt üyesi konumunda beyanlara rastlandığı" diye bir ifade de yer aldı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise tartışma yaratacak direnme kararını bozdu.

19 Nisan 2015 Pazar

AYM kararıyla devletin resmi cinsel ilişki biçimi belirlendi!



Devletin yatak odası kuralları:
* "Oral, anal, grup, eşcinsel ve lezbiyen ilişkiler" doğal olmayan ilişki
* Kendi görüntüsünü çekene, bu tür ilişkisini yazana dahi hapis!
* Mahkeme cezaya "eğitim hakkına aykırı" dedi, AYM "ilgisi yok" kararı verdi

* AYM: Yapanlara ceza yok!

KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin, "oral, anal, grup, eşcinsel ve lezbiyen" ilişkiler içeren görüntü, ses ve yazıları satanlara, depolayanlara ve bulunduranlara 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilmesine onay vermesine ilişkin kararı büyük tartışma yarattı. AYM'nin "bu tür ilişkileri kurmaya ceza verilmiyor" demek zorunda kaldığı karara karşı oy kullanan AYM üyeleri bu kararla, sadece depolayanların değil bu tür görüntüleri bulunduranların dahi cezalandırılacağını belirterek kişilerin mahrem hayatlarına müdahale edildiğini belirtti. Muhalif üyeler, kararla kişilerin kendilerine ait bu tür görüntü, ses ve yazıları üretmeleri ve bulundurmalarının dahi cezalandırılacağına dikkat çekerek bu durumun "ilkel müdahalelerin önünü açacağı" uyarısında bulundu. Bu arada yerel mahkemenin iptalini istediği kanunun Anayasa'nın hukuk devleti ve özel hayata ilişkin maddelerinin yanı sıra "kişinin manevî varlığını geliştirme" hakkını düzenleyen 17. maddesi ile 42. maddesinde düzenlenen "eğitim hakkının" ihlali olduğunu da ileri sürdüğü, ancak AYM'nin "ilgisi yok" diyerek iptal istemini bu maddeler açısından ele almadığı anlaşıldı.

16 Nisan 2015 Perşembe

25 Aralık hakim ve savcısı neyle suçlandı?



KEMAL GÖKTAŞ

HSYK'nın (Hakimler ve Savcılar Yüksel Kurulu) verdiği karar doğrultusunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 25 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Muammer Akkaş ile tedbir kararı veren hakim Süleyman Karaçöl hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı iddialar yer aldı.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Savcıdan avukata "müvekillini savunarak zihinleri karıştırmak" suçlaması


KEMAL GÖKTAŞ

İzmir'de Karabağlar Polis Merkezi'nde Fevziye Cengiz isimli kadının feci şekilde dövülmesine ilişkin davada polislere 1, mağdur kadına 9 yıl hapis cezası isteyen savcı, bu mütaalasını eleştiren demeç veren avukat Hanife Yıldırım hakkında ilginç iddialarla suç duyurusunda bulundu. Er, avukat Yıldırım'ın mütalayı eleştiren sözlerine ilişkin "kasıtlı basın toplantısı düzenlemek, müvekkili lehine kamuoyu oluşturmaya çalışmak, mahkemeyi etki altına almak, toplumdaki bireylerin zihinlerini karıştırarak kamu huzurunu bozmak" gibi suçlamalar yöneltti. Adalet Bakanlığı Er'in suç duyurusu üzerine avukat Yıldırım hakkında istenen soruşturma izni talebini reddetti ancak "reklam yasağını ihlal ettiği" iddiasıyla disiplin cezası verilmesi için dosyayı Baro'ya gönderdi.

14 Nisan 2015 Salı

28 yaşında kadını öldüren askerin ödediği tek bedel; 2 kurşun bedeli olan 4 TL oldu


Sınırda 28 yaşındaki kadını öldüren uzman çavuş iki kurşun parası olan 4 TL'yi Hazine'ye ödeyerek kurtuldu

KEMAL GÖKTAŞ

Askeri Savcılık, savaştan kaçmak için sınırdan geçmeye çalışırken öldürülen 28 yaşındaki Suriyeli kadınla ilgili soruşturma sonunda tartışma yaratacak bir takipsizlik kararı verdi. Genç kadını öldüren atışı yapan uzman çavuş Ş.B'nin "taksirle öldürme" suçundan dahi sorumlu tutulamayacağına karar veren Askeri Savcılık, takipsizlik kararında genç kadını öldüren atışlarda kullanılan iki merminin bedeli olan 4 TL'nin ise "Hazine zararı" olarak uzman çavuş tarafından ödendiği bildirdi. Kanunda askerlerin öncelikle uyarı amacıyla havaya ateş etmesi zorunluluğuna rağmen uzman çavuşun "boş gördüğü bölgeye yerden atış yapmasını" da uyarı amaçlı olara değerlendiren Askeri Savcılık, genç kadının göğsünden vurulmasına rağmen "mermi yerdeki bir taştan sekmiştir. Havaya ateş etse da sekip birini vurabilirdi" şeklinde değerlendirme yaptı.

12 Nisan 2015 Pazar

Kobani eylemlerinde sokakta yürüyen adamı öldürdü, IŞİD'e katıldı

Eşine bağıran adamı "Sen niye Allah'a küfrediyorsun" diye öldürdüler

KEMAL GÖKTAŞ

Kobani eylemleri sırasında Adana'da öldürülen Yusuf Güldiren'in olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı halde, yolda yürürken IŞİD militanları tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Adana Başsavcılığı'nın iddianamesinde Güldiren'i öldürenlerin PKK'lıların saldıracağı duyumunu aldıkları işyerlerini korumak için plakasız bir araçta maskeli olarak oturdukları ve önlerinden geçen Yusuf Güldiren'i eşine kızdığı için bağırarak "Allah'a küfrettiği" iddiasıyla öldürdükleri ileri sürüldü. Başsavcılığın sanıkların IŞİD bağlantısı ile ilgili iddianamade hiçbir bilgi yer almadı. Oysa rağmen hakkında dava açılan sanığın herkese açık Facebook profilinde Suriye'de IŞİD saflarında savaştığı görülüyor.

9 Nisan 2015 Perşembe

Danıştay'dan Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri'ne "tarafsızlık" şoku


KEMAL GÖKTAŞ

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan'ın, 2007 yılındaki seçimlerden önce dönemin Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga'nın "tarafsız ve bağımsız Adalet Bakanı" olarak atanmasının iptali istemiyle açtığı davada 8 yıl sonra sürpriz bir karar verdi. Kurul Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin avukat Kazan'ın dava açmakta menfaati olmadığına ilişkin usulden ret kararını bozarak mahkemeden davanın esasına girmesini istedi. Kurul kararında tarafsız ve bağımsız Adalet Bakanlığı'nın bütün seçmenleri ilgilendirdiğine işaret edilerek davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi. Halen Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri olan Fahri Kasırga'nın bağımsız Adalet Bakanlığı iptal edilirse Kasırga eski Bakan olmaktan kaynaklanacak olan emeklilik haklarını kaybedecek.

"Bağımsız değil"

8 Nisan 2015 Çarşamba

Avukatlardan sonra şimdi de hakim-savcılar aramaya isyan etti


KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde avukatlardan sonra hakim ve savcıların da X-Ray cihazlarından geçerek adliyeye alınmaları hakim ve savcıların büyük tepkisine neden oldu. Hakim ve savcılar, yasaya göre üzerlerinin aranamayacağını belirterek adliyede silah bulundurma haklarının olduğuna ve bir süre önce Adalet Bakanlığı tarafından kendilerine ucuz tabanca alma olanağı sağlandığını hatırlattı.

İnternete özgürlük başvurucuları yine hazırlanıyor



KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nin Twitter, YouTube ve Facebook için aldığı kararlara karşı, daha önce Anayasa Mahkemesi'ne dava açarak yasakları kaldırtan akademisyenler Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz yeni başvuru yapmaya hazırlanıyor.

4 Nisan 2015 Cumartesi

Mahkeme kararına göre 8 yaşında doğurdu!



KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, bir yaş düzeltme davasında, çocuğunun yaşının büyütülmesi nedeniyle kağıt üzerinde 8 yaşında anne olduğu sonucu çıktığını belirterek kararın kanun yararına bozulmasına karar verdi.

Yargının erkek için hep bir kurtarıcı formülü var: Dayak tazminatına "kıskançlık" indirimi




KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, eşini defalarca döven ve hakaret eden erkeğin evliliğin sonlanmasında kusurlu olarak görüldüğü ve bu yüzden tazminata mahkum edilmesine ilişkin mahkeme kararını, kadının da "aşırı kıskanç" olduğu için kusurlu sayılması gerektiği gerekçesiyle bozdu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre, şiddet uygulayan erkeğin, boşandığı eşine 100 bin TL tazminat ve 3 bin TL nafaka ödemesine ilişkin mahkeme kararında "kıskançlık" indirimi yapılacak.


Yargıtay terliği silah saydı



KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, tartıştığı görümcesinin gözüne terlikle vuran kadının davasında "terliğin silah sayılması gerektiğine" karar verdi. Yargıtay kararında yerel mahkemenin sanığa "yaralama" suçundan ceza verirken suçta silah kullanması nedeniyle ceza artırımında bulunmamasının kanuna aykırı olduğuna hükmetti.

30 Mart 2015 Pazartesi

Yargıtay'dan "nitelikli taciz" suçlarında önemli karar: Şikayet olmasa bile cezalandırılacak


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, aynı işyerinde, gözaltında, okulda, kamu görevlileri tarafından, telefon veya internet yoluyla ve aile içinde işlenen taciz suçlarında mağdurun şikayeti olmasa bile failin cezalandırılacağına karar verdi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bir işyeri sahibinin yanında çalışan kadına telefonla mesaj atarak gerçekleştirdiği taciz olayında, mağdurun şikayetten vazgeçmesine rağmen ceza verilmesine ilişkin mahkeme kararını onadı.

Van Emniyeti, plastik mermi iddiasına "Algı oluşturma" dedi, envanterden ölümcül FN 303 fişekleri çıktı


KEMAL GÖKTAŞ

Van'da polisin bir kavgaya müdahelesi sırasında yoldan geçen vatandaşın plastik mermi ile yaralanmasına ilişkin savcılığın yazısına Emniyet'ten "Envanterimizde plastik mermi yok. Bu iddiayla, polisin toplumsal olaylarda orantısız güç kullandığı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılıyor" yanıtı geldi. Bu yanıta eklenen raporda ise varlığı daha önce İçişleri Bakanlığı ve Emniyet tarafından yalanlanan ölümcül FN 303 fişeklerinin Emniyet'in envanterinde yer aldığı ortaya çıktı. Olayda plastik mermi kullanıldığına ilişkin raporları işaret eden mağdur Şehmus Işık'ın avukatı Mahmut Kaçan ise "O halde plastik mermileri kim kullandı?" diye sordu. Polis, savcılığın olay yeri görüntülerinin gönderilmesini talimatına da "Yazılım yükleme çalışması nedeniyle görüntü kaydı yapılamamış" yanıtını gönderdi.

26 Mart 2015 Perşembe

Yargıtay: Evli olduğunu gizlemek haksız tahrik


Yargıtay: Evli olduğunu gizleyen sevgilisini öldüren kadına haksız tahrik indirimi yapılmalı

KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, evli olduğunu gizleyen sevgilisini öldüren kadına verilen cezadan haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine karar verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu gerekçeyle sanık kadına verilen cezadan indirim yapılması gerektiği gerekcesiyle mahkeme kararını bozdu.

19 Mart 2015 Perşembe

Karısını bıçaklayan adama 5 ay, bıçağı eline alarak bağıran eşine tehditten 20 ay hapis!


KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul'da mahkeme, karısını bacağından bıçaklayan kocaya 5 ay hapis cezası verirken, bıçaklanan kadına "bıçağı eline alarak bağırdığı" için tehdit suçundan 1 yıl 8 ay, kocasına yumruk attığı için de 5 ay olmak üzere toplam 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Bıçaklamaya verdiği cezanın 3.5 katını bıçakla tehdide veren mahkemenin erkeğin bıçaklaması ile kadının yumruğuna aynı cezayı vermesi de dikkat çekti.

18 Mart 2015 Çarşamba

İbrahim Aras cinayetinde önemli kuşku: "Polis envanterinde olmayan silahla mı vuruldu?"


KEMAL GÖKTAŞ

Adana'daki Lice protestoları sırasında geçen yıl Haziran ayında başından vurularak öldürülen 15 yaşındaki İbrahim Aras'la ilgili tek bir polisin dahi ifadesinin dahi alınmadığı soruşturmada çarpıcı iddialar gündeme geldi. Bir uyuşturucu satıcısının av tüfeği ile Aras'ı vurduğunu iddia eden gizli tanık beyanının polisin yönlendirmesi sonucu alındığını ve Adli Tıp raporu ile örtüşmediğini savunan Aras ailesinin avukatı, TBMM'ye yaptığı başvuruda, polisin Emniyet envanterinde olmayan bir silah ile atış yapmış olabileceği iddiasını gündeme getirdi.

17 Mart 2015 Salı

HSYK'dan "muhalif hakime" bilimsel çalışma yasağı

KEMAL GÖKTAŞ

HSYK 1. Dairesi, HSYK seçimlerinde YARSAV ve Yargıçlar Sendikası'nın listesinden aday olan Karşıyaka Hakimi Murat Aydın'ın bir üniversitenin düzenlediği Çocuk Hakları Günleri başlıklı bilimsel toplantıya katılarak tebliğ sunmasına izin vermedi. HSYK'nın "gerekçe" belirtmeden verdiği bu kararı hakim ve savcıların tepkisine neden oldu.

13 Mart 2015 Cuma

Avukata garip Gezi soruşturması: "Bağıra bağıra sesim kısıldı" sloganı da soruldu


 KEMAL GÖKTAŞ

Mersin'de avukat Onur Kale, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne çağrılarak Gezi Parkı ve sonrasında düzenlenen bazı eylemlere katıldığı gerekçesiyle açılan soruşturma kapsamında sorgulandı. Polis, avukata Kale'yi Gezi eylemlerinden sonra Mersin'de oluşturan "Diren Mersin İnsiyatifi" isimli platforma katılarak "terör örgütlerinin ideoloji ve talimatları" ile hareket etmekle suçladı. Herhangi bir terör örgütünün ismi verilmeyen suçlamalar Gezi eylemlerinden sonra oluşturulan park forumları ile çeşitli platformların "terör" kapsamında ele alındığını gösterdi. Polisin eylemlere ilişkin yönelttiği sorular arasında bir eylemde "Bağıra bağıra sesim kısıldı" şeklinde slogan atılması da yer aldı.

Kozmik odadan çıkan 1.5 terabaytlık harddiskte "bilirkişi" bombası


TÜRKER KARAPINAR - KEMAL GÖKTAŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddialarıyla başlatılan ve Genelkurmay'ın kozmik odalarında arama yapılmasının yolunu açan soruşturmaya ilişkin takipsizlik kararında çok çarpıcı ayrıntılar yer aldı. Kararda Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık'ın aramaya gelen savcıya izin vermediği, ardından mahkeme kararıyla gelen hakimin bilgisayar imajlarının yer aldığı 1.5 terabaytlık harddiski çıkarmasına da "fiilen" engel olduğu ortaya çıktı. Savcılığın, kozmik odadaki bilgisayarlardan alınan belgelerin yer aldığı bu harddiski Genelkurkmay'ın mahkemeye yaptığı itirazlar sonucu 3 yıl boyunca alamadığı, ancak 2013 yılında mahkeme kararı çıkararak alabildiği anlaşıldı. Hakim Kayan'ın mühürlediği ve 3 yıl mühürlü kalan 16 nolu kozmik odada 2013 yılında Genelkurmay Adli Müşavirliği'nin "daveti" üzerine ikinci kez arama yapıldığı da yine takipsizlik kararında yer aldı. 2010 yılında harddiskin çıkmasına önce fiilen engel olan, ardından mahkeme kararıyla emaneten "Genelkurmay'da tutulmasını" sağlayan askeri yetkililerin 2013'de harddiskin alınmasına itiraz etmemeleri ve kozmik odada ikinci kez arama yapılmasını talep eden bir yazı yazmaları dikkat çekti. Savcılığın 9 ay elinde tuttuğu harddiski, 25 Aralık soruşturmasından 2 gün sonra bilirkişiye vermesi ve hardiskle ilgili bilirkişi raporunu hazırlayan TÜBİTAK bilirkişisinin önceki gün "yanlı rapor" hazırladığı iddiasıyla görevden alınan 8 uzman arasında yer alması da dikkat çekti. Takipsizlik kararında Arınç'ı takip ettiği ileri sürülen askerlerin aslında Albay Baki Kaya'yı takip ettikleri de belirtilirken Kaya'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a oldukça yakın olan yazar Nuri Pakdil'in evine gittiği için takip edildiğine ilişkin bilgiler de yer aldı.

12 Mart 2015 Perşembe

Anayasa Mahkemesi fahiş hatada ısrarcı


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi (AYM) 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasına ilişkin yayın yasağına karşı yapılan bireysel başvuruda "iki fahiş hata" yapıldığına ilişkin haberle ilgili açıklama yaptı. AYM, sayımda hata yapılarak 7'ye karşı 9 oyla kabul edilebilir bulunmasına rağmen tersine 7'ye karşı 9 oyla "kabul edilemez" bulunduğu yönündeki iddiayı "oylama çizelgesi" ile savundu. AYM, gazeteci Adnan Keskin'in milletvekili Adnan Keskin ile karıştırıldığını ise kabul etti, ancak bunun sonuca etkili olmadığını ileri sürdü.

Kozmik oda soruşturması: 1.5 terabaytlık kontrgerilla belgeleri isimsiz, imzasız kopyalanmış



Seferberlik Bölge Başkanlığı'nın kozmik odasındaki belgelerin başlıkları ortaya çıktı. Devlet., "gerilla birlikleri" kuruyormuş

TÜRKER KARAPINAR / KEMAL GÖKTAŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast girişimi iddiası ile başlatılan "kozmik oda" soruşturmasında verdiği takipsizlik kararında çarpıcı ayrıntılan yer aldı. Takipsizlik kararında Genelkurmay Seferberlik Bölge Başkanlığı'ndaki kozmik odada yapılan aramada el konulan ve Genelkurmay'ın "devlet sırrı niteliğinde" olduğunu belirttiği 1.5 terabaytlık belgeleri içeren harddisklerin "bilirkişilere teslimi sırasında imajlarının alınması ile ilgili ve bu imaj alma işleminin kimler tarafında yapıldığı ile ilgili tutanak bulunmadığı" belirtildi. Takipsizlik kararında ayrıca 125 milyon word sayfasına denk gelen bir içeriğe sahip kozmik belgelerin bazı başlıklarına da yer verildi. Buna göre Seferberlik Bölge Başkanlığı'ndan alınan belgeler "Vali ve Belediye Başkanları, siyah personel, yeşil personel, turuncu personel, beyaz personel, yardımcı kuvvet olarak gösterilen çizelge, koruculardan faydalanma, halk, oy tabanındaki hareketlilik, partiler sistemi, tarikatlar, azınlıklar, yeni kurulması gereken gerilla birlikleri, grup ve bireysel gayri nizami harple ilgili yönergeler, rektörler" gibi başlıklarla tasniflendi. Takipsizlik kararında kozmik belgeleri içeren harddisklerin Genelkurmay Başkanlığı'na iade edildiği de belirtildi. Takipsizlik kararında, soruşturmayı başlatan telefon ihbarının da sahte olduğu, ihbar tutanağında belirtilen saatte herhangi bir telefon görüşmesinin yapılmadığı da belirtildi ve tutanağı tutan polis hakkında soruşturma açıldığı bilgisi verildi.

11 Mart 2015 Çarşamba

AYM'den 17-25 Aralık yayın yasağı başvurusunda iki fahiş hata


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarıyla ilgili TBMM Soruşturma Komisyonu'nun verdiği "yayın yasağına" karşı 2 akademisyen ve 2 gazetecinin yaptığı başvuruda skandala imza attığı ortaya çıktı. AYM kararının sonuç kısmında başvurunun gazetecilerin "doğrudan mağdur" olmadığı gerekçesiyle kişi bakımından 7'ye karşı 9 oyla yetkisizlik kararıyla reddedildiği belirtildi. Ancak karar okunduğunda başvurunun tam tersi şekilde 9'a karşı 7 oyla kabul edilebilir bulunduğu anlaşıldı. AYM'nin ayrıca gazeteci Adnan Keskin'i, CHP milletvekili Adnan Keskin'le karıştırdığı da anlaşıldı. Başvurucuların avukatı Onur Can Keskin, AYM'ye "kararın düzeltilmesi" talebiyle bir dilekçe verdi. Dilekçede yapılan hatalar için hukuk fakültelerinde sıklıkla kullanılan "fahiş hata" ifadesi kullanılarak kabul edilemezlik kararının kaldırılması ve esastan inceleme yapılması istendi.

9 Mart 2015 Pazartesi

Erkek yargının kadınla savaşı


KEMAL GÖKTAŞ

Türkiye, kadınlara karşı şiddetin giderek tırmandığı bir ortamda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyor. Kadının uğradığı şiddetin boyutlarının her geçen gün katlanarak artması sosyal, toplumsal, ekonomik ve siyasal alanda maruz kaldığı ayrımcılıkların önlenmesi mücadelesini gölgede bırakıyor. Kadına karşı şiddette koruma yükümlülüğünü yeterince yerine getirmeyen devletin yargısı da kadına yönelik şiddete yönelik yüksek toleransı nedeniyle işlenen suçların cezasız kalmasına neden oluyor. Yargının tutumunu özetleyen çarpıcı örnekler şöyle:

7 Mart 2015 Cumartesi

Mahkeme çocuk tecavüzüne 16 yıl hapis çok dedi, AYM'ye başvurdu!


KEMAL GÖKTAŞ

Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi, çocuklara tecavüz suçunu düzenleyen maddede öngörülen 16 - 24 yıl arası hapis cezası verilmesine ilişkin hükmün iptal edilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi'nin ilyk incelemede eksiklik bulmayarak esastan görüşmeye kaarr verdiği başvuru kabul edilirse çocuk tecavüzcülerine verilecek ceza 8 - 15 yıl arası hapis olacak. Mahkemenin iptal başvurusunda özellikle Doğu ve Güneydoğu'daki çocuk yaştaki evlilikleri gerekçe göstermesi ise dikkat çekti.

İki duble rakıya 2 yıl hapse AYM vizesi


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, 2013 yılında yapılan değişiklikle 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücülere 2 yıla kadar hapis cezası verilmesine ilişkin hükmün iptal edilmesi istemini reddetti. Böylece genel olarak iki duble rakıya denk gelen ölçüde alkol alarak direksiyon başına geçen kişi, hiçbir kazaya karışmamış olsa bile 2 yıla kadar hapis cezası almaya devam edecek.

Yargıtay'ın maganda kararı ve "Gezi cinayetleri"


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay düğünde havaya ateş ederken tutukluk yapan silahı kontrol ettiği sırada silahın ateş alması sonucu karşısındaki sandalyede oturan bir kişinin ölümüne neden olan 17 yaşındaki çocuğa "bilinçli taksirle" öldürme suçundan verilen 5 yıl hapis cezasını bozdu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığa 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası öngörülen "olası kastla" öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğine hükmetti. Genel Kurul'un emsal niteliğindeki kararında tutukluk yapan tabancadan yapılan atışa dahi olası kastla öldürme suçundan ceza verilmesine karar vermesi akıllara Gezi eylemlerinde polislerin yargılandığı davaları getirdi. Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert'e ateş ederek ölümlerine neden olan iki polis için de "kasten öldürme" yerine "olası kastla öldürme" suçundan ceza istenmişti, Sarısülük ve Cömert davasında müdahil avukatları "kasten" öldürmeden ceza verilmesini istiyor.

5 Mart 2015 Perşembe

AYM seçimden sonra barajı "esastan" görüşebilir


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, 7 Haziran seçimlerinden önce tansiyonu yükselten yüzde 10'luk seçim barajı ile ilgili başvuruları reddetme gerekçesini açıkladı. Kanunlara karşı doğrudan bireysel başvuru yoluna gidilemeyeceği vurgulanan karardaki "Yasama işleminin uygulanması mahiyetindeki işlem, eylem ve ihmallere karşı bireysel başvuru yapılabilir" ifadesi, baraj altında kalan partilerin seçimden sonra AYM'ye başvurabileceği şeklinde yorumlandı. Karar, yargı kulislerinde AYM'nin seçimden sonra barajla ilgili başvurularda "ihlal" sonucuna varması halinde ne olacağına ilişkin çeşitli senaryolarının konuşulmasına neden oldu.

3 Mart 2015 Salı

Yargıtay'da değişmeyen nakarat: "Töre" cinayetine "namus" indirimi


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yeğeninin sevgilisini, çıkan bir dedikodu üzerine vurarak öldüren sanığa "töre" saiki ile öldürme suçundan verilen cezayı çok bularak bozdu. Daire, "töre" ve "namus" cinayetlerinin farklı olduğunu savunduğu kararıyla sanığa daha az ceza öngören "kasten öldürme" suçundan ceza verilmesine hükmetti. Yargıtay kararındaki gerekçelere göre "sırf kişilerin subjektif namus anlayışından kaynaklanan kıskançlık, cinsel arzu ve isteklere karşılık alamamak, kınamak, hoşlanmamak, tasvip etmemek, söz geçirememekten kaynaklanan" öldürme fiilleri, namus cinayeti sayılarak "töre" cinayetlerinden daha az ceza verilecek.

Cezaevindeki tecavüzde "koğuş mümesselliği" skandalı


ÖNDER YILMAZ, KEMAL GÖKTAŞ Milliyet

Başbakanlık İnsan Hakları Kurumu'nun, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki cinsel saldırı ve şiddet iddialarına ilişkin hazırladığı rapor, aynı cezaevinde başka bir cinsel saldırı olayının daha gerçekleştiğini ve tecavüzle suçlanan koğuş mümessilinin sevk edildiği cezaevinde de yine koğuş mümessili yapıldığını ortaya çıkardı. Başbakanlık İnsan Hakları Kurumu raporunda, cinsel saldırıların koğuş mümessili olarak adlandırılan, "koğuş ağalığıyla" doğrudan ilişkili olduğunu ve bu sistemin kaldırılması gerektiği ifade edildi. Raporda, 18 yaşındaki S.Ö'ye tecavüz ettiği iddia edilen 40 yaşındaki koğuş mümessili Z.Y'nin olayın ortaya çıkmasından sonra gönderildiği Isparta Cezaevi'nde yine gençlerden oluşan bir koğuşa konulduğu ve burada da koğuş mümessili yapıldığına dikkat çekilerek cezaevi idaresine sert eleştiriler yöneltildi. Raporda, cezaevlerinde genç mahkumların, ileri yaştakilerle birlikte kalmamaları gerektiği ve "gençlik koğuşları" oluşturulmasının zorunluluğuna dikkat çekildi.

24 Şubat 2015 Salı

Birtan Altınbaş'a işkence davasında anneye 24 yıl sonra "son veda" tazminatı*


 
KEMAL GÖKTAŞ

Danıştay, mahkemenin 1991 yılında işkencede öldürülen üniversite öğrencisi Birtan Altınbaş'ın annesi Nazmiye Altınbaş'a 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kararını, tazminat miktarını az bularak bozdu. Danıştay kararında, anne Altınbaş'a oğlunun komaya girerek hastaneye kaldırıldığına ilişkin bilgi verilmediği, oğlunun ölüm haberini de iki gün sonra evine gelen polislerden öğrendiği ve cenazesinin de bu sırada teslim edildiği anlatılarak bu durumun davalı İçişleri Bakanlığı'nın kusurunu artırdığı belirtildi. Davacının talebi doğrultusunda 100 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar veren Danıştay 10. Dairesi, 30 bin TL maddi tazminatı ise yeterli buldu.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Laik eğitim talebine "dini aşağılama" soruşturmasında sürpriz karar


KEMAL GÖKTAŞ

Artvin'de laik-bilimsel eğitim talebiyle dağıttıkları bildiri nedeniyle "dini değerleri aşağılamak" suçundan gözaltına alınıp tutuklanmaları istenen 4 öğretmen hakkındaki soruşturma, savcının değişmesinin ardından "takipsizlik" kararı ile sonuçlandı. Kararda AİHM içtihatlarına atıf yapılarak "hakaret, zarar verecek söylem ve saygısızlık içermedikçe dine yöneltilen eleştirilere ceza verilmemesi gerektiğini, aksi takdirde dinler hakkında alışılagelen fikirler dışında düşünceleri olan kişilerin düşüncelerini açıklamaktan vazgeçebileceklerini" vurgulandı. Kararda ayrıca "Türk milletinin benimsediği İslam Dini" ve "İslam Dinine göre kutsal sayılan dini değerler olarak Allah (c.c), Hazreti Muhammed (s.a.v.), Kur'an-ı Kerim sayılabilir" ifadelerinin yer alması da dikkat çekti. Kararda, öğretmenlerin bildirideki "hurafe" sözcüğü nedeniyle "dini değerleri aşağıladıkları" iddiasıyla tutuklanmalarını isteyen savcı Yusuf Bahadır Özay'ın yerine savcı Nusret Alper Pazarcıklı'nın imzası yer aldı. Özay hakkında sorgu sırasında öğretmenlere "Kuran'a inanmıyor musunuz?" dediği iddiasıyla HSYK'ya suç duyurusunda bulunulmuştu.

18 Şubat 2015 Çarşamba

Bir varmış, bir yokmuş: DGM, özel yetkili, TMK mahkemeleri derken sıra "ihtisas" mahkemelerinde



KEMAL GÖKTAŞ

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 1. Dairesi, yapılan kanun değişikilği doğrultusunda, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak "ihtisaslaşma" adı altında bazı mahkemeleri görevlendirdi. İhtisaslaşma ile "özel yetkili mahkemelerin yeniden getirildiği" eleştirilere yanıt verilen HSYK kararı ile birden çok ağır ceza mahkemelerinin olduğu yerlerde "terör" suçlarına ayrı bir mahkeme bakacak.

17 Şubat 2015 Salı

İçişleri Gezi savunmalarını otomatiğe bağladı


KEMAL GÖKTAŞ

İçişleri Bakanlığı'nın Gezi eylemlerinde yaralananların açtığı tüm tazminat davalarında mahkemelere birebir aynı savunma metnini kes-yapıştır yöntemiyle oluşturarak gönderdiği ve davacıları "makul davranmayarak olayların merkezine doğru gitmekle suçladığı" ortaya çıktı. Bakanlık, Gezi eylemleri sırasında gaz fişeğinin isabet etmesi nedeniyle bir gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya'nın açtığı tazminat davasına da diğer tazminat davalarında gönderdiği savunmayla küçük farklılıklar dışında birebir aynı bir savunma metni gönderdi. Bakanlığın, her olayın özelliğini ve iddiaları göz ardı ederek "otomotiğe" bağladığı bu savunmada "davacının aktif olarak eylemcilerin arasında yer güvenlik güçlerine direniş göstermediği kabul edilse dahi her makul insanın alacağı tedbiri almadan, olayların merkezine doğru gittiği açıktır" ifadeleri yer aldı.

16 Şubat 2015 Pazartesi

İşte Roboski'de katliamın belgesi: Sadece Aygün Eker değil, diğer subaylar da uyarmış


Roboski sırlarını ortaya çıkaran "ceride"ye Milliyet ulaştı

"Bölge kaçakçılık faaliyeti kapsamında kullanılan bir bölge"

İstihbarat Komutanı Eker'in Genelkurmay'a "Grup kaçakçı olabilir" dediği kayıtlara geçmiş

Yardıma giden köylülere de "Terörist olabilirler" denilmiş

KEMAL GÖKTAŞ

Şırnak'ın Uludere ilçesi Ortasu Köyü'nde (Roboski) çoğunluğu çocuk 34 kişinin uçak bombardımanıyla öldürülmesiyle ilgili olayda 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Aygün Eker'in askeri savcılık ifadesindeki "Kaçakçı olabilecekleri konusunda uyardığı" yönündeki ifadeleri doğrulayan çok önemli bir belge ortaya çıktı. Milliyet'in ulaştığı Uludere olayının perde arkasını aydınlatabilecek nitelikteki 2. Ordu Komutanlığı Görüntü İzleme Merkezi (GİM) ceridesinde, (Günlük KH. Ceridesi ve Nöbetçi Subay Vukuat Defteri) 28 Aralık 2011'de yaşananlar dakika dakika kaydedildi. Ceridenin en önemli kayıtlarından biri Eker'in Genelkurmay Başkanlığı'na görüntülerdeki kişilerin "kaçakçı olabileceği" ihtimalini söylediğine ilişkin bilgi oldu. Ancak ceride, sadece Eker'in değil 2. Ordu'daki diğer komutanların da görüntülerdeki kişilerin "kaçakçı olabileceklerine" ilişkin ihtimali hatırlatarak üstlerini uyardığına ilişkin başka kayıtlar da yer aldı. Buna göre 2. Ordu Harikat Kurmay Yarbaşkanı Tuğgeneral Halil Erkek, görüntülenen kişileri "terörist" olarak değerlendiren ve topçu atışı yapılmasını isteyen Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük'e "Bölgenin kaçakçı bölgesi olduğunu ve atış kararının yeniden değerlendirilmesini" istedi. Hava harekatından 2.5 saat önce gerçekleşen bu görüşmeye rağmen önce topçu atışına karar verildiği, ancak daha sonra bundan vazgeçilerek hava harekatına karar verildiği ceride kayıtlarında yer aldı. Ceridedeki kayıtlarda ayrıca bombardımandan sonra yardıma giden köylüler için de "terörist olabilecekleri" şeklinde bir değerlendirme yapıldığı bilgisi de yer aldı.

15 Şubat 2015 Pazar

"Kaçınılmaz hata" denilen Roboski'de İstihbarat Başkanı'ndan sürpriz ifade: Kaçakçı olduklarını söyledim


"Hava harekatı kararı üzerine 2. Ordu Komutanı'na 'Karar yanlış, sonuçları vahim olur" dedim"

"Hava harekatı yapılacağı bilgisi geldikten sonra Ordu Komutanı evden karargaha geldi"

"Ordu Komutanlığı'nın kanaati ile hava harekatını planlayanların kanaati arasında çelişki vardı"

 

KEMAL GÖKTAŞ

Şırnak'ın Uludere ilçesinde (Roboski) çoğunluğu çocuk 34 kişinin savaş uçaklarınca bombalanarak öldürülmesi ile ilgili olarak soruşturma "kaçınılmaz hata" gerekçesiyle kapatılırken dönemin 2. Ordu Komutanlığı İstahbarat Başkanı Albay Aygün Eker'in ifadesinde grubun "kaçakçı olduğu" yönündeki değerlendirmelerini üstleriyle paylaştığı ortaya çıktı. Eker'in Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'na verdiği ifadede İHA'ların (insansız hava araçları) geçtiği görüntülerdeki kişilerin "kaçakçı olduğunu, ancak yanlarında terörist veya teröristlere ait malzeme olabileceği" yönünde bir değerlendirme yaptığını, 2. Ordu'nun da son ana kadar grubu sınırı geçtikten sonra yakalamak için hazırlık yaptığını söyledi. Eker, Genelkurmay'ın 2. Ordu Komutanlığı'na danışmadan hava harekatına karar verdiğini, oysa çok istisnai durumlar dışında 2. Ordu'ya danışılmadan hava harekatı düzenlenmediğini de söyledi. Eker, Roboski olayından sonra çok tartışılan ABD predatörü ile ilgili de bilgi verdi ve predatörün bölgeden geçtiği görüntülerin "kalitesiz olduğunu" söyledi. Genelkurmay'ın hava harekatına karar verildiğini 2. Ordu Komutanlığı'na iletmesinden sonra 2. Ordu Komutanı Servet Yörük'e kararın yanlış olduğunu ve sonuçlarının vahim olacağını söylediğini belirten Albay Eker, Ordu Komutanının "Genelkurmayın elinde kesin bilgiler olmaması halinde bu kararı vermeyeceğini" söylediğini anlattı.

13 Şubat 2015 Cuma

Ali İsmail Korkmaz'da gerekçe: "Öldürmek için aralarında husumet yok"


KEMAL GÖKTAŞ

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesine ilişkin davada sanık polis ve sivil saldırganlara "yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan verdiği tartışmalı kararın gerekçelerini açıkladı. Mahkeme iki polis ve dört sivile neden "kasten öldürme" suçundan değil, "yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan ceza verdiğini "Olayın seyri, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, engel olmadığı halde eylemlerini sürdürmeyip son vermiş olmaları" gerekçeleriyle açıkladı. Yani mahkeme sanıkların Ali İsmail Korkmaz'la aralarında geçmişten gelen bir husumet bulunmamasını ve Korkmaz'ı dövdükten sonra geri çekilmiş olmalarını "öldürme" suçunun olmadığına dayanak olarak gösterdi. Sanıkların "yaralama" kastıyla vurdukları ancak Ali İsmail Korkmaz'ın "beyin kanamasını oluşumunu kolaylaştırıcı ve kanamayı artırıcı kalp ilaçları kullanmasının ölümünde etkili olduğu" savunulan kararda, sanıklar arasında Korkmaz’ın dövülmesi öncesinde herhangi bir fikir ve eylem birliğinin olup olmadığının belirlenemediği de ileri sürüldü. Buna rağmen kararda, polislerin “zaten yakalama veya gözaltına alma değil, yaralama amacıyla hareket ettikleri” vurgulandı.

12 Şubat 2015 Perşembe

Karakolda kadına işkence davasında "heyet" sıkıntısı


KEMAL GÖKTAŞ

İzmir'de Fevziye Cengiz isimli kadını karakolda feci şekilde dövdükleri için haklarında işkence davası açılan polislerin yargılandığı davada heyet değişikliği nedeniyle üst üste 4. kez erteleme kararı çıktı. 2011 yılındaki olayla ilgili olarak aradan geçen 3.5 yılda bitirilmeyen davada, son erteleme ile birlikte heyet değişikliği nedeniyle 1 yıl hiçbir işlem yapılmamış olacak.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Laik eğitim bildirisindeki "hurafe" ve "Ortaçağ" ifadelerine dini aşağılamadan tutuklama istendi


KEMAL GÖKTAŞ

Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı, "laik ve bilimsel eğitim" talebiyle 13 Şubat'ta (yarın) okul boykotu yapılmasına ilişkin el ilanı dağıtan 4 sendikacı öğretmeni kanunda tutuklama yasağı bulunan "dine hakaret" suçundan tutuklanması istemiyle hakimliğe sevk etti. Savcı el ilanında geçen "Çocuklarımızı okullara hurafeler öğrensin, körpe beyinleri korkularla çarpılsın, Ortaçağ tezgahlarından geçsinler diye değil, bilimsel düşünmeyi öğrensinler diye gönderiyoruz" ifadelerinin "dini aşağılama" olduğunu ileri sürdü. Savcının tutuklama talebini reddeden hakim ise, bu suça istenen cezanın 6 aydan 1 yıla kadar hapis olduğunu ve tutuklama yasağı kapsamında kaldığını belirtti.

Çiçekdağlı Haşim Kılıç'ın öyküsü: AYM'nin "ötekisi"ydi, kudretli başkanı oldu


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin yarım asrı aşan tarihinde başkanlık yapanlar arasında en farklı hikaye kuşkusuz Haşim Kılıç'a aittir. Kırşehir Çiçekdağı doğumlu olan Kılıç, 1990 yılında 40 yaşında iken dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından AYM üyeliğine seçildiğinde, en genç üyelerden biri olmuştu. Sayıştay üyesi iken Anayasa Mahkemesi üyeliğine getirilen Kılıç, siyasal İslam kökleri nedeniyle basının sürekli gündeminde oldu. İlk seçildiğinde evine günah olduğu için televizyon almadığı haberleri yapıldı. Eşinin başörtülü olması da özellikle 28 Şubat döneminde sürekli yazılan bir konuydu. Öyle ki Kılıç, bir resepsiyona birlikte geldiği eşinin başörtülü fotoğraf vermemesi için otelin garaj kapısından çıktığında gazeteler ertesi gün "Kılıç'ın eşini garaj kapısından kaçırdığını" yazıyordu. Dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın, bir ev ziyaretinde kendisini gören Kılıç'ın eşinin "başını halının altına sokmaya çalıştığı" yönündeki sözleri ise Başsavcı ile Kılıç'ı davalık bile etmişti.

6 Şubat 2015 Cuma

Emniyetten liste skandalı: Yok denilen polisler orada, raporlu denilen gaz fişeği atıyor!



 
KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul’daki Gezi eylemleri sırasında gaz fişeğiyle gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya’nın yaralanmasına ilişkin görüntüleri inceleyen bilirkişiler, biber gazı silahı (ZET) kullanmış iki polisin Emniyet'ten savcılığa gönderilen şüpheliler listesinde yer almadığı ortaya çıktı. Görüntüleri inceleyen bilirkişiyer ayrıca Sarıkaya’nın gözünü kaybetmesine yaralanmasına yol açan fişeğin 5 kişilik ZET timi tarafından atılmış olabileceğini belirtti.

4 Şubat 2015 Çarşamba

Memleket demokrasisinin sınırlarını belirleyecek 12 kişi seçildi


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, Yargı Paketi ile öngörülen yeni yargı düzeninin son halkasını da tamamladı ve Yargıtay üyelerinin görev yapacakları yeni daireleri belirledi. Ergenekon, Balyoz, KCK ve diğer örgüt davalarına bakmakla görevlendirilen 16. Ceza Dairesi, ortak özellikleri "milliyetçi" olan Yargıda Birlik Platformu üyelerinden oluştu.

Yüksek yargıda seçim kulisleri... "Üçüncü gücün" yönetimi haftaya belli oluyor


KEMAL GÖKTAŞ

Türkiye, Haziran'da yapılacak genel seçimlerle yasama ve yürütme organını belirlemeye hazırlanırken devletin temel üç kuvvetinden biri olan yargının yönetimi de önümüzdeki bir hafta içinde şekillenmiş olacak.

Doktorun "hafta sonu planlarını bozmama" isteği bir cana mal oldu iddiası



KEMAL GÖKTAŞ

Trombosit düşüklüğü teşhisiyle acil servise başvuran avukat Zehra Hüma Ozan'ı derhal tedavi edileceği ekipmana sahip bir hastaneye nakletmek yerine bekleten ve gerekli tedavileri yapmayan 3 doktor hakkında "taksirle öldürme" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu'nun da kusurlu bularak para ve meslekten geçici alıkoyma cezaları verdiği 3 doktorun tedaviyi geciktirme süreci ile ilgili çarpıcı iddialar da gündeme getirildi. Hasta avukatın doktor kardeşinin de yanında olmasına ve tedaviye başlaması için ısrar etmesine rağmen doktorların tedaviye geç başlaması nedeniyle ölümün meydana geldiği olayda avukat Turgut Kazan, Prof. Dr. Mutlu Arat'ın, hastayı hafta sonu hastanede tutmasını "Herhalde hafta sonu planlarını bozmak istemedi" diye yorumlarken hemşirenin 3 kez tahlil sonuçlarını bildirmek için aradığı bir başka doktor ise her seferinde telefonu meşgule düşürdü ve geri aramadı. Bir süre önce de avukat Duygu Alçıcı'nın doğum yaptıktan sonra trombosit değerleri düşmesine rağmen tedaviye hemen başlanmaması nedeniyle hayatını kaybettiği iddia edilmişti.

3 Şubat 2015 Salı

Kamu görevlilerinin yargılanmasında "reddi hakim" krizi


KEMAL GÖKTAŞ

Danıştay, üst düzey kamu görevlileri hakkındaki soruşturma izni talepleri ile ilgili nihai kararları veren 1. Daire'de reddi hakim talebinde bulunulamayacağını bildirdi. Danıştay, Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağoğlu'nun davalık olduğu Danıştay 1. Daire üyesi Galip Tuncay Tutar'ın sendikanın tüzel kişiliği ile ilgili başvurusuna ilişkin karar veren heyette yer almasının kanuna uygun olduğunu bildirdi. Karara tepki gösteren Eminağaoğlu ise "Bu karara göre Danıştay 1. Dairesinde görevli biri kendisinin, eşinin, ailesinin, babasının bile davasına bakabilir sonucu çıkıyor" dedi.

 

HDP barajı nasıl aşar?


KEMAL GÖKTAŞ

HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak seçime giren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın aldığı oylara ilişkin analizinde, HDP'nin oy artışını "Türk" seçmenlerdeki değil yine "Kürt" seçmenlerdeki artışa borçlu olduğunu, yüzde 10 barajında da yine başta metropollerde yaşayanlar olmak üzere Kürt seçmenlerin davranışının etkili olacağını ortaya çıkarıyor. HDP'nin de bu gerçeği göz önünde bulundurarak Demirtaş başta olmak üzere Kürt siyasetinin etkili isimlerini İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde aday göstermeyi tartıştığı belirtiliyor.

2 Şubat 2015 Pazartesi

Grev ertelemeye Danıştay'da dava


Hukukta Sol Tavır Derneği, metal grevinin ertelenmesini Danıştay'a taşıdı

KEMAL GÖKTAŞ

Hukukta Sol Tavır Derneği, Bakanlar Kurulu'nun metal işçilerinin grevini erteleme kararına karşı Danıştay'da dava açtı. Dernek adına başkan, eski Anayasa Mahkemesi raportörü Ali Rıza Aydın tarafından verilen dilekçede “Birleşik Metal İşçileri Sendikası tarafından uygulanmakta olan grevin, millî güvenliği bozucu nitelikte olduğu görüldüğünden 60 gün süreyle ertelenmesi” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi istendi.

1 Şubat 2015 Pazar

Haksız tahrik indirimine "kötü muamele" engeli

Eşine kötü muamele eden koca "boynuzladım" diyen eşini öldürdü, Yargıtay "Haksız tahrik yok" dedi

KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, "Seni boynuzladım" diyen eşini öldüren kocaya yapılan haksız tahrik indirimini, eşine daha önce "kötü muamelede" bulunduğu gerekçesiyle bozdu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararında, sanık kocanın maktule karşı, 6 yaralama, 5 Ailenin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet, 3  hakaret, birer defa da kötü muamele, çocuğun kaçırılıp alıkonulması ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile davalar açıldığına ve 4 kez mahkumiyet kararı verildiğine dikkat çekilerek "Haksız tahrikte dengenin, uzunca bir süredir maktuleye karşı haksız bir zeminde bulunan sanık lehine bozulmadığı kabul edilmelidir" denildi. Genel Kurul, yerel mahkemenin maktul kadının da kocasına karşı yaralama ve hakaret suçlarından dava açıldığını belirterek haksız tahrik indirimi yapmasını yerinde bulmadı. Karar doğrultusunda sanık kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilecek.

30 Ocak 2015 Cuma

Cömert davası basına, izleyiciye kapalı, 10 akrabaya açık



Mahkemeden "izleyicisiz, gazetecisiz" duruşma kararı

Cömert duruşmasına sadece şüpheli ve müştekinin 5'er yakını alınacak

KEMAL GÖKTAŞ

Gezi eylemleri sırasında Hatay'da başına atılan gaz fişeği ile hayatını kaybeden Abdullah Cömert'le ilgili davada mahkeme çok ilginç bir karar verdi. Mahkeme, duruşma salonunun kapasitesini ve avukat sayısının çokluğunu gerekçe göstererek şüpheli polis Ahmet Kuş ve Abdullah Cömert'in ailelerinden 5'er kişi dışında izleyici alınmamasına karar verdi. Duruşmaya "diğer izleyici ve gazetecilerin alınıp alınmaması" konusunda ise mahkeme başkanının değerlendirme yapacağı belirtildi. Bu durumda yer sorunu bahanesiyle duruşmanın gazetecilere kapatılması da gündeme geldi.

27 Ocak 2015 Salı

Keşke hiç sevmeseydik Ali İsmail’i…


Bir insanı severseniz, en çok bakışını ve gülüşünü seversiniz. Biz de öyle sevdik Ali İsmail’i, keşke hiç sevmeseydik. Gözleri ve gülüşüyle dokundu yüreğimizin her bir hücresine. Ah keşke görmeseydik, bilmeseydik, böyle güzel gülüşlü böyle güzel bakışlı bir genç çocuk olduğunu Emel annenin oğlu Ali İsmail’in.

Turgut Kazan "Ergenekon" şüphelisi olarak ifade verecek



KEMAL GÖKTAŞ

Oda TV soruşturmasında Ergenekon örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle telefonlarının dinlendiği ve takip edildiği ortaya çıkan İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, savcıya "Ergenokon şüphelisi" olarak ifade verecek.

26 Ocak 2015 Pazartesi

Yargıtay "bir kilo kıyma" davasında ikinci "baklava çalan çocuk" sendromuna izin vermedi

Yargıtay, çocuğun yoksulluğuna ve eti çaldığı yerin süpermarket olduğuna dikkat çekti


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin hapse mahkum ettiği marketten bir kilo et çalan çocuğa çarpıcı gerekçelerle ceza verilmemesi gerektiğine hükmetti. Genel Kurul'un kararında çocuğun iki arkadaşı ile birlikte semt pazarından sebze aldıktan sonra gittikleri süpermarkette, evde pişirip yeme amacıyla değeri 27,28 lira olan et ve kıyma çaldığına dikkat çekilerek "Anne ve babası ayrı olup üvey babası ile yaşayan, herhangi bir geliri olmayan, eğitim hayatı yarım kalmış ve sabıkasız olan sanığın büyük bir süpermarket işleticisi olan şikayetçi aleyhine birer kilogram kıyma ve et almak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminde" ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi istendi.


AYM'den Abdullah Cömert başvurusunda dava nakillerine vize veren karar


AYM'den Abdullah Cömert davası kararı:
"Dava nakli adaleten sağlanmasına engel değil"


KEMAL GÖKTAŞ Ankara

Anayasa Mahkemesi, Gezi eylemleri sırasında Hatay'da gaz fişeği ile öldürülen Abdullah Cömert'le ilglii davanın Balıkesir'e nakledilmesine karşı yapılan başvuruyu "başvuru yollarının tükenmediği" gerekçesiyle kabul edilemez bularak reddetti. AYM'nin kararında iç hukuk yollarının tüketilmediği ifade edilmesine rağmen Yargıtay'ın davanın başka bir şehre nakline ilişkin kararlarına itiraz yolu bulunmuyor.

Savcı Ali İsmail Korkmaz davasında "temyize gideceğim" dilekçesi verdi

KEMAL GÖKTAŞ

Ali İsmail Korkmaz davasında savcı Mehmet Kalkan'ın, mahkemeye sunduğu ve kararı temyize götüreceklerini belirten yazısı UYAP kayıtlarına girdi. Savcı Kalkan, hukuk literatüründe "süre tutum" dilekçesi adı verilen yazısında mahkemenin gerekçeli kararını tebliğ etmesinden sonra temyiz dilekçesini sunacağını belirtti. Savcı, temyizi "esas hakkındaki görüşüne" uygun olarak yapacağını belirterek dilekçenin içeriğine ilişkin de önemli bir ipucu verdi. Buna göre savcı Kalkan, sadece 10 yıl 10 ay ceza verilen polis memuru Mevlüt Saldoğan'a müebbet verilmesi ile beraat eden Ebubekir Harlar'a da ceza verilmesi için temyize gidecek. Düşük ceza alan diğer sanıklar ile beraat eden 2 polis içinse temyiz yolu görünmüyor.

25 Ocak 2015 Pazar

Yargının "yaralama" işkencesi

İşkenceyi cezasız bırakmanın formülü: "Yaralama"

Yargıtay içtihatlarına rağmen işkence değil yaralamadan ceza veriliyor

KEMAL GÖKTAŞ

Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz davasında sanıklara "yaralama sonucu ölüme neden olmak" suçundan ceza verilmesi tartışılmaya devam ediyor. Korkmaz davasında olduğu gibi birçok davada savcılıklar ve mahkemeler, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına rağmen işkenceye giren bir çok fiili "yaralama" kapsamına alarak işkencenin cezasız kalmasının önünü açıyor.

12 Eylül protestosuna 6 yıl hapis istemi




KEMAL GÖKTAŞ

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, 35 kişi hakkında 12 Eylül'ün yıldönümünde yaptıkları protesto gösterisi nedeniyle 1.5 yıldan 3 yıla,  bu kişilerden polise taş ya da sapanla misket attığı iddia edilen 10 kişiye ise 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

23 Ocak 2015 Cuma

Ali İsmail Korkmaz davasında mahkemenin vahim gerekçeleri



KEMAL GÖKTAŞ 

Ali İsmail Korkmaz'ın Gezi eylemleri sırasında Eskişehir'de öldürülmesi ile ilgili davada sanıklara verilen düşük cezaların gerekçelerinin vahim nitelikte olduğu ortaya çıktı. Kısa karara göre mahkeme sanıklara alt sınırdan ceza verme gerekçesini "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen sonucun ağırlığı" olarak açıkladı. Ayrıca sanıklara verilen cezalardan yapılan takdirini indirimin de "iyi hal indirimi" olmadığı, mahkemenin cezaların sanıkların "gelecekleri üzerindeki olası etkilerini" göz önüne alarak 6'da 1 oranında indirdiği anlaşıldı. Mahkeme, tıpkı polisler gibi "yaralama sonucu ölüme neden olmak" suçundan ceza verdiği sivil saldırganlara, polislerden 4 yıl daha düşük ceza vermesinin nedenini de ilginç bir gerekçeye dayandırdı. Mahkeme cezalar arasındaki farkı sanık polislerin Korkmaz'ı "kemik kırığına neden olacak" şekilde dövdükleri, sivil saldırganların ise kemik kırığına neden olmadıklarını belirterek açıkladı.

Ali İsmail'in kafasına tekme atan polis tahliye istedi


KEMAL GÖKTAŞ

Ali İsmail Korkmaz'ın Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülmesi davasında biri 10 yıl 10 ay, biri de 10 yıl hapis cezası alan iki sanık polis, kararı temyiz etmek için mahkemeye dilekçe verdi. Ali İsmail Korkmaz'ın kafasına tekme atan polis memuru Mevlüt Saldoğan, ayrıca tahliye talebinde de bulundu.

Twitter'ı açtıran hocalar takipte: Twitter'a "ABD'de dava açarız" ihtarı


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları başvurularla Türkiye'deki Twitter ve Youtube üzerindeki yasakları kaldıran Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ile Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, şimdi de bazı hesapları kapatan Twitter'a ihtar çekti. Twitter'ın hem ABD'deki merkezine hem de Türkiye'deki avukatına gönderilen ihtarda "Ülke bazlı içerik gizleme politikası dahil, tüm engellemelere son vermenizi, aksi halde Türkiye'de ve ABD'de tüm yasal yollara başvurmaktan geri durmayacağımızı ihtar ederiz" denildi.

22 Ocak 2015 Perşembe

Ali İsmail Korkmaz'da beraat skandalı: Delil görüntüleri silip beraat ettiler


KEMAL GÖKTAŞ

Ali İsmail Korkmaz cinayetinde mahkemenin Korkmaz'ı linç ederek öldüren sanıkları "yaralama" suçundan cezalandırmasına tepkiler sürerken beraat eden iki polisle ilgili çarpıcı detaylar gündeme geldi. Ali İsmail Korkmaz'ı, kafasına da darbe aldığı fırının önündeki dayaktan önce ve sonra dövdükleri iddia edilen iki polisten Hüseyin Engin'in son dayağa ilişkin Beşik Otel'in güvenlik kameralarının çektiği görüntüleri sildirdiği TÜBİTAK raporuyla ortaya konulmuştu. Delilleri gizlemek suçundan soruşturulan ancak "Sanığın kendi işlediği suçun delillerini karartması ayrıca suç oluşturmaz" denilerek hakkında dava açılmayan polis memuru Engin'in görüntüleri silmesi nedeniyle "delil yetersizliğinden" beraat etmesi dikkat çekti. Müdahil avukatların Korkmaz'ı fırınının önündeki dayaktan önce de dövdüğüne ilişkin görüntüler olduğunu belirttikleri Engin, diğer beraat eden polis Şaban Gökpınar'la birlikte, aynı gün başka bir üniversite öğrencesini dövdüklerine ilişkin davadan da suçun yine yaralama kapsamına alınmasıyla kurtuldular.

Bakanlıktan Roboski için "Tazminat teklif edildi" savunması



KEMAL GÖKTAŞ


Adalet Bakanlığı'nın, Anayasa Mahkemesi'ne Uludere'de (Roboski) bombardıman sonucu öldürülen mağdur ailelerinin yaptığı bireysel başvuruya ilişkin gönderdiği görüşte ailelerin kabul etmediği tazminatın "mağduriyeti giderme amaçlı" olduğu ve bu nedenle başvurunun kabul edilebilirliği açısından dikkate alınması gerektiği savunuldu. Bakanlığın bireysel başvurunun reddi yönündeki görüşünü, Genelkurmay Başkanlığı'ndan başvuru ile ilgili Adalet Bakanlığı'na 2 hafta önce gönderdiği yazı ile askeri savcılık ve askeri mahkemenin kararlarına dayandırılması dikkat çekti. Bakanlık, Genelkurmay'ın yazısına dayanarak olayda öldürülen 6 kişinin PKK üyesi olduğuna dair bir örgüt mensubu ile yapılan "mülakata" ilişkin bilgilere de yer verdiği görüşünde olay "kaçınılmaz hata" olarak nitelendirildi.


Yargının polise adaleti başka

İntihara eğilimli psikiyatri hastası eşinin göreceği yere tabanca bırakan polise "mağdur" indirimi


KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, depresyonda olan ve daha önce iki kez yine evdeki tabancayla intihara teşebbüs eden, olay günü de psikiyatrik tedavide hastaneye yatma teklifini reddeden eşinin görebileceği yere tabancasını ve şarjörünü bırakan polis memuruna eşinin bu tabancayla intihar etmesi üzerine verilen cezanın 6'da 5'ine kadarının "eşinin ölümünden dolayı mağdur" olduğu gerekçesiyle indirilmesini istedi.

21 Ocak 2015 Çarşamba

Ali İsmail Korkmaz kararı: İşkenceyle öldürmeye "yaralama" cezası


KEMAL GÖKTAŞ

Ali İsmail Korkmaz davasında hukukçuların ihtimal vermek istemediği, ancak davanın başından beir hep en kötü ama en olası ihtimal olarak zihinlerin bir kenarında duran sonuç gerçekleşti. Mahkeme, Korkmaz'ın dövülerek öldürülmesini "yaralama" olarak değerlendirerek büyük tepki çekerken Yargıtay'ın "işkence" davalarındaki kriterlerini görmezden geldiği eleştirileri öne çıktı.

20 Ocak 2015 Salı

TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz'ın katil zanlısının "indirim" taktiğine savcıdan geçit yok


KEMAL GÖKTAŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TRT müzisyeni Hatice Kaçmaz'ı bıçaklayarak öldüren Orhan Munis hakkında "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı. Şüpheli Munis'in "Tasarlayarak öldürmedim, adaklık kurban kesmek için yanıma bıçak almıştım. Bana 'kendini de öldür, beni de öldür' dedi, küfür ve tehdit edince kendimi kaybettim" savunmalarını da yerinde bulmayarak herhangi bir indirim yapılmasını istemedi. Soruşturma sırasında Kaçmaz'ı öldüren bıçakla ilgili polis kriminal laboratuvarından alınan balistik raporda ise bıçağın kanundaki kriterlere göre yasak olmadığı belirtildi.

19 Ocak 2015 Pazartesi

AYM'den Ali İsmail Korkmaz anmasına ilişkin şaşırtıcı karar


KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, diğer başvurularda da uygulanması halinde yargının yol açtığı insan hakkı ihlallerini büyük ölçüde yaptırımsız bırakacak tartışmalı bir karara imza attı. Gezi eylemlerinde öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ı anmak için yapılan basın açıklamasına katılan Rıza Gökcen Erus’a “yolu trafiğe kapatmak” iddiasıyla verilen 343 TL trafik cezasını ilişkin başvuruyu reddeden AYM Komisyonu'nun kararında, mahkemenin verdiği kararın AYM tarafından denetlenmesi imkanı olmadığı savunuldu. Başvuruyu "kabul edilemez" bulan karara tepki gösteren başvurucunun avukatı Pınar Çelik Arpacı, AYM’nin bu kararıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı başta olmak üzere birçok temel insan hakkını korumasız bıraktığını kaydetti. AYM Komisyonu'nun bu kararının diğer başvurularda da uygulanması halinde yargı kararlarıyla gerçekleşen insan hakkı ihlallerinin incelenmemesi olasılığı ortaya çıktı. Karar, örneğin, işkence gördüğünü iddia eden bir kişinin, işkence sanıklarına beraat veren mahkeme kararına karşı AYM'ye başvuramaması gibi önemli sonuçlara neden olabilecek. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler öğretim üyesi Yrd. Doç. Kerem Altıparmak kararı eleştirerek "Bu bakışla Hrant Dink'in AİHM'de açtığı davaya AYM baksaydı, ihlal yok derdi" değerlendirmesinde bulundu.

18 Ocak 2015 Pazar

Ortak yapım cinayet ve kanın sesi



KEMAL GÖKTAŞ

Dink, tarihsel gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması konusunda tavizsiz ancak bu gerçeklerin halklar arasında düşmanlık vesilesi değil, barışın temeli olması gerektiğini ısrarla vurgulayan bir zamene bilgesi idi. Onu diğer çağdaş aydınlardan ayıran en temel özellik Ermeni kimliğiyle kamusal alana çıkarken süslü anlatımlar yerine gerçeği kalplere dokunan bir sadelikle gündeme getirmesiydi. İşte bu yüzden kimilerince karanlık oldukları varsayılan ama çokça da apaydınlık bir kötülüğü temsil edenlerin hedefindeydi.


15 Ocak 2015 Perşembe

HSYK'nın mazeret kararnamesinden tasfiye çıktı


KEMAL GÖKTAŞ

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 1. Dairesi, adli ve idari yargı hakim-savcı kararnamesiyle 784’ü adli, 104’ü idari yargı olmak üzere toplam 888 hakim ve savcının görev yeri değişti. Mazeret kararnamesi olması beklenen kararnamede, Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçilen hakim ve savcılardan boşalan kürsü görevlerinin yanı sıra çok sayıda da talebi olmayan hakim ve savcıların da görev yeri değişti. Kararname ile özellikle cemaate yakın hakim ve savcıların büyük şehirlerden taşraya gönderilmesi ve tenzili rütbeye uğramaları dikkat çekti. Hükümetin hedefindeki hakim ve savcılara yönelik olarak önceki HSYK döneminde büyükşehirlerde bırakarak tenzili rütbeye uğratma yoluna gidilmişken bu kararname ile bu hakim ve savcılar, büyük ölçüde taşraya gönderildi.

"Camiye bomba" iftirasının bedeli 1.200 TL tazminat

Mahkeme: "Tazminat miktarı 'iyi ki olmuş' dedirtmemeli"


KEMAL GÖKTAŞ

Balyoz davasında "camii bombalama timi"nde olduğu iddiasıyla müebbet hapis istemiyle 4 yıl yargılandıktan sonra beraat eden astsubay Mustafa Kelleci için 1.200 TL manevi tazminat yeterli görüldü. Kelleci'nin maddi tazminat talebini "zararını ispat eden belge göstermediği" gerekçesiyle reddeden mahkeme, camii bombacısı olduğu iddiasıyla yargılanan Kelleci'nin yaşadığı manevi eziyetin karşılığının ise 1.200 TL olduğuna hükmetti. Mahkeme kararında tazminata hükmedilirken Kelleci'nin ekonomik-sosyal durumu ve 3 bin 141 TL maaş alması ve olayın cereyan tarzının dikkate alındığı, manevi tazminatın davacıya "İyi ki oldu" dedirtecek ve "sebepsiz zenginleşmeye neden olacak" bir miktar olamayacağı belirtildi. Kelleci'nin avukatı Mahir Işıkay ise temyiz dilekçesinde, mahkemenin gerekçelerine tepki göstererek "Hangi maddi bedel böylesi büyük bir acıyı tatmin edebilir, hangi maddi bedel bir insana 'cami bombacısı' diye iyi ki yargılanmışım dedirtebilir?" diye sordu.


12 Ocak 2015 Pazartesi

Minibüs komplosunda çarpıcı iddia: "Arayıp minibüs devletin dediler"



KEMAL GÖKTAŞ

Ankara'da 2007 yılında bulunan bomba yüklü minibüsle ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun'un kitabında gündeme getirdiği iddiaların ardından dosyanın yeniden açılması gündeme geldi. Uzun'un 550 kg TNT'nin bulunduğu minibüsün polis haber elemanı tarafından bulunduğu Kurtuluş Çok Katlı Otoparkı'na getirildiğini iddia etmesinin ardından minibüsteki bombayla ilgili 20 yıl hüküm giyen İdris Nakcı'nın avukatları yeniden yargılama talebinde bulunmaya hazırlanıyor. Nakcı'nın avukatlığını yaparken tartışmalı ifadelerle 8 ay tutuklu kalan ve 7.5 yıl hapse mahkum olan avukat Filiz Kalaycı ise çarpıcı iddialarda bulundu. Kalaycı, tahliye olduktan sonra kendisini arayan bir kişinin minibüsün "devlete ait olduğunu" söylediğini, ancak yeni komplolardan çekindiği için bu kişiyle görüşmediğini söyledi.

9 Ocak 2015 Cuma

Avukata ayakta durma cezası veren hakimin eğitmenlik koltuğu gitti


KEMAL GÖKTAŞ

Türkiye Barolar Birliği, duruşmada ara karar okunurken ayağa kalkmayan avukatın sandalyesini kaldırtarak ayakta durma cezası veren hakim Ali Yiğin'in avukatlara yönelik seminerde eğitmen olarak görevlendirilmesini iptal etti. Barolar Birliği iptalin nedenini "Yargının kurucu unsuru olan avukatlara meslek itibarını rencide edici davranışta bulunması" olarak açıkladı.

HSYK'dan "hukuka aykırı delil" kararı




KEMAL GÖKTAŞ

HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu), disiplin hukuku açısından bütün kamu görevlilerini ilgilendirebilecek önemli bir karar aldı. Kurul, telefonları dinlenen iki yargı mensubunun, dinlemeye gerekçe oluşturan suç dışındaki bazı görüşmelerine dayanılarak verilen disiplin cezalarının kaldırılmasına karar verdi. HSYK Genel Kurulu'nun bu kararıyla tesadüfi delil olarak adlandırılan dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmesi ve hukuka aykırı delillerin de disiplin hukuku açısından geçersiz olması anlamına geliyor. Karar, hukuka aykırı delillerin yargılandıkları davalarda hükme esas alınmaması nedeniyle beraat kararı verilen kamu görevlileri açısından bu delillerin disiplin hukuku açısından da geçersiz olması sonucunu doğurabilecek.

7 Ocak 2015 Çarşamba

Hollandalı gazeteciye ilginç suçlama, sıra dışı soruşturma


KEMAL GÖKTAŞ 

Hollandalı gazetecinin evinin aranması ve gözaltına alınmasının arkasında ilginç bir suçlama ve sıra dışı bir soruşturma öyküsü çıktı.

Hıristiyanlara Noel yasak, din dersi zorunlu


KEMAL GÖKTAŞ

Protestan Kiliseler Derneği'nin hazırladığı 2014 yılı Hak İhlalleri İzleme Raporu’nda birçok şehirdeki kiliselerin "kaçak iş yeri" denilerek mühürlendiği ve Mardin'deki kiliseye jandarma elemanlarının sızdığı belirtildi. Antalya'daki Noel kutlamasında açılan İncil standına zabıta ve polisin müdahale ettiği anlatılan raporda, Hristiyan bir gencin tehditle kaçırılmak istendiği, Hristiyan çocukların zorla Din Bilgisi ve Ahlak Kültürü dersine sokulmak istendiği bilgileri yer aldı. Protestan Kiliseler Derneği’nin raporunda yer alan bazı tespitler şöyle:

6 Ocak 2015 Salı

Ahmet Atakan eyleminde yolu kapatan göstericilere "araç ve demiryolu korsanlığından" dava


KEMAL GÖKTAŞ

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Hatay'da Ahmet Atakan'ın öldürülmesini protesto için sokağa çıkan 110 kişi hakkında "kanuna aykırı gösteri ve yürüyüş yapmak" suçlamasının yanı sıra Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen "ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması" suçundan da ceza verilmesi istemiyle dava açtı. Savcılık, gösteriler sırasında araç trafiğini engellediğini iddia ettiği kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar; hemzemin geçiti kapatarak demiryolu trafiğini engelledikleri iddia edilen kişilere 2 yıldan 5 yıla kadar ve hem araç hem de demiryolu trafiğini engellediklerini iddia ettiği kişilere ise 3 yıldan 8 yıla kadar "ekstra" hapis cezası istedi. Hakkında dava açılan kişilerle ilgili olarak daha önce de Eskişehir Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü de Kabahatler Kanunu'nu gerekçe göstererek "yolu trafiğe kapatmak" iddiasıyla 343'er TL idari para cezası vermişti.


5 Ocak 2015 Pazartesi

Polis oldukları iddia edilen iki kişi okul basıp silah çekti, hizmetliyi dövdü, soruşturma faili meçhul


KEMAL GÖKTAŞ

Ankara'da eşi Yargıtay'da tetkik hakim olan bir öğrenci velisi, kendisine bakıp gülerek şarkı söyleyerek tacizde bulunduğunu iddia ettiği hizmetliyi, yanındaki iki kişi ile birlikte okuldaki odasında dövdü. Öğrenci velisi A.B ile birlikte hizmetliyi A.Ö'yü döven saldırganların silah çektiği kamera görüntülerine yansırken görgü tanıkları bu kişilerin polis olduğunu söylediklerini anlattı. Savcılık, aradan geçen 2 aya rağmen okul basan saldırganların kimliklerine ulaşamadı.

2 Ocak 2015 Cuma

AYM'den hükümete "internet" uyarısı ve internet özgürlüğü kriterleri

KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) Başkanı'na internet erişiminin engellenmesi yetkisi vermesine ilişkin kanunun iptal gerekçeleri açıklandı. AYM, kararında "Milli güvenlik, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi konularında ilgili ve yetkili kurumların değerlendirme ve karar verme yetkileri gözetilmeksizin tek başına TİB'e erişimin engellenmesi yetkisi verilmesinin Anayasa'ya aykırılık oluşturacağı" belirtildi. İnternetin ifade özgürlüğü ve bilginin elde edilmesi açısından günümüzün en etkili ve yaygın araçlarından biri olduğuna dikkat çeken AYM, demokratik ülkelerde internetin "çocuk pornografisi ve istismarı ile rkçılık gibi ağır suçlar için" engellenebildiğini vurguladığı kararında "devletin internetle ilgili düzenlemeler ve uygulamalar konusunda çok hassas davranması gerektiği" uyarısında bulundu. AYM'nin kararındaki değerlendirmeler, hükümetin üzerinde çalıştığı ve iptal edilen düzenlemede TİB Başkanı'na verilen yetkinin Başbakan'a verilmesini öngören yasa hazırlıkları açısından da oldukça önemli bulundu. Gerekçeli karardaki "Belirlenecek yetkili merciin milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi konusunda değerlendirme yapabilecek ve karar alabilecek yetkinliğe sahip olması gerektiği" yönündeki ifadesi ve "ilgili kurumları" işaret etmesi bu kapsamda dikkat çekti.


Hakime "Burada babanın uşağı yok" diyen avukata beraat



KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, duruşmada dosyayı okumadığını düşündüğü hakime kızarak "Vergi dairesinden dosyaya gelen yazıyı yazmamanız da dosyayı incelemediğinizi göstermektedir. Burada babanızın uşağı yok" diyen avukata kamu görevlisine hakaret suçundan verilen cezayı bozdu.


1 Ocak 2015 Perşembe

Yargıda Didem hüznü: "Ah Didem ah, gördün mü...?"


KEMAL GÖKTAŞ

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) önceki HSYK döneminde elektrik-su borcunu ödemediği ve polisle tartıştığı için mesleğe kabul edilmeyen üç hakim adayının mesleğe kabullerine karar vermesi yargıda "Didem Yaylalı hüznüne" yol açtı.

29 Aralık 2014 Pazartesi

Küba'ya güzelleme: Direnen bir cennet



KEMAL GÖKTAŞ

Küba önce "camii" ve Kristof Kolomb tartışmaları nedeniyle Türkiye'nin gündemine girdi; sonra ABD ile diplomatik ilişkilerin başlayacağının açıklanması ile dünyanın gündemine. Küba, gidenin niyetine göre görülen ülkelerden biri. Sosyalistseniz bir sabah uyanıp da dünyada her şeyin yoluna girmiş olduğunu görmek hissiyle de gezebilirsiniz. Fakat sosyalizmin gerçekleşebilirliğine hep şüpheli yaklaşmış biriyseniz ya da "ama insanın içinde kötülük vardır" düsturunun etkisindeki amansız bir anti-komünist iseniz yağmurunun bile komünizmin laneti olduğunu söyleyebilirsiniz. (Böyle diyen adı lazım değil, bir ‘yazar’ vardı, Che ve Castro'nun amansız düşmanı.. 2 günlük Küba gezisinde sahilini, yağmurunu beğenmeyip sallamıştı Küba'ya)

28 Aralık 2014 Pazar

Gezi'de kör eden atış yasaklı ölümcül silahtan

KEMAL GÖKTAŞ

İstanbul'da Gezi eylemleri sırasında Tarlabaşı'nda sol gözünü kaybeden volkan Kesanbilici'nin gözüne isabet eden plastik merminin ABD'de yasaklanan ve "öldürücü" nitelikleri olduğu bilinen FN 303 marka tüfekten atıldığı ortaya çıktı. Daha önce milletvekillerinin soru önergelerine İçişleri Bakanlığı'nca verilen yanıtlarda Emniyetin envanterinde FN 303 silahlarının bulunmadığı bilgisi verilmişti. Savcılığın talebi üzerine Ulusal Kriminal Büro tarafından hazırlanan raporda ise Kesanbilici'nin gözüne isabet eden merminin atıldığı FN 303'lerin insan vücuduna atıldığında çıkmayan boyanın vücutta dağıldığı, ancak yüze atıldığında öldürücü olabileceği belirtildi. Raporda ayrıca Emniyet'in FN 303 kullanan personelin isimlerinin bilinmediğine ilişkin bir yazışmasına da yer verilerek bu silahları kullananların mutlaka en az 15 gün eğitim alması gerektiği belirtildi ve "Takdir yargınındır" ifadesi kullanıldı.



Hukuksal belgelere göre Roboski katliamı "Ankara'nın karanlık dehlizlerinde" nasıl planlandı?



Askeri Savcılığın takipsizlik kararına göre 28 Aralık 2011 günü Roboski katliamı adım adım şöyle geldi:

15.40: 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Albay Aygün Eker, Tatvan'daki görevi biten İnsansız Hava Aracı (İHA)'nın, sınır hattında keşif faaliyetinde bulunulmasını emretti.

16.50: İHA bölgeden anlık görüntü aktarmaya başladı.

17:20: Haftanin Deresi Vadisi'nde 'motorlu araç' olduğu değerlendirilen 3 ısı kaynağı tepit edildi. Bir süre sonra sayıları 7'ye ulaştı.

Roboski soruşturması: Katliamı yargısız bırakan Türk hukuku




Kemal GÖKTAŞ

Roboski katliamına ilişkin hukuksal süreçte ortaya çıkan bilgi ve belgeler, sorumluların net olarak ortaya çıktığı bir manzarayı ortaya koymasına rağmen özel yetkili savcılık, askeri savcılık ve askeri mahkeme üçgeninde dosya yargısal süreç işletilmeden kapatıldı. Şimdi Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurulardan çıkacak sonuç bekleniyor.
Katliama ilişkin  yargısal süreçler ve kararlarda yer alan "bilgiler" şöyle:

26 Aralık 2014 Cuma

Yargıtay'ın Avcı kararındaki mantık: "Sosyalistlerle irtibat terör örgütüne yardım"

KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay'ın Hanefi Avcı'nın örgüt üyesi olduğu iddia edilen Nejdet Kılıç'a, telefonlarının dinlenildiğini söylediği için "örgüte yardım" suçundan verilen cezayı onama kararında tartışma yaratacak gerekçeler ileri sürüldü. Avcı'nın, Kılıç'ın "siyasi görüşlerini" ve terör örgütleriyle ilişkili olduğunu önceden bildiği iddia edilen gerekçeli kararda Kılıç'ın örgüt üyesi olarak kabul edilmesinin gerekçesine ise yer verilmedi.

25 Aralık 2014 Perşembe

Beraatin gerekçesi: Tecavüze uğradığını iddia eden çocuk hemen şikayetçi olmamış


KEMAL GÖKTAŞ

Eskişehir'de 13 yaşındaki kuzenine defalarca tecavüz ettiği iddiasıyla yargılanan sanık hakkında verilen kararın gerekçesinde 13 yaşında tecavüze uğrayan çocuğun hemen şikayetçi olmaması nedeniyle sanığa beraat verildiği belirtildi.
Mahkeme, mağdur çocuğun bakire olmadığı ve uğradığı tecavüzler nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporlar, sanığın mağdur çocuğa şikayetçi olduktan sonra tehdit mesajları çekmesi ve evine porno CD göndermesi, sanığın eşinin açtığı boşanma davasının dilekçesinde sanığın kendisine de tecavüz ettiği için evlenmek zorunda kaldığını anlatması ve başka bir tanık kadının sanığın "kendisine de sarkıntılık" ettiğine ilişkin ifadelerine rağmen sanığın beraatine karar verirken tartışmalı gerekçelere dayandı. Mahkeme, tecavüze uğradığında 13 yaşında olan çocuğun hemen şikayetçi olmamasını ve mağdurun "tecavüz iddialarının zamanı ve meydana geldiği ortamı" beraat kararına gerekçe gösterdi.

23 Aralık 2014 Salı

Gezi'nin Meşeli saldırganının cezası belli oldu: Eylemci dövmenin cezası ayda 250 TL

KEMAL GÖKTAŞ

Eskişehir'de Gezi eylemleri sırasında öldürülen Ali İsmail Korkmaz'la aynı saatlerde dövülen Doğukan Bilir'le ilgili davada asliye ceza mahkemesi sanıkları işkence yerine "yaralama" suçundan mahkum edince sanık polisler ceza almadan kurtuldu. Gezi eylemleri sırasında ortaya çıkan ve "Meşeli saldırgan" olarak tanınan sivil şahıs Serkan Kavak ise 1 yıl boyunca ayda 250 TL ödeyerek cezasını çekmiş olacak.

"Estetik geçirdiği için tükürüğünü fark edemiyor" haberine Yargıtay'dan "süper star" vizesi



KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, ünlü bir şarkıcının geçirdiği estetik ameliyat nedeniyle tükürüğünü fark edemediği iddiasıyla yapılan haber ve yayınlanan görüntüler için "aşağılandığını" belirterek açtığı tazminat davasında yerel mahkemenin tazminata hükmeden kararının bozulmasına karar verdi. Yargıtay kararında davacının "süper star" olarak bilindiğini, bu yüzden hakkında haber yapılmasının olağan olduğu belirtilerek "basının abartıya ve hatta tahrik yoluna başvurabileceği" savunuldu.

İçişlerinden "makul şüpheden" sonra "makul insan" kriteri


"Eyleme katılıp polise direnmedi ama makul insan gibi de davranmadı!"

KEMAL GÖKTAŞ

Temizlik işçisi Muharrem Dalsüren'in Gezi eylemleri sırasında Ankara'nın en merkezi yeri olan Kızılay'da polis aracından atılan gaz bombası ile bir gözünü kaybetmesine ilişkin davada İçişleri Bakanlığı'ndan ilginç bir savunma geldi. Bakanlık, caddeyi süpürüp konteynrı almaya giderken gözünden vurulan temizlik işçisinin açtığı tazminat davasında sorumluluk kabul etmezken "Davacı aktif olarak eylemcilerin arasında yer alıp güvenlik güçlerine direniş göstermediği kabul edilse dahi, her makul insanın alacağı tedbirleri almadan, olayların merkezine doğru gittiği açıktır" ifadelerine yer verildi.

Temizlik yaparken gözünü kaybetti

Çankaya Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışan Muharrem Dalsüren, 3 Haziran 2013'de Çankaya Belediyesi önünde polis aracı Akrep'ten atılan gaz bombası ile gözünden vuruldu ve sağ gözünü tamamen kaybetti. Savcılığa suç duyurusunda bulunan Dalsüren, caddeyi süpürüp konteynırı almaya giderken göstericilere polisin müdahele ettiğini, 30 metre uzaklıkta bulunan Akrep'ten hedef gözetilerek gaz bombası atıldığını ileri sürdü. Dalsüren, gözünü kaybetmesine neden olan gaz bombasını atan polisten şikayetçi oldu. Savcılık Ankara'nın göbeğinde yaşanan olayda failleri aradan geçen 1.5 yıla rağmen bulamadı. Dalsüren, bu süreçte İçişleri Bakanlığı aleyhine 100 bin TL manevi ve bin TL maddi tazminat talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, Dalsüren'in işini yaparken Akrep adı verilen polis zırhlı aracından atılan bir gaz bombası nedeniyle gözünü kaybettiği belirtilerek İçişleri Bakanlığı'nın tazminat ödemesi istendi.

"Makul insan"

İçişleri Bakanlığı'ndan Ankara 4. İdare Mahkemesi'ne sunulan savunmada, Gezi eylemlerine müdahale nedeniyle yaşanan olayla ilgili Bakanlığın hiçbir kusuru olmadığı savunularak "İdaremizin olay günü yasaların kendisine yüklediği görevleri yerine getirmekten öte bir eylemi olmamıştır" denildi. Borçlar Kanuna göre de kanunun verdiği yetkinin kullanılmasının "haksız fiil" sayılamayacağı belirtilen savunmada, idarenin ancak olayın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunması halinde sorumlu olacağı ifade edildi. Savunmada şöyle denildi:
"Tazmin sorumluluğun doğması zararın, idarenin ağır hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Davacı aktif olarak eylemcilerin arasında yer alıp güvenlik güçlerine direniş göstermediği kabul edilse dahi, her makul insanın alacağı tedbirleri almadan, olayların merkezine doğru gittiği açıktır."

"Bir göz için 100 bin TL fazla"

Danıştay'ın bir kararına atıf yapılan savunmada bu karara göre "Yürütülen hizmet ile zarar arasında illiyet bağı" olmadığı takdirde tazminat ödenmesine karar verilemeyeceği savunuldu. Bakanlık savunmasında ayrıca 100 bin TL manevi zarar talebinin de çok olduğu ileri sürüldü.

22 Aralık 2014 Pazartesi

Avukatın bıraktığı pul parasına "rüşvet" diye 12 yıl hapis istendi


(22 Aralık 2014'de, Milliyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır.)

http://www.milliyet.com.tr/50-tl-lik-pul-parasi-icin-avukata-gundem-1987870/



KEMAL GÖKTAŞ

Anlaşmalı boşanma davasında kararın bir an önce kesinleştirilmesi için tebligatların APS yoluyla yapılmasını isteyen avukatın bu amaçla zabıt katibine 50 TL pul parası nedeniyle "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Meslektaşları, avukatların tebligatların bir an önce yapılması için pul paralarını kaleme bırakmalarının son derece olağan olduğunu belirterek açılan davaya tepki gösterdi.

19 Aralık 2014 Cuma

HSYK'dan Yargıtay'a cemaat neşteri

KEMAL GÖKTAŞ

HSYK, Yargıtay ve Danıştay'a yeni üyeleri seçmesinin ardından dün de sürpriz biçimde Yargıtay hakim ve savcılarına yönelik bir kararname çıkardı. HSYK 1. Dairesi'nin kararnamesi ile Yargıtay'ın 5 genel sekreter yardımcısı, 41 Yargıtay savcısı, 16 Yargıtay tetkik hakimi, 2 Ankara hakimi, 1 Ankara savcısı, ve 1 de Ankara batı savcısının görev yeri değişti. Atamaların büyük bölümünün taşraya yapılması kararnamenin "sürgün" kararnamesi olarak adlandırılmasına neden olurken, kararname kapsamındaki hakim ve savcıların büyük bölümünün cemaate yakın isimler olduğu belirtildi.


AYM "twitter" kararından çark etti: Gazetecilerin yayın yasağı başvurusu reddedildi

KEMAL GÖKTAŞ

Anayasa Mahkemesi'nin AKP’li 4 eski bakanla ilgili kurulan Meclis soruşturma komisyonu haberlerine getirilen yayın yasağına karşı, iki gazeteci ve akademisyenin yaptığı başvuruyu reddettiği ortaya çıktı. AYM'nin CHP'li milletvekillerinin başvurusu ile birlikte ele aldığı gazeteciler Adnan Keskin ve Banu Güven ile akademisyenler Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak'ın başvurusunu yayın yasağı ile ilgili mağduriyetlerinin olmadığı gerekçesiyle reddettiği öğrenildi. Ret kararı 7'ye karşı 9 oyla alınırken AYM Başkanı Haşim Kılıç'ın başvuruların esastan incelenmesi gerektiğini savunan 7 üye ile birlikte karara karşı çıktığı belirtildi.

18 Aralık 2014 Perşembe

Fenerbahçe Camii kararı 50 yıldır süren zulmü bitirecek mi?

KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay'ın, Yunanistan vatandaşlarının mülk edinmelerine sınırlama getiren 1964 tarihli kararname ile el konulan Fenerbahçe Camii'nin bulunduğu arazinin, eski İstanbul Patriği Maksimos Vapurcu'nin mirasçısı adına tescil edilmesi kararı, benzer durumdaki davaların daha önce reddedilmesi nedeniyle tartışma yarattı.

Hakim, "yasada yok" diye ara kararda ayağa kalkmayan avukatın sandalyesini "yasada sandalye de yok" diye kaldırttı


KEMAL GÖKTAŞ

Avukatların duruşma salonlarında savcılarla aynı seviyede oturmasına yönelik tartışmalar sürerken İstanbul Adliyesi'ndeki bir duruşmada hukuk tarihine geçecek ilginç bir olay yaşandı. İstanbul 4. İş Mahkemesi hakimi Ali Yiğin, avukat Fırat Avşar'ın ara karar okunurken "Yasada ayağa kalkma zorunluluğu yok" diyerek ayağa kalkmayı reddetmesi üzerine duruşmaya verdiği arada "Yasada avukata koltuk/sandalye verilmesi zorunluluğu da yok" diyerek avukatın oturduğu sandalyeyi kaldırttı. Avukat Avşar, hakim Yiğin'i HYSK'ya şikayet edeceğini belirtirken hakim Yiğin'in duruşmayı 7 ay sonraya ertelemesine de "kasıtlı" diyerek tepki gösterdi.

"Yasada yok" diyerek ayağa kalkmadı

Duruşma tutanağına göre, İstanbul 4. İş Mahkemesi'nde önceki gün (17 Aralık) görülen duruşmada hakim Ali Yiğin, davacı avukatı Fırat Avşar'a tanık dahil tüm delillerini bildirmesi için 2 haftalık kesin süre vermesine ilişkin ara kararı açıklamaya başladı. Ancak ara karar verilirken tarafların ayağa kalkması yönündeki teamülün aksine hem davacı avukatı Avşar hem de karşı taraf davalı avukatı Mahir Şimşekliel ayağa kalkmadı. Hakimin uyarısı üzerine davalı avukatı ayağa kalkarken davacı avukatı Avşar ayağa kalkmayı reddetti. Avşar "Yasada ara karar verilirken ayağa kalkılacağına dair hüküm olmadığını" ifade etti. Bunun üzerine hakim Yiğin duruşmaya ara verdi. Yiğin, tutanağa bu ara sırasında "Usul kanununda bu konuda herhangi bir hüküm bulunmadığını" kabul etti ve bu durumu tutanağa geçirdi. Ancak Yiğin, aynı şekilde "kanunda duruşma salonunda tarafların oturabileceği koltuklar olacağına dair de hüküm bulunmadığını" belirterek ayağa kalkmamakta direnen davacı avukatı Avşar'ın bulunduğu bölümdeki koltukların salonun diğer tarafına alınması talimatını verdi. Ardından da taraflar salona alındı.

Redd-i hakim

Oturduğu bölümdeki koltuğun davalı avukatın yanına alındığını gören Avşar ise hakimin ara karar oluşturulurken ayağa kalkmasını istediğini, kendisinin de yasada böyle bir hüküm bulunmadığını söylediğini ve duruşmaya oturarak devam etmeyi talep ettiğini, bu konuda iki tarafın da birbirine "rica ettiğini" tutanağa geçirdi. Avşar, duruşmaya verilen aradan sonra oturduğu sandalyenin davalı avukatın masasına alındığını gördüğünü belirterek "Uygulamanın yasadışı olduğunu, duruşmaya bu şekilde devam edilemeyeceğini" söyledi. Hakim ise duruşmaya devam etmemesi halinde davasını düşüreceğini söyledi. Ancak yaşanan tartışmadan sonra avukat Avşar, redd-i hakim talebinde bulundu. Hakim Yiğin ise buna karşılık duruşmayı 7 ay sonraya erteledi. Avşar duruşmanın bu kadar uzun süre ertelenmesine de tepki göstererek "İsterseniz 2016'ya, olmadı 2017'ye erteleyin" dedi. Hakim Yiğin ise redd-i hakim talebinin incelenmesinin uzun süreceğini savunarak erteleme tarihinin makul olduğunu savundu. Böylece hukuk tarihine geçecek duruşma sona erdi.

Arabulucu mübaşir!

Avukat Fırat Avşar, Milliyet'e yaptığı açıklamada, hakimin ara karar okunurken kendisinden ayağa kalkmasını istediğini, kendisinin de "Sebep?" diye karşılık verdiğini belirterek "Yasaya göre sadece nihai kararda tarafların ayağa kalkma yükümlülüğü var. Ara kararda ayağa kalkma diye bir şey yasada yok. Hakim duruşmaya ara verince ben de tartışmayı bitirecek diye düşündüm. Ama salona girdiğimde sandalyemi karşıya aldığını gördüm. Ben de tarafsız yargılama olmayacağı için duruşmaya devam etmeyeceğimi söyledim. Hatta davalı vekilinin 3 sandalyesi oldu. Mübaşir de bana 'İsterseniz karşıya geçip oturun' dedi. Ama ben de 'hayır' dedim. Duruşmaya devam etmezseniz davayı düşürürüm dedi ama ben yaşananları zorla tutanağa geçirdim" dedi.

Silahların eşitliğine aykırı

Duruşmalarda ara karar okunurken ayağa kalkmadığını, bunun mesleğine yönelik bir saldırı olduğunu düşündüğünü söyleyen Avşar "Hakimler genelde birşey demiyor ama bu şekilde tartışmalar benim başıma 2 -3 kez geldi. Avukatları ayağa kalkmaya zorlama, silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Duruşma salonlarında savunma makamı, iddia makamı ve yargılama makamı eşittir" dedi.

HSYK'ya şikayet

Avşar, İstanbul Barosu'ndan ve meslektaşlarından yaşananlarla ilgili destek mesajları geldiğini belirterek hakim Yiğin'i oturacağı sandalyesini kaldırttığı için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayet edeceğini söyledi.

17 Aralık 2014 Çarşamba

Eski patriğin mirasçıları Fenerbahçe Camii’nin bulunduğu araziyi Hazine’den geri aldı



KEMAL GÖKTAŞ

Yargıtay, Yunan uyruklu azınlık mensuplarının mülk edinmelerine sınırlama getiren 1964 tarihli kararname ile el konulan Fenerbahçe Camii'nin bulunduğu arazinin, halen Yunanistan'da yaşayan 92 yaşındaki Stamatis Papamanolaki adına tescil edilmesi kararını onadı. Eski İstanbul Patriği Maksimos Vapurci'nin mirasçılarından olan Papamanolaki'nin hukuk zaferi, söz konusu kararname ile Hazine'ye devredilen diğer mülklerin iadesinin de önünü açtı. Papamanolaki'nin ise arazideki caminin varlığına razı olacağını, sadece arazinin maddi değerini Hazine'den talep edeceği belirtildi.